Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/608 E. 2025/895 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2025/608
- Karar No
- 2025/895
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/10 E., 2025/22 K.
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.07.1997 tarihli ve 1996/42 Esas, 1997/107 Karar sayılı kararı ile gaiplik şartları bulunmadığı hâlde gaiplik kararı verildiğini, bu kararın Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/41 Esas, ve 2007/181 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığını, kararın Nüfus Müdürlüğüne gönderilmediği için gaip olarak kalmaya devam ettiğini, nüfus kayıtlarında hâlen gaip olarak görünen müvekkilinin bu duruma bir anlam veremediğini, gaiplik kararının kaldırılmadığı korku ve endişesi ile Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunduğunu, mahkemece daha önce gaiplik kararının kaldırılmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, yaşanan bu hukuki süreçte müvekkilinin yıprandığını ve ruh hâlinin olumsuz yönde etkilendiğini, haksız ve hukuka aykırı gaiplik kararı nedeniyle resmi nikah yapamadığını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içerisinde açılmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 46. maddesindeki koşulların oluşmadığını, davacının gaiplik kararının kaldırılması kararını aldıktan sonra gerek nüfus müdürlüğüne, gerekse resmî nikah işlemleri için ilgili kamu kurumlarına başvurmadığını, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını ve bu süre zarfında tapu müdürlüklerinde işlem yaptığını, cezaevine girdiğini, askerlik ile ilgili prosedürleri yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı 6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.01.2025 tarihli 2024/10 Esas, 2025/22 Karar sayılı kararı ile; "...Hakimlerin verdikleri kararlardan dolayı ilke olarak sorumlu tutulmayacakları esas olmakla birlikte, hakimin bağımsızlığı kadar tarafsızlığını da teminat altına almak amacıyla hukuki sorumluluğunun tespiti özel bir usule tabi tutulmuştur. Kanunun öngördüğü sorumluluk sebepleri sınırlı sayılmıştır (numerus clausus) ve bunların varlığının kabul edilebilmesi için hakimlerin genel olarak kasıtlı veya ağır kusurlu tutum ve davranışlarının varlığı gerekmektedir. Hakimin sorumluluğu nedeniyle dava açılabilmesi için kanunda sayılan sebeplerin varlığı gerekmekte olup, kanunda sayılmayan sebeplerden dolayı tazminat davası açılamaz. Bu tür davalarda davacı, hakimin yargılama faaliyetinin 6100 sayılı HMK'nın 46.maddesinde sayılan sebeplerden birisine girdiğini, yani hakim tarafından hukuka aykırı (haksız) yargısal işlem/eylem yapıldığını, hakimin ağır kusuru veya kastı olduğunu, bundan dolayı zarar gördüğünü ve hakimin davranışıyla zarar arasındaki illiyet (nedensellik) bağının varlığını ispatla yükümlüdür. Hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine açılan eldeki tazminat davasında davacı tarafından davaya dayanak yapılan iddialar özetle; şartları oluşmadığı halde haksız ve hukuka aykırı olarak hakkında gaiplik kararı verilmesi nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı iddiasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 46. maddesinde sayılan sebeplere bakıldığında bu sebeplerin tamamının nitelikleri gereği hukuka aykırılık taşıdığı ve hakimin ağır kusuruna (hatta kastına) dayalı olduğu (örneğin; taraf tutma, duruşma tutanağında yazılı olmayan sebeple karar verme, menfaat karşılığı karar verme, kanuna açık aykırılık, adalet dağıtmaktan kaçınma, duruşma tutanağını tahrif vs.) görülmektedir. Hakimin takdir yetkisi kapsamında kalan delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin hususlar tazminata konu edilemez. Çünkü HMK'nın 46.maddesindeki koşullar hakimin takdir yetkisinin ötesinde kasıt veya kasta yakın ağır kusur hallerinde başka türlü yorumlanması mümkün olmayan hukuk kurallarının yanlış uygulanması söz konusu olduğunda oluşabilecektir. Somut olayda HMK'nın 46. maddesindeki koşullardan hiçbirisi gerçekleşmemiştir. Davacı, HMK'nın 46. maddede sayılan sınırlı hukuki sorumluluk nedenlerinin eldeki davada gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 46.maddesindeki koşullar oluşmadığından davanın esastan reddine, 2-...nun 49.maddesine göre takdiren 1.000,00-TL disiplin para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 870,96 TL'den mahsubuna, kalan 255,56 TL'nin istek halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat davası yönünden 1.000,00 TL; reddedilen manevi tazminat yönünden 46.500,00 TL olmak üzere toplam 47.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına...…" karar verilmiştir. Kararın Temyizi 7. Özel Daire kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. GEREKÇE 8. Dava, HMK'nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır. 10. Somut olayda HMK'nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.