İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1218 E. 2022/694 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/1218
- Karar No
- 2022/694
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/1218 Esas KARAR NO : 2022/694 Karar HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : Av. ... - Birleşen Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - 2019/ Karar sayılı dosyası DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... - ... İSTANBUL DAVALI : ... -. Çukurova/ ADANA VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/07/2015 KARAR TARİHİ : 05/07/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : .... Adana 4. İş Mahkemesi'nin 02/12/2015 tarihli ... E. - K Sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği, yukarıdaki esas sırasına kaydının yapıldığı görülmekle dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın 01/10/1996 tarihli iş sözleşmesi ile ... tüm ... AŞ'de çalışmaya başladığını, aradan geçen süre içerisinde ...'ın İstanbul'a ilaveten Bursa, Konya, Adana ve Diyarbakır fuar alanlarının da sahibi ve işleticisi olmasıyla birlikte ... Adana Fuarcılık AŞ de 3.000/2.220.000 pay verilerek genel müdür yardımcısı görevini üstlendiğini, ...'a şirketin iş bilgileri ve sırları, teklif, hesap ve plan gibi iş ürünleri pazarlanmaya hazır çalışma ürünleri emanet edildiğini ve bu şekilde ...a şirketin tüm bilgilerine vakıf olduğunu, 01/10/1996 iş sözleşmesinde bağıtlanan rekabet yasağına göre işgören her ne sebeple olursa olsun işten ayrıldıktan sonra işverene aynı sektörde faaliyet gösteren bir başka şirkette üç yıl süre ile her ne nam altında olursa olsun hiçbir görevle çalışmayacağını böyle bir şirkete ortak almayacağının beyan ettiğini, tarafların 24/11/2014 tarihinde imzaladıkları ikale sözleşmesi ile müvekkili ... Adana Fuarcılık AŞ ile davalı ... Bölünet Yamaç iş sözleşmesini karşılıklı ve birbirlerine uygun serbest iradeleri sonucu anlaşma yolu ile sona erdirdiğini, ne var ki 09/01/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde görüldüğü üzere ... ... Tic Ltd. Şti ünvanlı şirketin amaç ve konusunun "yurt içinde ve yurt dışında her türlü fuar düzenlemek" çerçevesinde değiştirdiğini ve unvanını da ... ltd şti olarak tadil ettiğini, yine 16/01/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde bu kez ... ltd şti olan şirketin ünvanı ... ltd şti olarak değiştiğini, ve ...ın şirkete münferit imzaya yetkili müdür olarak atandığını, öte yandan 01/05/2000 tarihinden beri... çalışan ... ile 03/01/2003 tarihinden beri ...'ta çalışan ....da haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak ve önererek kendisine çıkar sağlamaya yönelttiğini ve ... ltd şti.'nin bünyesine aldığını, davalının ...'de Genel Müdür Yardımcısı görevini sürdürürken arkadaşlık kurduğu gazete muhabiri ...'e ...'ı kötüleyen ve kendi kurduğu şirkete menfaat sağlamaya yönelik olarak gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarla haber yaptırdığını, kendini rekabette öne geçirmeye çalışarak ...'ın müşterileri ile ilişkilerini etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlara ve uygulamalara tevessül ettiğini, davalı ile aralarında yapılan sözleşme gereği davalının rekabet yasağına aykırılık halinde tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalının rekabet ve sadakat yükümlülüklerine aykırı davrandığını bu nedenle tazminat ödemekle yükümlü olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı vekili 29/06/2018 tarihli beyan dilekçesi ile dava dilekçesinde talep konusu edilen 50.000,00 TL Tazminatın ; 45.000,00 TLsinin manevi tazminat, 5.000,00 TL sinin ise maddi tazminat olduğunu belirtmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş akdine davacı şirket tarafından son verildiğini, ortada haklı bir neden yokken müvekkilinin iş akdine son veren davacı şirketin onun kanun yollarına başvurması halinde olumsuz bir sonuçla karşılaşacağını bildiğinden karşılıklı anlaşma yolunu seçtiğini, müvekkili davacı şirketten farkı bir tüzel kişiliğe sahip olan ... Tüm ... A.