Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/152 E. 2026/475 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2024/152
Karar No
2026/475
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1992-2464

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın katılanlar ..., ... ve ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/1, 53... . maddeleri uyarınca üç kez 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.02.2020 tarihli ve 44-62 sayılı hükümlerin sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 15.11.2021 tarih ve 1992-2464 sayı ile; hükümlerin kaldırılmasına, sanığın katılanlar ... ve ...’e yönelik eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalan nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK’nın 82/1-e, 35/1 ve 29/1. maddeleri uyarınca iki kez 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak bulunduğu belirtilerek sanığın cezasının iki kez 9 yıl hapis cezası olarak infazına; katılan ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan TCK’nın 81/1, 35/1 ve 29/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tüm suçlar yönünden aynı Kanun’un 53... . maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.09.2023 tarih ve 62698 sayı ile; "... Önceye dayalı bir husumet, öldürme nedeni bulunmayan sanığın, kendisine vücudundaki dövmeye yönelik aşağılayıcı söz ve hareketlerle sataşarak tahrik eden katılanlara karşı, kısa sayılabilecek mesafeden belirlemelere göre 12 el silahla ateş etmesi sonucu yaralanmaların meydana geldiği ani gelişen olayda, başlangıçta sayılarını bile bilmediği masada oturanların tümüne yönelik olarak öldürme kastıyla hareket ettiğinin kabulü, kastın bölünmezliği ilkesi ile açıklanamaz. Sanığın katılanlar ..., ... ve ...’e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan beraati yerine cezalandırılmasının hukuka uygun olmadığı," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 05.03.2024 tarih ve 7463-1433 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU İtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında katılanlar ... ve ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan nitelikli kasten öldürme suçları ile katılan ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen katılanlar ... ve ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan nitelikli kasten öldürme suçları ile katılan ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Olay yeri inceleme raporundan; Çanakkale ili, Ayvacık ilçesi, ... beldesinde bulunan ... Aile Çay Bahçesi’nde silahla yaralama meydana geldiğinin bildirilmesi üzerine olay yerine gidildiği, 10,7 x 18,7 metre boyutlarındaki alanda masaların bulunduğu, alanın branda ile güneşten korunduğu, olayın 10 numaralı masada meydana geldiği, masanın etrafında 12... mm çapında boş kovan ile 3 adet 9 mm çapında fişek bulunduğu, fişek ve kovanlarda parmak izi tespit edilemediği, güneşlikte 7 adet 9 mm çapında mermi giriş deliği bulunduğu, yandaki Sahil Güvenlik Komutanlığına ait binada yerden 3,2 metre yüksekte isabet deliği, deliğin içerisinde 1 adet 9 mm çapında deforme mermi çekirdeği, askeri aracın sol arka kapısında 1 adet isabet deliği, delik içerisinde ise 1 adet deforme mermi çekirdeği olduğu, zeminde kan lekesi bulunduğu, İlgili tutanaklardan; sanığın olaydan sonra binerek kaçtığı aracın takibe alınmasına karşın sürati nedeniyle gözden kaybedildiği, aracın aynı gün saat 18.30 sıralarında kaza yapmış ve terk edilmiş hâlde Balıkesir – Edremit kara yolu üzerinde bulunduğu, araçta sanığa ait ehliyet ve kimlik belgesi, ... ile sanığın oğlu ...’a ait kimlik belgeleri, 1 adet