Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/331 E. 2025/896 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2025/331
Karar No
2025/896
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/2 E., 2025/1 K.

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 8. Hukuk Dairesince davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı dava dilekçesinde; kırk yıl önceki fiili taksimde kendisine bırakılan taşınmazları kardeşinin silah zoru ile gasp etmesi nedeniyle kardeşine karşı Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/67 Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, yapılan yargılama sırasında mahkeme hâkimi ...’in konuyu ve kanunları çarpıtarak karar verdiğini, kendisine karşı beslediği kin ile düşmanca bir tavır sergileyerek gerçekleri çarpıttığını, bu eylemleri ile kendisine telafisi olmayan maddi ve manevi zararlar verdiğini, beyanlarında ve duruşma tutanağında olmayan şekilde davanın adını, anlamını ve talebini değiştirdiğini ve bu sebeplere dayanarak karar verdiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46/1-a, c, ç ve d bentleri gereğince Hazinenin tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı ... Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, HMK’nın 46. maddesinde sınırlı olarak sayılan hâkimin hukuki sorumluluğunu gerektirecek nedenlerin hiçbirinin bulunmadığını, hâkimin özel amaç ile hareket etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Görevsizlik Kararı 6. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 24.09.2024 tarihli ve 2024/1 Esas, 2024/3 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümüne ilişkin kararı gözetildiğinde davaya bakma görevinin Yargıtay 8. Hukuk Dairesine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Özel Daire Kararı 7. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.02.2025 tarihli ve 2024/2 Esas, 2025/1 Karar sayılı kararı ile; “…Dava, 6100 sayılı HMK’nİn 46 ncı maddesi uyarınca açılan hakimin sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dava dilekçesinde delil olarak gösterilen Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/67 Esas ve 2023/133 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının istirdat ve takas iddiasına dayalı dava açtığı, davacının duruşmada, davalının 812 parseldeki hissesini 25 yıl önce yapılan becaiş gereğince iade etmiyor ise bu parseldeki hissesine karşılık olarak 868 sayılı 2/B parselinden kullanım hakkı talebi ve davalının 952 parsel sayılı hissesine karşılık olarak uzman bilirkişilerce davalının 952 parsel sayılı taşınmazdaki hissesine denk gelecek (davalıya ait dava dışı taşınmazlardan) yerin tespiti ile adına kayıt ve tescilini talep ettiği, herhangi bir para talebinin olmadığını belirttiği, Mahkemece, davacı tarafından davalının 8 12... parsel sayılı taşınmazlardaki davalı hissesinin kendisi adına tescili için açmış olduğu Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/194 Esas sayılı dosyasında yargılamaya tabi olduğu ve davacının taleplerinin reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, yine davacının davalının 812 parseldeki hissesine karşılık kullanım hakkı talep etmiş olduğu 868 parsele ilişkin kullanım kadastrosu tespitine itirazına ilişkin olarak açmış olduğu davanın Kadastro Mahkemesinde 2019/25 Esas sayılı dosyasında davaya konu edildiği ve davacının bu davasının da red edildiği, bu kararın da kesinleştiği belirtilerek davacının huzurdaki davaya konu 812, 952 parsellerdeki davalı hisselerine karşı açılmış olduğu ve kesinleşmiş dosyanın bulunması yine davacının davaya konu 868 parsel sayılı taşınmazdaki davalının kullanım hakkına ilişkinde açmış olduğu ve kesinleşmiş davasının olduğu dikkate alınarak davacının davasının HMK'nin 114/1-j (davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması) maddesi gereği dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği, davacının bu kararı 26.07.2023 havale tarihli dilekçesi ile yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tapu iptali ve tescil davası olmadığını, istirdat – geri isteme davası olduğunu, adına tescilini istediğini ancak davasının reddedildiğini, dört kardeşin baba mirasını rızaen tasim ettiklerini ve 2017 yılına kadar da sorunsuzca kullandıklarını, bu durumun herkes tarafından da bilindiğini, adelete olan inançlarının sarsıldığını, davalının davaya karşı çıkmasının dürüstlük ve iyi niyet ilkesi ile bağdaşmadığını savunarak istinaf yoluna başvurmuş olması üzerine; Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/3358 Esas, 2023/3468 Karar ve 08.12.2008 tarihli kararı ile; "iddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; istinaf incelemesine konu ve esas teşkil eden eldeki dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. HMK'nın 355 inci maddesi uyarınca istina sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/(1)-b.1 bendi uyarınca esastan reddine" şeklinde karar verildiği görülmüştür. Hakimin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat konusu 6100 sayılı HMK'nin 46... . maddelerinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46 ncı maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 46 ncı maddesine dayanılarak açılan tazminat davasında, davacının, ilgili hakimin kasıtlı hareket ettiğini ve bu şekilde kasıtla verilen kararın kanuna ve adalete aykırı bulunduğunu, görevin savsaklanarak hakkın yerine getirilmesinden kaçınıldığını, duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olmasını, bunun sonucunda maddi ve/veya manevi zarara uğradığını ve uğranılan zarar ile hâkimin eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunduğunu somut delillerle ispat etmesi gerekir. Anılan bu yasal düzenleme, mevcut olgular ve dosya kapsamı ile ekleri karşısında; ihbar olunan hâkimin kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı, sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı, farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verdiğini, duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak, duruşma tutanakları ile hüküm veya kararları değiştirmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözü hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi göstermiş ve buna dayanılarak hüküm vermiş olduğunu, hakkın yerine getirilmesinden kaçınıldığını, kasıtlı hareketle veya ağır ihmal sonucu, yasaya ve adalete aykırı karar verildiğini veya memuriyet görevinin savsaklandığını kabule yeterli delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hâkimin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile bunların gerçekleştirilmesine yönelik teminatlar, hâkimlerin keyfî davranabilecekleri, istedikleri şekilde karar verebilecekleri ve bu kararlardan da sorumlu olmayacakları anlamına gelmemekle birlikte, somut olayda, yukarda açıklandığı üzere HMK'nın 46 ncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisinin bu davada mevcut olmadığı; açılan istirdat ve takas iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, ihbar olunan hakimin, yasada yazılı kurallara aykırı hareket ettiği, açık ve kesin kanun hükümlerine uymadığı veya bir tarafı kolladığı yönünde kasıtlı bir davranış ve hareketinin bulunmadığı, neticede ilgili hakimin hukuki sorumluluğunu gerektirecek nitelikte bir yargılama işlemi ve davranışı söz konusu olmadığı, tamamen kendisine Anayasa ve yasalarca verilen yetki ve taktir yetkilerini kullandığı sonucuna ve vicdani kanaatine varıldığından, iş bu tazminat davasının esastan reddine ve HMK'nin 49 uncu maddesi hükmü uyarınca, davacının takdiren 1.000,00 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçelerle; 1. Davanın REDDİNE, 2. 6100 Sayılı HMK'nin 49. maddesi gereğince, takdiren 1.000,00 TL disiplin para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3. Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.707,75 TL'den mahsubuna, kalan 1.092,35 TL'nin istek halinde davacıya iadesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca Hazine vekili için reddedilen dava değerine göre 46.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına…” karar verilmiştir. Kararın Temyizi 8. Özel Daire kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. II. GEREKÇE 9. Dava, HMK’nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 10. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması” düzenlemesi bulunmaktadır. 11. Somut olayda HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 12. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/331, K. 2025/896, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-hukuk-genel-kurulu-2025-331-e-2025-896-k-aa60df90350e