Ş.'de 01.10.1996 tarihinde çalışmaya başladığını, bu şekilde çalışmalarını sürdüren müvekkilinin 2008 yılında ... ye ortak olduğunu, bu şirkette Genel Müdür Yardımcısı ünvanı ile iş akdine işverence son verilen tarih olan 24.11.2014'e kadar çalışmalarını sürdürdüğünü, bu şekilde başarı ile çalışmalarını sürdüren müvekkilinin çalışmasına, davacı işveren tarafından artık kendisiyle çalışılmak istenmediği söylenerek son verildiğini, bu bağlamda müvekkili, davacı tarafından haksız şekilde, teşekkür edilerek - işten uzaklaştırıldığını, müvekkilinin bu haksızlığa karşı kanun yollarına başvurmasının engellenmesi amacıyla da kendisiyle 24.11.2014 tarihli İkale Sözleşmesi yapılması yoluna gidildiğini, davacının iddia ettiği şekilde bu ortaklık karşılıksız olarak verilen bir pay olmadığı, müvekkilinin çalışmalarının karşılığı olarak verilen bir pay olduğunu, bu bağlamda müvekkilinin davacı şirket ile imzalamış olduğu bir iş veya rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili hizmet sözleşmesinin davacı tarafından haksız feshine kadar sadakat borcundan kaynaklanan ve borcun yapmama borcu şeklindeki yönü olarak ortaya çıkan rekabet etmeme borcuna aykırı davranış içerisinde bulunmadığını, müvekkilin davacı şirketle imzalamış olduğu bir iş sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin çalışmasının davacı şirket tarafından sonlandırılması sonucunda, müvekkilinin yasalar karşısında haklılığını bilen davacının, müvekkilli ile ikale sözleşmesi imzalayarak bu riskleri ortadan kaldırmaya çalıştığını, ikale sözleşmesinin imzalanmasını müvekkiline dayattığını, davacı işveren tarafından güçlü konumunun avantajı ile sözleşmeye konan hükümlerin de yasal mevzuat ve içtihatlar karlısında geçerli olmadığını, müvekkilinin ortağı olduğu ... Ltd. Şti'nin davacı şirketle aynı iştigal konularında faaliyet gösterdiği bu nedenle haksız rekabet olduğu iddiası için açıklanan yasal durum karşısında geçersiz ve hukuksuz bir iddia olduğunu, iş hayatına başladığı tarihten itibaren fuarcılık alanında çalışan müvekkilinin hiç bilmediği ve tecrübesinin olmadığı bir işte çalışmasının mümkün olmadığını, Adana Tarım Fuarının taklit edildiğini iddia etmenin ciddiyetsiz ve hukuksuz bir iddia olduğunu, her yıl Türkiye dahilinde davacı şirket dışındaki fuarcılık firmaları tarafından bir çok tarım ve hayvancılık fuarı düzenlendiğini, bu fuarlara katılan müşterilerinde belli olduğunu, bu fuarlara katılan katılımcıların tüm listelerinin halka açık olduğunu, liste ve katalogların internet ortamında kolaylıkla bulunabildiğini, ... faaliyete başladığı tarihlen itibaren yurtiçi ve yurtdışında birçok organizasyon gerçekleştirdiğini, Aralık 2015'te ise bölgemizde bir ilk teşkil edecek ... Fuarı gerçekleştirdiğini, müvekkilinin tüm iyi niyetiyle amacı, hayatını bildiği işle idame ettirmek olduğunu, piyasadaki hakim durumunu kullanan davacının kendisi dışında bir organizasyon yapılmasını engelleyerek haksız rekabette bulunma çabasında olduğunu, davacı şirkette çalışan ... ve ... ...'nın bu şirketten ayrılmaları ile müvekkilinin hiçbir bağlantısının bulunmadığını, SGK kayıtlarının incelendiğinde bu kişilerin ... şirketinde çalışmadıklarının görüleceğini, işbu davanın açılmasının asıl sebebinin, müvekkilinin işine son verilmesinden sonra öğrenmiş olduğu birtakım usulsüz işlemlerin üzerine gitmesi ve davacı şirket yönetimini bu nedenlerle ibra etmediğini, müvekkili, davacı şirketin genel kurullarında kendi adına, rızası ve onayı olmadan imzalar atıldığını öğrendiğini, bu durumun üzerine gittiğini, iş bu davanın haksız rekabet nedeniyle tazminat talebiyle açıldığını, tazminatın gerçekleşmesi için ortada bir zararın varlığının gerektiğini, davacı şirket açısından müvekkilinin davranışları neticesinde uğranılmış bir zararın söz konusu olmadığını beyan ederek uğranıldığı iddia edilen zararın davası tarafından ispat edilmesi gerektiğini bu sebeplerden dolayı davanın reddini talep etmiştir. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2019 tarihli ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz dosyası ile birleştirilmek üzere gönderilmiştir. Birleşen Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... 01/10/1996 tarihli iş sözleşmesi ile ... tüm ... AŞ'de çalışmaya başladığını, aradan geçen süre içerisinde ...'ın İstanbul'a ilaveten Bursa Konya Adana ve Diyarbakır fuar alanlarının da sahibi ve işleticisi olmasıyla birlikte ... Adana Fuarcılık AŞ de 3.000/2.220.000 pay verilerek Genel Müdür Yardımcısı görevini üstlendiğini, ...'a şirketin iş bilgileri ve sırları, teklif, hesap ve plan gibi iş ürünleri pazarlanmaya hazır çalışma ürünleri emanet edildiğini ve bu şekilde ...a şirketin tüm bilgilerine vakıf olduğunu, 01/10/1996 iş sözleşmesinde bağıtlanan rekabet yasağına göre işgören her ne sebeple olursa olsun işten ayrıldıktan sonra işverene aynı sektörde faaliyet gösteren bir başka şirkette üç yıl süre ile her ne nam altında olursa olsun hiçbir görevle çalışmayacağını böyle bir şirkete ortak almayacağının beyan ettiğini, tarafların 24/11/2014 tarihinde imzaladıkları ikale sözleşmesi ile müvekkili ... Adana Fuarcılık AŞ ile davalı ... Bölünet Yamaç iş sözleşmesini karşılıklı ve birbirlerine uygun serbest iradeleri sonucu anlaşma yolu ile sona erdirdiğini, ne var ki 09/01/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sİcil Gazetesinde görüldüğü üzere ... ambalaj ıda tarım besicilik medikal kozmetik komisyon pazarlama san tic ltdr şti ünvanlı şirket amaç ve konusu "yurt içinde ve yurt dışında her türlü fuar düzenlemek" çerçevesinde değiştirmiş ve unvanını da ... ltd şti olarak tadil ettiğini, yine 16/01/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde bu kez ... ltd şti olan şirketin ünvanı ... ltd şti olarak değiştiğini, ve ...ın şirkete münfetir imzaya yetkili müdür olarak atandığını, öte yandan 01/05/2010 tarihinden beri... çalışan ... ile 03/01/2003 tarihinden beri ...'ta çalışan .... da haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak ve önererek kendisine çıkar sağlamaya yönelttiğini beyan etmekle, davalı ile aralarında yapılan sözleşme gereği rekabet yasağına aykırılık halinde tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalının rekabet ve sadakat yükümlülüklerine aykırı davrandığını bu nedenle tazminat ödemekle yükümlü olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Birleşen Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası cevap dilekçesinde; davacı işveren tarafından aynı konuda açılmış 1. Asliye Ticaret mahkemesinde dava olduğunu, iş bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, iddia ve taleplerle ilgili açılmış derdest bir dava varken yeni bir davanın ikame edilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. YARGILAMA: Mahkememizce, Adana 7. İş Mahkemesi'nin ... E. Sayılı, Adana 3. İş Mahkemesi'nin ... E. Sayılı, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı ve Adana 4. İş Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyaları celp edilmiştir. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığın'dan, ...'dan, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğün'den dava konusuna ilişkin kayıt ve belgeler celp edilmiş, davacı ve davalı tanıkları dinlenilmiştir. Davacı tanığı ... talimat ile alınan beyanında; ''ben davacı ... Anadolu Genel Müdürlğünde genel müdür olarak görev yapmaktayım, davalı ... bizim bünyemizde Adana Bölge Müdürü olarak görev yapmaktaydı, anlaşmalı olarak iş akdini karşılıklı feshettik, fesih sözleşmesinde davalının 3 yıl boyunca fuarcılık yani aynı iş kolunda herhangi bir şekilde faaliyet göstermemesi konusunda bir madde koymuştuk ancak buna rağmen davalı ...'da fuarcılık konusunda yani şirketimiz ile aynı konularda faaliyet göstermeye başladı şöyle ki yeni bir şirket kurdu, pörtföyümüzdeki müşterileri bildiği için bunları kullandı, şirketimiz elemanlarını da ikna ederek kendi şirketine transfer etti, haksız rekabet nedeniyle şirketimiza maddi ve manevi zararlarda bulundu.'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... 17/01/2017 tarihli duruşmadaki beyanında; ''Ben 2014 yılı Aralık ayından 2016 yılı Mayıs ayına kadar davacı şirkette bölge müdürü olarak görev yaptım, davalı benden önceki müdürdür, ben göreve başladıktan sonra 2-3 ay içerisinden şirket çalışanlarından en deneyimli 4 kişi ... Adana'dan ayrılarak, davalı tarafından kurulan ... Fuarcılık işine girdiler, ... Fuarcılıkta tıpkı davacı şirket gibi aynı işi yapmaktadır, faaliyet alanları aynıdır, mesela çalışanlardan ... tarım fuarı bölümünde 15 yıl çalıştıktan sonra, davalı tarafından kurulan şirkete geçmiş, ...'ta edindiği bilgi ve birikimi kullanarak, davalı tarafından kurulan şirkete geçiş yapmıştır, davacı şirkette müşterileri de, davalının şirketine yönlendirmiştir, davacı şirketin bilgilerini de kullanarak davalı tarafından kurulan şirkete müşteri kazandırmıştır, ...'ın yaptığı bu işlem fuara katılmak isteyen müşteriler tarafından bize söylenmiş ve pazarlık konusu yapılmıştır, 2014'te davacı şirkette çalışıncaya kadar fuarcılık alanında çalışmadım, yöneticilik tecrübem vardır, 2016 yılında işten ayrılan 4 kişiden 2'si emekli olarak ayrılmıştır, diğer 2 kişi ise tüm tazminatlar ödenerek kendi istekleri doğrultusunda işten ayrılmışlardır ardından davacı şirkete karşı iş mahkemesinde tazminatlar yönünden dava açmışlardır, fuarcılık işiyle ilgilenenler müşteri listelerini bakanlıktan ve başka kurumlardan ulaşabilmektedirler'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığının ... 19/04/2016 tarihli duruşmadaki beyanında; '' Ben 2006 yılında davacı şirkette tanıtım ve halkla ilişkiler uzmanı olarak çalıştım. 2015 yılının Mart ayına kadar davacı şirkette çalıştım. Davalı ise şirkette çalıştığım sürece benim müdürümdü. 2015 yılının Mart ayında davacı tarafından ben ve arkadaşım olan ... işimizi iyi yapmamamız gerekçe gösterilerek işten çıkarıldık. İşten çıktıktan sonra 2 ay kadar işsiz kaldım. Bu süre zarfında İŞKUR'a başvuru yaptık. Bu sırada ben ve arkadaşım ... davacı aleyhinde Adana İş Mahkemelerinde dava açtık. Ve davalı yanında işe başladık. İşe başladıktan sonra açtığımız davayı kazandık. Ancak yargılama aşaması tamamlanmamıştır dedi. Davacı şirket tarafından yapılan Tarım ve Hayvancılık Fuar'ının bir benzeri daha işe girdiğim ve davalının sahibi olduğu ... Şirketi tarafından da yapılmıştır. Bu şirketteki müşterilerimiz İnternet üzerinden ve Türkiye çapındaki tüm firmaların katılımı ile yapılmış olup, davacı tarafından daha önce yapılan fuarlara müşteri olarak katılan bazı firmalar bu kez ... Şirketi'nde düzenlenen fuarda da yer almış olabilir.Tüm firmalara ayrı ayrı mail atarak fuara katılımı sağlanmıştır.'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığının ... 19/04/2016 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben 2009 yılı Ocak ayında davacı şirkette Halkla İlişkiler ve Tanıtım Sorumlusu olarak görev yaptım. 