pompalı tüfek, 40... kalibre fişek, 1 adet boş şarjör, 6 adet 7,65 mm çapında fişek ve 1 adet boş mermi kutusu bulunduğu, Bursa Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince düzenlenen 26.08.2013 tarihli rapordan; olay yerinde bulunan 12 adet boş kovan ile 2 adet mermi çekirdeğinin, tek bir silahtan atıldıklarının belirtildiği, İnceleme dışı katılan ... hakkında düzenlenen adli tıp raporundan; vücudunda üç adet mermi giriş çıkış deliği bulunduğu, sol kürek kemiğinden vücuda giren merminin akciğerde yaralanmaya neden olduğu, sağ kalçadan giren merminin iliak toplardamarı parçaladığı, bu iki yaranın ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye yol açtıkları, sağ kalçadan girip penisten çıkarak tekrar sol bacağa girip ve ardından çıkan merminin ise yumuşak doku seyirli olduğu ve yaşamsal tehlikeye yol açmadığı, İnceleme dışı katılan ... hakkında düzenlenen adli tıp raporundan; batına nafiz mermi çekirdeğinin karaciğer, mide ve dalakta yırtılma ve delinmelere neden olduğu, şahsın yaşamsal tehlike geçirdiği, İnceleme dışı katılan ... hakkında düzenlenen adli tıp raporundan; sağ omuz ve sırtta mermi isabeti olan şahsın, akciğer yaralanması, 5 ve 6. kaburga kemiklerinde kırık olduğu, yaralanma sonucu şahsın yaşamsal tehlike geçirdiği ve parapleji nedeniyle bacaklarının işlevini yitirdiği, Katılanlar ..., ... ve ... hakkında düzenlenen adli raporlardan, vücutlarında darp, cebir izi bulunmadığı ve alkollü olmadıkları, Anlaşılmaktadır. İnceleme dışı katılan ... Cumhuriyet Başsavcılığında; 16 yaşında olduğunu, olay günü arkadaşları olan diğer katılanlarla birlikte oturup konuştukları sırada önceden tanımadığı sanığın yanlarına gelerek dövmesini gösterdiğini, arkadaşlarıyla birlikte gülüştüklerini, bunun üzerine sanığın sinirlendiğini, karşılıklı küfrettiklerini, cebinde bulunan küçük çakı bıçağını çıkarması üzerine sanığın da tabanca çıkardığını, "1 Nisan şakası!" dediğini ancak tetiğe basmadığını, sırtını dönüp silahın namlusuna mermi sürdüğünü, sanığın daha sonra kendilerine doğru döndüğünü ve önce ...’e ardından da kendisine ateş etmeye başladığını, iki isabet alıp yaralandığını, yaralanması sonucu felç kaldığını, İstinabe olunan mahkemece yapılan keşif sırasında hastanede; Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinin doğru olmadığını, o ifadeyi tehdit altında verdiğini, sanığa hakaret etmediğini, bıçak çekmediğini, yanlarına gelen sanığın durup dururken "Dövme öyle olmaz böyle olur." diyerek ateş etmeye başladığını, ilk atıştan sonra silahın tutukluk yaptığını, sanığın "1 Nisan şakası!" dedikten sonra ateş etmeyi sürdürdüğünü, İnceleme dışı katılan ... kollukta; olay günü diğer katılanlarla birlikte liman içinde bulunan çay bahçesinde oturdukları sırada yanlarına gelen önceden tanımadıkları sanığın "Dövme öyle yapılmaz, böyle yapılır." dedikten sonra tabancasını kendilerine doğrulttuğunu ve tetiğe bastığını, silahın tutukluk yapması üzerine namluya 2-3 kez mermi vermeye çalıştığını, bu sırada mermilerin yere düştüğünü, "Şaka, şaka" diyen sanığın kendilerine sırtını döndüğünü, silahı yeniden kurduktan sonra kendilerine dönerek "Size 1 Nisan şakası yapacağım." diyerek üzerilerine doğru rastgele ateş etmeye başladığını, olay yerinden kaçmaya çalıştığı sırada sırtından vurulup yere düştüğünü, etraftaki şahıslardan birinin kendisini güvenli bir yere çektiğini, Cumhuriyet Başsavcılığında ve istinabe olunan mahkemede; sanığın ...’i vurması üzerine masadakilerle birlikte kaçmaya çalıştığını, olaydan önce sanıkla aralarında tartışma çıkmadığını, ...’