Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/273 E. 2026/49 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2025/273
Karar No
2026/49
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 544-1216

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın katılana karşı teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-d, 35, 62, 53, 54... . maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.12.2022 tarihli ve 23-382 sayılı, resen istinafa tabi hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince 26.04.2023 tarih ve 544-1216 sayı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 06.02.2025 tarih ve 4829-808 sayı ile; "Sanığın oğlu olan katılan ...'ı sustalı çakı ile göğüs boşluğuna nafiz, hemopnömotoraks ve akciğer yaralanması ile yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı olayda; teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde alt sınıra yakın şekilde 14 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık aleyhe temyiz bulunmadığından, Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve bozma nedeni yapılmamıştır." açıklamasıyla temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ise 13.03.2025 tarih ve 62749 sayı ile; "...İtiraza konu dosyada temyiz incelemesinin katılan ... vekilinin temyiz başvurusu üzerine yapıldığı ve katılan vekilinin 09.05.2023 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, 'sanık hakkında tasarlayarak öldürme suçundan ceza verilmesi gerekir iken TCK'nın 82/1-a maddesinde düzenlenen tasarlayarak öldürme hükmünün uygulanmaması nedeniyle hükmün bozulması' şeklinde gösterilen temyiz sebebi dolayısıyla temyiz başvurusunun açıkça sanık aleyhine olduğu gibi başvuruda lehe veya aleyhe başkaca bir temyiz sebebine de yer verilmediği görülmüştür. Yüksek Daire tarafından yapılan temyiz incelemesi sırasında ise 'Sanığın oğlu olan katılan ...'ı sustalı çakı ile göğüs boşluğuna nafiz, hemopnömotoraks ve akciğer yaralanması ile yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı olayda; teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde alt sınıra yakın şekilde 14 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini,' dolayısıyla hükümde hukuka aykırılık tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda her ne kadar katılan vekilinin temyiz dilekçesinde gösterilen, olayda tasarlama koşullarının gerçekleştiğine ilişkin maddi hukuka aykırılık kapsamındaki aleyhe temyiz sebebi Yüksek Daire tarafından yerinde görülmemiş ise de dilekçede ileri sürülmeyen ancak inceleme sırasında tespit edilen, 'teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında eksik ceza tayini' nedeniyle hukuka aykırı bulunan hükmün bu gerekçeyle bozulması yerine söz konusu hukuka aykırılığın aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmayarak eleştirilmesiyle yetinilerek, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi," gerekçesiyle itiraz yoluna başvurulmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 08.05.2025 tarih ve 1614-3722 sayı ile; "...Katılan ...'ın, itiraza konu dosyada sanığın hem kendisine karşı gerçekleştirdiği nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında, hem de annesi olan maktule karşı işlediği nitelikli kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında suçtan zarar gören ve katılan sıfatının bulunduğu, katılan ... vekilinin temyiz dilekçesinin içeriği dikkate alındığında, sadece sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan verilen hükmün temyiz edildiği, katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükme ilişkin temyiz isteminde bulunulmadığı," gerekçesiyle itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; katılan ... vekilinin temyiz dilekçesinin Furkan'a yönelik eylemi kapsayıp kapsamadığının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 27.04.2022 tarihli Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporuna göre; katılanın göğüs boşluğuna nafiz, hemopnömotoraks ve akciğer yaralanmasına neden olan kesici delici aletle yaralanma arızasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma sebebiyet verdiği ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, Katılan vekili tarafından verilen 09.05.2023 tarihli dilekçede: "...2) Sanığın normalde bıçak taşımamasına rağmen eve bıçakla gelmesi ve maktule 'sen öleceğini biliyorsun değil mi' gibi tehditlerde bulunması, eylemini daha önceden tasarladığını açıkça göstermektedir. Sanığın evde bulunanların tüm müdahalesine rağmen eyleminde ısrarlı olması da tasarlamayı ve sanığın kastını göstermektedir. Bu nedenle sanık hakkında tasarlayarak öldürme suçundan ceza verilmesi gerekir iken TCK 82/1-a maddesinde düzenlenen tasarlayarak öldürme hükmünün uygulanmaması usul ve yasaya aykırıdır. Sonuç ve İstem: Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizce re'sen nazara alınacak nedenlerle temyiz incelemeniz neticesinde Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/23 E., 2022/382 K. sayılı kararı ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 2023/544 E., 2023/1216 Karar sayılı kararlarının sanık aleyhine bozulmasına karar verilmesi" talebiyle temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Katılan; babası olan sanık ile annesi olan maktul ... arasında sürekli tartışma yaşandığını, sanığın kendilerini tehdit etmesi nedeniyle uzaklaştırma kararı aldırdıklarını, olay günü sanığın halalarının evlerine gelerek barışmalarını istediklerini, annesinin ise boşanacağını söylediğini, halalarının çağırması üzerine sanığın öfkeli bir şekilde eve gelip, cebinden çıkardığı bıçağı kendilerine doğru salladığını, balkona korkarak kaçtıklarını, sanığa engel olmaya çalıştığını, sanığın balkon camını kırarak annesini bıçakladığını, bu esnada sanığın kendisini de yaraladığını, Tanık ...; babası olan sanık ile annesi olan maktul arasında sürekli tartışma yaşandığını, olay günü sanığın halalarınında evlerine gelerek anne ve babasının barışmalarını istediklerini, halasının sanığı arayıp telefonu annesine uzattığını, annesi maktulün sanığa "Bizi tehdit etmezsen, bize şiddet uygulamazsan, kavga çıkartmazsan, iyi bir baba iyi bir koca olursan gel barışalım." dediğini, sanığın öfkelenerek "Bana şart mı koşuyorsun?" diye bağırdığını ve eve geldiğini, annesi ve kardeşi katılan ile birlikte korkarak balkona kaçtıklarını, sanığın balkon camını kırıp annesini bıçakladığını, sonrasında ne olduğunu hatırlamadığını, İfade etmişlerdir. Sanık; maktul ile uzun süredir geçimsizliklerinin olduğunu, anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdiklerini ancak eşinin duruşmaya katılmaması nedeniyle davanın düştüğünü, kendisi hakkında eşinin uzaklaştırma kararı aldırması üzerine halalarına haber vererek yardımcı olmalarını istediğini, onların da eşi ve çocuklarının yaşadığı eve giderek barışmaları için aracı olduklarını, kendisinin de görüşmek için eve gittiğini, eşinin tartışma sırasında kendisine "Sen adam mısın, bu evi sana bırakmayacağım." dediğini, kızı olan tanığın balkona kaçıp polisi aradığını, daha sonra maktulün de balkona doğru koştuğunu, arkasından gidip eşini bıçakladığını, kendisini tutmaya çalışan oğlu katılan ...'ı da kaza ile yaraladığını savunmuştur. V. GEREKÇE Ayrıntıları, Yüksek Ceza Genel Kurulu'nun 12.06.20 24... /110-189 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Davasız yargılama olmaz. Temyiz yargılaması da kanunun öngördüğü usule uygun açılmış bir temyiz davasının varlığı ile mümkündür. Usulüne uygun bir temyiz davasının, temyiz edilebilir bir kararın/hükmün, temyize hakkı olanlarca, süresinde ve temyiz sebeplerini havi bir dilekçe ya da tutanakla ikame olunabileceğinde de tereddüt yoktur. Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. (CMK madde 294/1) Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır (CMK madde 288/1). Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar (CMK madde 301/1) Bozulma nedenlerinin kapsamını, muhakeme hukukuna ve/veya maddi ceza hukukuna ilişkin normlara aykırılıklar oluşturacaktır. Böylece başvurada (dilekçe, beyan ya da layihada) gösterilen nedenler/sebepler/gerekçe, bir yandan usulüne uygun temyiz davasını açan başvurunun zorunlu unsuru olmakta, diğer yandan da temyiz incelemesinin sınırlarını çizmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde Sanığın, eşi maktul ... ve müşterek çocukları katılan ...'ın bulunduğu ikâmete bıçakla gelerek yaşanılan tartışma sırasında maktulü iki bıçak darbesi ile öldürdüğü, ardından katılan ...'ı bir bıçak darbesi ile hayati tehlike geçirecek şekilde yaralayarak öldürmeye teşebbüs ettiği hususunda Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında uyuşmazlık ve bu kabulde dosya kapsamı itibarıyla herhangi bir isabetsizlik bulunmayan olayda; Katılan ... vekilinin temyiz dilekçesi incelendiğinde, sanığın maktule yönelik eyleminin gelişimi anlatılmış, maktule hitaben söylenen söz ile sanığın olay yerine bıçakla gelmiş olması hususları vurgulanarak eylemin tasarlayarak kasten öldürme suçunu oluşturduğu ileri sürülmüştür. Katılan ...’a yönelik eylemden ise açıkça bahsedilmemiştir. Bu hâliyle katılan ...'a yönelik eylemle ilgili aleyhe temyiz talebinde bulunulduğu söylenemeyecektir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen itirazının reddine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Ceza Genel Kurulu Üyesi; katılan vekilinin temyiz dilekçesinin katılan ...'a yönelik eylemi kapsadığının kabulünün gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/273, K. 2026/49, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2025-273-e-2026-49-k-fbc7e05de0ad