2015 yılının Mart ayında işten çıkarıldım. İşten çıkarılma nedeni işimizi gereğince iyi yapmamamız olarak belirtildi. Adana İş Mahkemesinde bunun üzerine açtığım dava sırasında işe iade talebim kabul edildi. Ancak yargılama devam etmektedir. İşten çıkartıldıktan bir süre sonra davalı şirkette çalışmaya başladım. Aradaki süreçte işsiz kaldım. Türkiye 'deki fuarlar ... tarafından düzenlenen katalog doğrultusunda düzenlenmektedir. Buna her firma rahatlıkla ulaşabilir. Davacının çalıştığı firmaları davalı şirkete bildirdiğimiz iddialar doğru değildir. Ayrıca davacı şirkette çalışır iken de aynı yöntem ile internet üzerinden müşterilere ulaşıp portföy hazırlıyorduk. İnternetten ve ticaret odası kayıtlarından ulaştığımız şirket bilgilerinden yola çıkarak şirketi telefon ile arayarak düzenleyeceğimiz fuardan haberdar ediyorduk. Eylül 2015 tarihinde yapılan Tarım ve Hayvancılık Fuar'ına ilk olarak ... Şirketi başvurarak marka tescili yaptırmıştır. Davacı şirket başvuruda bulunmuştur. Tanıklık ücreti istemiyoruz.'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya bilirkişi incelemesi için talimat mahkemesine gönderilmiş, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında, bilirkişiler ..., SMMM..., ve Dr. Öğretim Uyesi ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından 19.04.2019 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Davacı tarafından haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen eylemlerin incelenmesinde, röportaj şeklinde davalının söylediği belirtilen sözlere dayanarak yapılmış olan 17.06.2015 tarihli Sabah Gazetesi ... eki haberi ve 18.06.2015 tarihinde Çukurova Merhaba Yerel gazetesi haberi içeriklerinin davalı açısından haksız rekabet eylemi teşkil ettiği , diğer iddialara ilişkin somut veri bulunmadığı, haksız rekabet teşkil ettiği değerlendirilen haberler nedeniyle davacının uğramış olduğu zarara dair değerlendirme yapılabilmesi adına davacı tarafından sunulmuş olan yeterli sayısal veri bulunmaması nedeniyle bu konuda değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/25 Talimat sayılı dosyasıyla mali müşavir bilirkişi tarafından 25.03.2021 tarihinde düzenlenen raporda, davacı tarafça talep edilen sair zarar taleplerine yönelik olarak bu zararların ne olduğu ve ne şekilde zarara uğranıldığına yönelik olarak açıklayıcı bir bilgi ve sözleşme feshi, iptal olan rezervasyonlar, vb. gibi zarar iddiasına dayanak bilgi ve belgeler dosyada bulunmaması sebebiyle davacı taleplerine yönelik olarak bu yönde herhangi bir inceleme ve tespit yapılamadığı belirtilmiştir. İtirazlar doğrultusunda ek rapor alınması için Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında alınan bilirkişi ek raporda özetle; davacı tarafın kök rapora vaki itirazlarının ve sunduğu belgelerin kök raporda belirli bilirkişi görüşünü değiştirici nitelikte bulunmadığı belirtmiştir. Asıl dava ve birleşen davanın haksız rekabetten kaynaklı tazminat talebine ilişkin olduğu, asıl davada haksız rekabet iddiasının ticaret hukukunun genel ilklerine dayandırıldığı, birleşen davada haksız rekabet iddiasının iş akdine dayandırıldığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nun 444. Maddesinde; "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Aynı Kanunun rekabet yasağının sınırlandırılmasına ilişkin 445. Maddesinde ise “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” hükmü bulunmaktadır. TTK' nun 54. Maddesinde haksız rekabet; rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar olarak tanımlanmıştır. TTK' nun 55. Maddesinde haksız rekabet halleri sayılmıştır. 56. Madde de ise; haksız rekabet nedeniyle açılabilecek davalar gösterilmiştir. 57. Madde de ise; haksız rekabet fiilini hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmesi halinde 56. Maddenin 1.fıkrasının a,b ve c bendlerinde yazılı davaların çalıştıranlara karşı da açılabileceği düzenlenmiştir. Davalının dava dışı ... Tüm ... A.