ın sanığa bıçak çekmediğini, kendi çantasında kelebek tabir edilen bir bıçak bulunduğunu ancak bu bıçağı çantadan hiç çıkarmadığını, sanığın kendilerine 2-3 metre mesafeden ateş ettiğini, olaydan sonra ... isimli bir aracının katılan ...’ın beyanlarındaki gibi ifade vermesi için kendisine para teklif ettiğini, bu şahsın, olayın katılanların, sanığın eşini rahatsız etmesi nedeniyle meydana geldiğini söylediğini, İnceleme dışı katılan ... kollukta ve mahkemede; diğer katılanlarla birlikte aile çay bahçesinde bir masada oturdukları sırada sanığın masaya 1-2 metre kadar yaklaştığını, ardından durup belinden silah çıkardığını, silahı kendilerine doğrultup tetiğe bastığını, ancak silahın ateş almadığını, sanığın "Şaka yaptım." diyerek arkasını döndüğünü ve tekrar kendilerine yönelerek ateş etmeye başladığını, ilk kendisinin isabet aldığını, masadakilerin kaçmaya çalıştığını, daha sonra isabet alan ...’ın yere düştüğünü, dondurma dolabının hizasında kendisinin tekrar vurulduğunu, sanığı tanımadığını, neden ateş ettiğini bilmediğini, Cumhuriyet Başsavcılığında sanığın kendilerine üç metre mesafeden ateş ettiğini, ateş etmeden önce "Dövme öyle yapılmaz, böyle yapılır." şeklinde bir şey söylemediğini, açılan ateş sonucu belinden ve göğsünden yaralandığını, sanığı tanımadığı için sanığın olay sırasında ismini söyleyerek ateş ettiği iddiasının doğru olmadığını, Katılan ... kollukta; olay günü arkadaşları olan diğer katılanlarla birlikte çay bahçesinde oturdukları sırada yanlarına gelen sanığın "1 Nisan şakası, ... öyle dövme yapılmaz, böyle dövme yapılır." diyerek tabancayı üzerilerine doğrultup rastgele ateş açtığını, aralarında üç metre mesafe bulunduğunu, masadan kalkıp kaçmaya çalıştıklarını, sanığı tanımadığını, aralarında husumet bulunmadığını, Cumhuriyet Başsavcılığında; sanığın ilk önce ...’e ateş ettiğini, bunun üzerine masadakilerle birlikte kaçıştıklarını, sanığın ...’den sonra kimleri hedef aldığını görmediğini, açılan ateş sonucu ..., ... ve ...’un yaralandıklarını ancak kendisinin isabet almadığını, İstinabe olunan mahkemede; sanığın tetiğe basıp ateş etmeye başladığı sırada silahı hepsine birden doğrulttuğunu, olaydan önce herhangi bir tartışma, bakışma ya da konuşma olmadığını, yanlarına gelen sanığın doğrudan ateş etmeye başladığını, Katılan ... kollukta ve mahkemede; 17 yaşında olduğunu, olay günü arkadaşları olan diğer katılanlarla birlikte çay bahçesinde oturup konuştuklarını, saat 14.50 sıralarında sanığın oturdukları masaya yaklaştığını ve katılan ...’e seslenerek "Dövme öyle yapılmaz, böyle yapılır." dediğini, üç metre uzaklarında bulunan sanığın elinde tabanca gördüğünü, sanığın tabancanın üst kısmını iki kez çekip bıraktığını, bu sırada iki merminin yere düştüğünü, sanığın "Şaka, şaka" dedikten sonra arkasını döndüğünü, silahı düzeltip tekrar kendilerine dönerek "1 Nisan şakası" dediğini ve ateş açtığını, masadan kalkıp kaçmaya başladığını, katılan ...’i kan içinde yerde gördüğünü, sanığı tanımadığını, neden ateş ettiğini bilmediğini ancak duyduğuna göre torbacılık yapan sanıkla, katılan ... arasında uyuşturucu alışverişinden kaynaklanan husumet bulunduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığında, sanıkla katılan ... arasında nasıl bir sorun olduğunu bilmediğini, açılan ateş sonucu kendisinin isabet almadığını, Katılan ... kollukta; 14 yaşında olduğunu, olay günü diğer katılanlarla birlikte çay bahçesinde oturdukları sırada yanlarına gelen sanığın elindeki tabancayla "Gel bakalım ..., sana dövme yapacağım." dediğini ardından da "Şaka, şaka, 1 Nisan şakası, ... öyle dövme yapılmaz böyle dövme yapılır." diyerek önce katılan ...’e ateş açtığını, daha sonra da yaklaşık üç metre mesafeden kendisinin de aralarında bulunduğu tüm katılanlara doğru rastgele ateş etmeye başladığını, masadan kalkıp kaçmaya çalıştıklarını, sanığı tanımadığını, aralarında bir husumet bulunmadığını, Cumhuriyet Başsavcılığında; diğer katılanlarla masada oturdukları sırada sanığın yanlarına gelerek kolundaki dövmeyi gösterdiğini, ...’