İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/289 E. 2022/598 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/289
- Karar No
- 2022/598
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/289 Esas - 2022/598 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/289 KARAR NO : 2022/598 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR : 1- ... - ... 2- ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/04/2022 KARAR TARİHİ : 15/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalılar aleyhine Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı takip dosyası ile, davalıların iş yerinde tutulan Kaçak Elektrik Tüketim Tespit Tutanağı'ndan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan takibe davalı borçluların borçlu bulunmadıklarını belirterek itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu, davalı ... tarafından müvekkili aleyhine Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas 2020/... Karar sayılı dosyası ile açılan Menfi Tespit davasının reddine karar verilerek kararın kesinleştiğini, bu nedenlerle davalı borçluların yapmış oldukları itirazın iptali ile icra takibinin devamına, alacağın asgari %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar adına dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalıların cevap dilekçesi vermedikleri görülmüştür. Mecidiyeköy/İstanbul Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevabında; davalı ...'ın 20/12/2019 tarihinde Radyo, TV, Posta Yoluyla Veya İnternet Üzerinden Yapılan Perakende Ticaret faaliyeti ile iştigal etmek amacıyla mükellefiyet tesis ettirmek istediği, ancak ilk yoklamada adreste bulunmadığı tespit edildiğinden 20.12.2019 tarihinde terk edilmiş olduğunun görüldüğü, Beşocak/Adana Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce verilen cevapta ise; ...'nın 07/12/2016 tarihinde gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olarak Atık ve Toptan Hurda Ticareti faaliyetine başlamış olup, 22.02.2017 tarihinde terk kaydının bulunduğu bildirilmiştir. Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda, ...'ın sicil kaydının bulunmadığı, ancak ...'nın .... Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Dava, İtirazın İptali davasıdır. Davacı tacirdir. Davalılar tacir olmadıkları gibi esnaf dahi değillerdir. Tarafların sıfatları gözönüne alındığında, davanın ticari dava olmadığı, mahkememizin görevsiz olduğu, asıl görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Mahkeme olduğu anlaşılan Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından, davacının davasının HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli ve yetkili Adana Nöbetçi ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 2-Yargılama giderlerinin, 6100 s. HMK'nin 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde görevli mahkemesince takdir edilmesine, davaya görevli mahkemesinde devam edilmemiş olması ve talep halinde ise Mahkememizce gerekli kararın verilerek DEĞERLENDİRİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren, iki hafta içinde mahkememize başvurulup, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, mahkememizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 20 uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİ’nin İHTARINA, 4-Davacı tarafından yatırılıp kullanılmayan gider avansından artan kısmının, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde (ve dosyanın görevli Mahkemeye süresinde gönderilmemesi halinde) re'sen davacıya İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 15/06/2022 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...