Ş.'de 01.10.1996 tarihinde çalışmaya başladığını, 2008 yılında davacı ...Ş. ye ortak olduğu, bu şirkette Genel Müdür Yardımcısı ünvanı ile 24.11.2014'e kadar çalıştığı, bu tarihte ikale sözleşmesi ile iş sözleşmesinin karşılıklı mutabakat ile sona erdirildiği, dosyaya sunulan iş sözleşmesinin incelenmesinde; işe başlama tarihinin 1.10.1996 olduğu, taraflarının dava dışı ... Tüm ... A.Ş. ve ... olduğu sözleşmenin 6.17 nolu maddesinde, “Rekabet Yasağı” başlığı altında, “İşgören her ne sebeple olursa olsun işten ayrıldıktan sonra, işverenle aynı sektörde faaliyet gösteren bir başka şirkette üç yıl süre ile her ne nam altında olursa olsun hiçbir görevle çalışmayacağını, böyle bir şirkete ortak olmayacağını ve kişisel olarak böyle bir işle iştigal etmeyeceğini, işveren ve ürünleri hakkında öğrendiği tüm ticari bilgileri saklayacağını kabul ve taahhüt eder. Aksi hareketi halinde 200.000 US Doları karşılığı tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” düzenlemesi bulunduğu, ancak, davacı şirketin bu sözleşmenin tarafı olmadığı, dosyada mevcut iş sözleşmesindeki rekabet yasağı maddesi incelendiğinde herhangi bir yer sınırlaması (coğrafi sınır) içermediği ve Borçlar Kanunu'nun 445. Maddesinde bahsi geçen " özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz" düzenlemesine aykırı olarak 2 yıllık azami sürenin üzerinde olacak şekilde 3 yıllık bir yasak içerdiği, yasağın 2 yıllık azami sürenin üzerinde olmasını gerektirir özel durumun mevcudiyetine ilişkin delil bulunmadığı, bu haliyle sözleşmenin yasaya aykırı olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan 24.11.2014 tarihli ikale sözleşmesinin 2/d maddesinde, “Taraflar iş sözleşmesinin karşılıklı mutabakat ile 24.11.2014 tarihi itibari ile sona erdirilmesini müteakip birbirlerinin itibarını zedeleyecek iddia, itham ve beyanlarda bulunmayacaklarını; haksız rekabet teşkil edecek, birbirlerine ekonomik, ticari ya da mesleki bakımdan zarar verebilecek tutum ve davranışlardan kaçınacaklarını, beraber çalıştıkları süre içerisinde personelin şahsına, şirkete, yapılan işe ve şirket işleyişine dair edinilen tüm bilgilerin, işbu ikale protokolünün gizli bilgi olduğunu ve işbu Protokol'ün imzalanmasını takiben 5 (beş) sene boyunca yasal zorunluluk olmadığı sürece bu bilgileri gizli tutacaklarını, aksi takdirde karşı tarafın uğrayacağı zararı tazminden sorumlu olacaklarını kabul, beyan ve taahhüt ederler” denildiği, davacının ihlal edildiğini ileri sürdüğü, ikale sözleşmesinin ilgili maddesinde, tek bir madde ile taraflara karşılıklı olarak birbirlerinin itibarını zedelemekten kaçınma, rekabet yasağı ve sır saklama yükümlülüğü getirildiği söz konusu maddenin işçiye herhangi bir çalışma yasağı veya kısıtlaması getirmediği, “Haksız rekabet teşkil edecek davranışlardan kaçınma” şeklindeki ifadenin Borçlar Kanunu kapsamında bir rekabet yasağı sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği, ikale sözleşmesinde hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra işçiye rekabet yasağı getiren geçerli bir düzenleme bulunmadığı, ilgili maddenin sır saklama yükümlülüğüne ilişkin kısmının geçerli olduğu, davacı ikale sözleşmesi maddelerine aykırı hareket edilmiş olduğunu belirtmiş ise de, dosya kapsamına bakıldığında davacının müşteri portföyünün davalı tarafından elde edilerek kullanıldığı iddiası dışında iş veya üretim sırrı sayılacak hangi bilgilerin davalı tarafından kullanıldığı veya ifşa edildiği, sır saklama yükümlülüğünün ne şekilde ihlal edildiği hususunda somut bir bilgi veya belge bulunmadığı, Müşteri bilgilerinin aleni ve kolay ulaşılabilir olduğu, iş sırrı niteliğinde olmadığı, bunun dışında dosya kapsamında davalı tarafından sır yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin somut delil bulunmadığı, davalının kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi iş ürünlerinden yetkisiz yararlandığı iddiasına ilişkin olarak da somut delil bulunmadığı, şirket çalışanları ... ve ...'