ın sanığa "Şerefsiz!" diyerek küfrettiğini, sanığın arkasını dönerek birkaç adım uzaklaştığını, katılan ...’ın bir çakı çıkardığını, sanığın kendilerine dönerek birden ateş etmeye başladığını, İstinabe olunan mahkemede; sanığın ateş ederken "1 Nisan şakası" sözünden başka söz sarf etmediğini, açılan ateş sonucu kendisinin isabet almadığını, Tanık ... kollukta; emekli astsubay olduğunu, olay günü arkadaşıyla kahvehanede oturduğu sırada arkasında silah sesi işittiğini, döndüğünde sanığı elindeki tabancayı tekrar doldurmaya çalışırken gördüğünü, sanığın tabanca ile iki el ateş ettikten sonra silahın tutukluk yaptığını, tabancasını tekrar dolduran sanığın yeniden ateş etmeye başladığını, sanığın karşısında bulunan kişi ya da kişileri hedef alarak ateş ettiğini, ateş ettiği kişilerin sanığa 15-20 metre uzakta olduklarını, kendisinin de sanığa yaklaşık aynı mesafede olduğunu, ateş eden sanığın daha sonra kaçarak olay yerinden uzaklaştığını, Cumhuriyet Başsavcılığında; katılanların oturduğu masa ile kendi masası arasında yaklaşık otuz metre mesafe bulunduğunu, olaydan önce herhangi bir tartışma kavga sesi işitmediğini, sanığın nişan alarak katılanlara ateş edip etmediğini görmediğini, zira silah seslerinden sonra o yöne baktığını, İstinabe olunan mahkemede; arkadaşıyla kağıt oynadığı yer ile olay yeri arasında elli metre mesafe bulunduğunu, silah seslerini işitince ayağa kalktığını, sanığın hem ateş ettiğini hem de geri çekildiğini gördüğünü, Tanık... Cumhuriyet Başsavcılığında; ... Jandarma Komutanlığında Tim Komutanı olarak görev yaptığını, olay günü görevli olduğunu, olay yerinde açıkta kelebek tabir edilen bir bıçak görmediğini ancak fotoğraf makinesi çantası içerisinde bir adet siyah renkli bu vasıfta bir bıçak gördüğünü, Tanık ... Cumhuriyet Başsavcılığında; sanığın babası olduğunu, sanığın iki yıl önce evlenip ayrı ev kurduğunu ancak evli olmasına karşın tanık ...’la ilişki yaşadığını, olaydan bir gece önce sanığın eve gelmediğini gelininden öğrendiğini, kendisini bulmak için ...’ya geldiğini, olayla ilgili bilgisinin bulunmadığını, Tanık ... Cumhuriyet Başsavcılığında; sanıkla uzaktan akraba olduklarını, müşterek akrabaları ...’ın olay tarihinden bir gün önce bıçaklanarak yaralandığını, bu olayla ilgili olarak sanığın kendisini birkaç kez aradığını, sanığa ... isimli şahsın olaya karıştığını söylediğini, sanığın da ...’ü bulabilmek için kendisini telefonla arayıp bilgi istediğini, sanığa ...’ün liman civarında dolaştığını söylediğini, olay günü limanda ...’ü arayan sanığın çok sayıda kişinin eşkalini tarif ederek bu şahısların ... olup olmadığını kendisine telefonla sorduğunu, katılanları tanımadığını, sanığın katılanlara neden ateş ettiğini de bilmediğini, ancak sanığın bu şahıslardan birinin ... olabileceğini düşünerek ateş etmiş olabileceğini, Tanık ... Cumhuriyet Başsavcılığında; sanığın amcasının oğlu olduğunu, olay günü kendisinden para isteyen kişilerle kavga ettiğini, bu kişilerin arasında ...’ın da bulunduğunu, sanığa bu olaydan bahsetmediğini, katılanları tanımadığını, olaya dair bilgisinin olmadığını, İstinabe olunan mahkemede; kendisini bıçaklayan kişiler arasında katılanlardan ... ve ...’ın olduğunu bildiğini, diğer katılanları tanımadığını, yüzleşse kavgaya katılıp katılmadıklarını söyleyebileceğini, tanık ... ...’in beyanlarının doğru olmadığını, sanığın bir gün önce karıştığı kavga nedeniyle katılanlara ateş ettiğini düşünmediğini, olayın tesadüf olduğunu, İfade etmişlerdir. Sanık aşamalarda benzer şekilde; Bigadiç ilçesi, ... köyünde ikamet ettiğini, balıkçılık yaparak geçimini sağladığını, işlerden bunaldığı için olay tarihinde ...’ya gezmek amacıyla gittiğini, katılanları tanımadığını, liman içerisinde dolaştığı esnada bir kafenin önünde inceleme dışı katılan ...’ın "A.. koyduğumun ibnesi, adam gibi dövme yapalım, öyle gez." diyerek kendisine sataştığını, sağ omzundaki dövmenin dirseğine kadar uzandığını, tişört giymesine rağmen dövmenin kısmen göründüğünü, bu laf atma üzerine "Ben sizi tanımıyorum." dediğini, katılanların ise "Biz buranın ağasıyız, paşasıyız." diyerek üzerine yürüdüklerini, inceleme dışı katılan ...’un kelebek tabir edilen bir bıçak çektiğini, tüm katılanların birden ayağa kalkıp etrafını çevirmeleri üzerine ruhsatsız silahını çektiğini ve silahının olduğunu göstermek için iki adet mermiyi yere düşürdüğünü, katılanlar saldırılarını sürdürünce önce havaya ateş ettiğini, kaçarken sırtı katılanlara dönük iken de ateş ettiğini, kimseyi hedef almadığını, öldürme ya da yaralama kastının olmadığını, tabancayı poşette taşıdığını, inceleme dışı katılan ... ile aralarında uyuşturucu satışından kaynaklanan husumet bulunmadığını, katılanların eşine karşı rahatsızlık verici bir davranışlarının da olmadığını, suçsuz olduğunu savunmuştur. V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarihli ve 36-294, 15.10.2025 tarihli ve 365-403 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, suçun işlenmesi ile bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrin ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmı gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Şu hâlde, isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira, kabili te'lif olmayan şüphe ve gerçeğin yan yana mevcudiyeti üzerinden salt bir kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kurallarına uygun olduğu söylenemeyeceği gibi maddi gerçekliğin bütünüyle ortaya çıkarıldığı da ileri sürülemeyecektir. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Katılanlar ..., ... ve ... ile inceleme dışı katılanlar ..., ... ve ...’in olay günü Çanakkale ili, Ayvacık ilçesine bağlı ... beldesindeki ... Aile Çay Bahçesi'nde oturup sohbet ettikleri, bu esnada katılanların oturduğu masanın yanından geçen sanık ... ile masada oturanlar arasında başlayan tartışma sonrasında sanığın elinde tuttuğu poşetten çıkardığı tabancayla yaklaşık iki metre mesafeden ateş etmeye başladığı, olay yerinde on iki adet 9 mm çapında boş kovan bulunduğu, çay bahçesini gölgeleyen brandada yedi adet delik tespit edildiği, sanığın açtığı bu ateş sonucu inceleme dışı katılanlar ..., ... ve ...'nın yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları, katılanlar ... ve ... ile ...’in ise isabet almayıp yaralanmadıkları, sanığın katılanlar ve inceleme dışı katılanların bulunduğu gruptakilerin dövmesinden bahisle kendisine küfretmeleri ve üzerine yürümeleri üzerine kimseyi hedef almadan korkutmak maksadıyla havaya ateş ettiğini savunduğu anlaşılan olayda; Tanıklar ... ve ...'un mahkemedeki, katılanların ise kollukça tespit edilen ilk beyanlarından, sanığın inceleme dışı katılanlarla olaydan önce sebebi tespit edilemeyen bir ihtilaf içerisinde olduğu, olay sırasında da doğrudan bu kişilerle tartışmaya girdiği, sanığın tartıştığı inceleme dışı bu katılanlara atışlarında isabet