ın davacı ile iş akitleri sona erdikten sonra ... Ltd. Şti.'de çalışmaya başladıkları, davalının , davacının işçileri üzerinden çıkar sağlamaya çalıştığı ve işçilerin elinde bulunan müşteri portföyü bilgilerini ele geçirdiği iddiasına ilişkin somut delil bulunmadığı, davacının, davalının uygun bir katkısı olmaksızın, davacıya ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemiyle devralıp onlardan yararlanmak suretiyle haksız rekabet teşkil eden eylem iddiasına , müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları davacı ile yapmış oldukları sözleşmelere aykırı hareket etmeye yönlendirmek iddiasına, davalının davacı şirkette çalışırken elde ettiği bilgileri kullanmak suretiyle, davacının Adana Tarım Fuarı yapacağını duyurduğu Kasım 2015 tarihinden önce Eylül 2015 tarihinde, davacının daha önce yapmış olduğu fuarları taklit etmek ve davacı şirket bünyesinde çalışırken vakıf olduğu müşteri portföyünü kullanmak suretiyle Çukurova Tarım Fuarını düzenleyerek davacı şirketin zarara uğramasına neden olduğu iddiasına ilişkin somut bir delilin olmadığı, davalının gazetede haber yaptırarak dürüstlük kurallarına aykırı reklam ve satış yöntemlerine tevessül ettiği ve yaptırdığı haberde davacıyı yanlış yanıltıcı veya gereksiz yere incitici davranışlarla kötületmek, kendisinin yerel firma olduğunu vurgulayarak gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarla rekabette öne geçirmeye çalışmak iddiasına ilişkin olarak söz konusu gazete haberlerinde geçen ifadelerin eleştiri mahiyetinde olduğu, haksız rekabet teşkil etmediği, davacı tarafından, davalının hangi eylemi nedeniyle, ne şekilde zarara yol açtığının somut deliller ile ispatlanamadığı, davalının, dava dışı şirket ile imzaladığı sözleşmede belirtilen rekabet yasağına aykırılık dışında, haksız rekabet sayılacak bir eylemde bulunduğuna dair yeterli delil bulunmadığı, kaldı ki, davacı tarafından sunulan sözleşmenin de, TBK'nun 445. maddesine aykırı olarak, 2 yıl olması gereken rekabet yasağını 3 yıl olarak belirlemiş ve yer bakımından sınırlandırma getirilmemiş olması nedeniyle yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı REDDİNE, a-Alınması gerekli 80,70 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 853,88 TL'nin mahsubu ile bakiye 773,18 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, c-Dava konusu reddedilen maddi tazminat talebi yönünden; davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince hesaplanan 5.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, d-Dava konusu reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince hesaplanan 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 2-Birleşen Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. - ... K. sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE, a-Birleşen dosya yönünden; Alınması gerekli 80,70 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 853,88 TL'nin mahsubu ile bakiye 773,18 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, b-Birleşen dosya yönünden; davalı kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 7.300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE, c-Birleşen dosya yönünden; Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 3-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansının ilgilisine İADESİNE, Dair, Davalı ... ve vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/07/2022 Katip ... Hakim ...