elde edip bu kişileri yaşamsal tehlike geçirecek şekilde ve birden fazla isabet alacak şekilde yaraladığı anlaşılmaktadır. Buna karşın birkaç metreden ibaret kısa mesafedeki aynı masada oturan, sabit ve açık hedef durumunda bulunan katılanlar ... ve ... ile ...’i hedefleyerek çok sayıda ateş etmesi durumunda hiçbir isabet sağlayamamasının izahının mümkün görünmemektedir. Olay sırasında sanığın yaptığı on iki atıştan yedisinin sanığın savunması ile örtüşecek şekilde havaya doğru yapıldığının olay yerindeki güneşliklerdeki mermi delikleri ile doğrulandığı da gözetildiğinde; mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması ve sanığa isnat edilen katılanlar ... ve ... ile ...’e yönelik suçları işlediğine dair tam bir vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı, in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilerek bu katılanlara yönelik suçlardan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Üyesi ...; "Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre olay tarihinde sanığın daha önce tanımadığı ve esasen husumetli bulunmadığı katılanların birlikte oturduğu masaya, dövmeleriyle dalga geçtikleri ve küfür ettikleri için tabancasıyla gelip tümüne doğru toplam 12 el ateş etmek suretiyle katılanlar ..., ... ve ...'i yaraladığı, katılanlar ..., ... ve ...'in ise isabet almadıkları olayda, Sanığın katılanlardan herhangi birini özellikle seçmeden aynı masada oturan tüm katılanlara sırayla ateş etmesi, atış sayısı, tutukluk yapan tabancasıyla tekrar kurarak ateş etmeye devam etmeyi sürdürmesi, masadakileri yaraladığı sırada diğer üç katılanın can havliyle kaçarak olay yerinden uzaklaşmaları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik sabit olan öldürmeye teşebbüs suçlarından da ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği düşüncesiyle itirazın reddi gerektiği görüşündeyim." düşüncesiyle, Çoğunluk görüşüne katılmayan on Ceza Genel Kurul Üyesi de; benzer görüşlerle itirazın reddedilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.03.2023 tarihli ve 3144-1281 sayılı temyiz taleplerinin esastan reddiyle hükümlerin onanmasına dair kararının, sanığın katılanlar ... ve ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan nitelikli kasten öldürme suçları ile katılan ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçu yönünden KALDIRILMASINA, 3- Sanık hakkında, katılanlar ... ve ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan nitelikli kasten öldürme suçları ile katılan ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince kurulan 15.11.2021 tarihli ve 1992-2464 sayılı mahkûmiyet hükümlerinin, sanığa isnat edilen suçların sabit olmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 4- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı kabul edilip, Özel Dairenin onama kararı kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi nedeniyle, sanık hakkında katılanlar ... ve ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan nitelikli kasten öldürme suçları ile katılan ...’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçuna yönelik cezalarının İNFAZININ DURDURULMASINA ve isnat edilen suçlar yönünden cezaevine alınmış olması hâlinde TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde derhâl salıverilmesi için MÜZEKKERE YAZILMASINA, 5- Dosyanın, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde yapılan birinci müzakerede yeterli yasal çoğunluk sağlanamadığından 16.09.2026 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/152, K. 2026/475, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2024-152-e-2026-475-k-f469cb29fcbf