Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/53 E. 2025/207 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2023/53
Karar No
2025/207
Karar Tarihi

İtirazname No : 2021/139519

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1824-2457

I. HUKUKÎ SÜREÇ Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3-4(a), 62, 52/2-4, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.06.2021 tarihli ve 107-332 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 13.10.2021 tarih ve 1824-2457 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, söz konusu kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 10.05.2022 tarih, 965-6008 sayı ve oy çokluğu ile temyiz isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Daire Üyeleri ... ve ...; "13.01.2021 tarihinde Ordu 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 30.12.2020 tarih 2020/2255 değişik iş sayılı önleme araması kapsamı ve 13.01.2021 tarihli 'Cumhuriyet savcısı ile yapılan görüşme ve alınan talimatlar tutanağı' içeriğinde ... firmasına ait İstanbul'dan Trabzon istikametine giden otobüsün yolcuların kimlik kontrolü amacıyla durdurulduğu ve suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine sanık tarafından koltuğunun önünde bulunan 3 adet pişmaniye kutusundan birisi içerisinde uyuşturucu olduğu bildirilmiş ve aramada 81.7 gr uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, hakkında yeterli delil bulunmadığı ve otobüsün suç şüphesi nedeniyle aranmasının mutlak olmadığı aşamada, otobüste kimlik kontrolünün yapıldığı sırada kendisine ait paketlerin birisinin içinde uyuşturucu madde olduğunu beyan ederek ve uyuşturucu maddeleri kolluğa kendi rızası ile teslim etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekmektedir." düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 18.07.2022 tarih ve 139519 sayı ile; "...Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, hakkında yeterli delil bulunmadığı ve otobüsün suç şüphesi nedeniyle aranmasının mutlak olmadığı aşamada, otobüste kimlik kontrolünün yapıldığı sırada kendisine ait paketlerin birisinin içinde uyuşturucu madde olduğunu beyan ederek ve uyuşturucu maddeleri kolluğa kendi rızası ile teslim etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekmektedir." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 21.11.2022 tarih, 11325-11969 sayı ve oy çokluğuyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONULARI Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve müzakere sırasında Ceza Genel Kurulu Başkanınca yeniden belirlendiği şekliyle Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1- Sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının, 2- Uygulanma koşullarının bulunduğu sonucuna ulaşılması hâlinde sanık hakkında anılan maddenin, bir cezasızlık nedeni olan 1. fıkrasının mı yoksa cezada bir indirim sebebi olan 3. fıkrasının mı uygulanması gerektiğinin, Belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 13.01.2021 tarihli olay tutanağına göre; Ordu İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince, Ordu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.12.2020 tarihli ve 2255 sayılı önleme araması kararına istinaden, 13.01.2021 tarihinde saat 08.00 sıralarında Gülyalı ilçesi, Turnasuyu Mahallesi, Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde Ordu istikametinden gelen araçların kontrolü amacıyla uygulama noktası oluşturulduğu, saat 09.45 sıralarında kontrol noktasına yaklaşan 34 *** *** plaka sayılı yolcu otobüsünün durdurulduğu, görevlilerce araçtaki yolcuların kimlik kontrollerinin yapıldığı sırada üzerlerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda; 21 numaralı koltukta oturan sanığın; "Koltuğun ön kısmındaki cep bölmesinde bulunan ve bana ait olan üç adet pişmaniye kutusundan bir tanesinin içinde uyuşturucu madde var." dediği ve ardından kırmızı renkli kutuyu açıp içinde daralı ağırlığı 90 gram gelen suç konusu uyuşturucu madde bulunan pembe renkli poşeti görevlilere teslim ettiği, görevlilerce uyuşturucu madde muhafaza altına alındıktan sonra sanığın emniyete götürüldüğü, konu hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının talimatına ve 13.01.2021 tarihli yazılı arama ve el koyma emrine istinaden sanığın üzerinde ve eşyalarında yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, Samsun Polis Kriminal Laboratuvarının 22.01.2021 tarihli raporuna göre; ele geçirilen 81,7 gram ağırlığındaki gri ve yeşil renkli bitki kırıntılarının, uyuşturucu maddelerden sentetik kannabinoidler grubunda yer alan MDMB-4EN-PINACA etken maddesini içerdiği, Anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Uyuşturucu veya uyarıcı madde imâl ve ticareti suçlarında etkin pişmanlığı düzenleyen TCK'nın 192. maddesinin 1 ve 3. fıkraları şöyledir; "(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. ... (3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir." Maddenin gerekçesinde de; "Maddede, uyuşturucu veya uyarıcı maddelere ilişkin suçlar bakımından özel bir pişmanlık hâli düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti suçlarına ilişkin etkin pişmanlık hâli düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre etkin pişmanlığın soruşturma başlamadan önce gösterilmesi gerekir. Etkin pişmanlık için, kişinin, diğer suç ortakları ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerler hakkında bilgi vermesi ve verilen bilginin, suç ortaklarının yakalanmasını ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması gerekir. Bu düzenlemede, etkin pişmanlık cezanın ortadan kaldırılmasını sağlayan bir şahsî sebep olarak kabul edilmiştir. ...

Üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti ya da kullanmak için satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması suçları ile ilgili olarak soruşturma başladıktan sonra, etkin pişmanlık göstererek suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek cezada indirim yapılması öngörülmüştür. Ancak, bu bilgi vermenin gönüllü olması gerekir. Etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için, bunun en geç hüküm verilmeden önce gerçekleşmesi gerekir..." açıklamalarına yer verilmiştir. Çağdaş suç ve ceza politikası, yaptırım teorisini zamanın ruhuna ve sosyolojik gerçeklere uygun olarak yeniden anlamlandırırken, ihlal edilen hakkın bir an önce ikamesi, ıslah ve onarıcı adalet gibi kurum ve kavramlar çerçevesinde mümkünse icrasına başlanan suçun işlenmemesi/tamamlanmaması (gönüllü vazgeçme/faalnedamet), değil ise sonuçlarının önlenmesi ya da telafisi (etkin pişmanlık) amacını öncelemektedir. Ayrıntılı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün ya da iştirak halindeki yapının kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün/iştirak halindeki yapının amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. Etkin pişmanlık hâlinde suç oluşmaktadır. Ancak bu durum cezayı kaldıran veya azaltan şahsi bir neden olarak düzenlenmektedir. Duyulan pişmanlık ve eylemin sonuçlarının bir kısmının da olsa bertaraf edilmesi nedeniyle faile ceza verilmemesi veya verilecek cezadan indirim yapılması kabul edilmektedir. Bu cümleden olarak, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imalinin, ticaretinin ve kullanımının, genel sağlığı bozmanın ötesinde kullanıcısının sağlığını, kişiliğini, toplumsal ilişkilerini tahrip etmesi, genel ahlakı etkilemesi, şiddet içeren birçok suçun kaynağı ve öncüsü, yarattığı ulusal ve uluslararası pazar ağları nedeniyle zorunlu ve öncelikle mücadele edilmesi gerektiren tehlike suçlarından olması ile bu suçların önlenmesi ve ortaya çıkartılmasındaki zorlukları da gözeten kanun vazıı, söz konusu suçlarla daha iyi mücadele edilebilmesi ve daha fazla başarı sağlanabilmesi amacıyla, suç ortaklarını ele veren veya suçun delillerinin ele geçirilmesini sağlayan faili ödüllendirmiştir. Bu kapsamda, gerek cezasızlık nedeni gerekse cezadan indirim sebebi olarak TCK'nın 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, daha fazla bir zararı önleyebilmek için daha az bir zarara katlanılması şeklinde ortaya çıkan, bu suçlarla mücadele edilmesi sırasında karşılaşılan zorlukları aşmaya yönelik bir tercihtir. Uyuşturucu madde suçlarıyla mücadele kapsamında bu şekilde bir tercihte bulunan kanun vazıı, TCK'nın 192. maddesinin 1. fıkrasında; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişinin, diğer suç ortaklarını veya suç konusu maddenin saklandığı ya da imal edildiği yerleri merciine haber vermesini, diğer bir anlatımla bu suçların failini, aynı suça katılan veya söz konusu suçu bağımsız olarak işleyen diğer bir faili ya da kendi suçunu ortaya çıkarmasını, söz konusu fıkradan yalnızca zaman itibarıyla ayrılan 3. fıkrasında ise; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ya da uyuşturucu madde imal veya ticareti suçlarını işleyen kişilerin, kendi suçlarının ya da diğer suç ortakları veya söz konusu suçları bağımsız olarak işleyen diğer bir failin suçunun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardım edilmesini cezadan indirim nedeni olarak düzenleme yoluna gitmiştir. Maddenin birinci fırkasında, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişilerin, yetkili makamların suçun işlendiğini haber almalarından önce suç ortaklarını ve suç konusu maddelerin saklandığı veya imal edildiği yeri bildirerek etkin pişmanlıkta bulunmaları hâli cezanın ortadan kaldırılmasını sağlayan bir neden olarak düzenlenmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasında ise uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişilerin, suçun işlendiğinin resmî makamlar tarafından haber alınmasından sonra, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmesi hâli cezadan indirim yapılması nedeni olarak hüküm altına alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasında düzenlenen cezasızlık durumunda resmî makamlar tarafından haber alınmadan/soruşturma başlamadan önce ihbar ve yardım yapılması gerekirken, üçüncü fıkrasında düzenlenen ve indirim nedeni olarak kabul edilen etkin pişmanlıkta resmi makamlarca haber alınmasından/soruşturma başlamasından sonra ve gönüllü olarak işbirliği yapılması aranmaktadır. TCK’nın 192. maddesinin 1. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir: 1- Fail TCK'nın 188. maddesinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır. 2- Haber verme bizzat fail tarafından yapılmalıdır. 3- Haber vermenin resmi makamlara yapılması gereklidir. CMK'nın 158. maddesinde gösterilen, bir suç hakkında soruşturma yapmakla yetkili olan adli ve idari merciler, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, savcılıklar, emniyet ve jandarma teşkilatı, suçları savcılıklara iletmekle yükümlü olan vali ve kaymakamlıklar, elçilikler ve konsolosluklar resmi makamlar kapsamında değerlendirilmelidir. 4- Fail tarafından yapılan bildirimin veya verilen bilginin, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından önce olması gereklidir. 5- Fail, diğer suç ortaklarını ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri bildirmelidir. 6- Failin verdiği bilgilerin, suç ortaklarının yakalanmasın ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesi için elverişli olması gerekir. TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için ise şu şartların birlikte gerçekleşmesi aranmalıdır: 1- Fail TCK'nın 188 ve 191. maddelerinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır. 2- Hizmet ve yardım bizzat fail tarafından yapılmalıdır. 3- Hizmet ve yardım soruşturma ya da kovuşturma makamlarına yapılmalıdır. 4- Hizmet ve yardım, gönüllü olarak, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından/soruşturma başlamasından sonra ancak hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir. 5- Fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir. 6- Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır. Birinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen suç ortakları kavramı geniş yorumlanmalıdır. Sadece TCK'nın 37, 38 ve 39. maddeleri anlamında suça iştirak edenler değil, failin uyuşturucu madde satın aldığı, kabul ettiği, sattığı veya verdiği diğer kişiler gibi suçla bağlantılı olan diğer şahıslar da bu kavram içinde değerlendirilmelidir. Anılan fıkralarda geçen "yakalanması" sözcüğü de, suç ortaklarının yakalanması ya da kim olduğunun belirlenmesi olarak kabul edilmelidir. Etkin pişmanlıkta aslolan, haksızlık zemininde, illegal alanda bulunduğunun bilincinde olan kişinin, farklı saiklerle (yakalanma korkusu gibi) iktiran etmiş de olsa samimi bir pişmanlık duyarak meşruiyete/legaliteye dönme irade ve eylemselliği içinde olmaktır. Ezcümle, tartışma konusu bakımından bu eylemselliğin, suçla ilgili bilinen her şeyin paylaşılması olduğu açıktır. Bu nedenledir ki, failin, birinci fıkrasında düzenlenen cezasızlık durumundan faydalanabilmesi için hem diğer suç ortaklarını hem de uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yeri bildirmesine, yine üçüncü fıkrada indirim nedeni olarak kabul edilen etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için hem suçun meydana çıkmasına hem de fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmesine her halükarda gerek olmayabilir. Etkin pişmanlık bakımından bunlardan birinin yapılması yeterlidir. Söz konusu fıkralarda yer alan ve bağlacının veya olarak anlaşılması gerekir. Doktrin ve Yargıtayın yerleşik kabulü de bu şekildedir. Diğer taraftan "gönüllülük", Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde; "bir iş yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken üstlenen" olarak tanımlanmıştır. Pişmanlık ve gönüllülük failin psikolojik dünyasıyla alakalı ve son derece soyut kavramlar olması nedeniyle sanığın gerçek ve samimi bir pişmanlık duyup duymadığı veya gönüllü olup olmadığının tespiti fevkalade zordur. Suç sonrasındaki tutum ve davranışların belli ölçüde cezadan kurtulma düşüncesine dayanması son derece insani bir durumdur (Baba, Türk Ceza Hukukunda Etkin Pişmanlık 2013 baskı syf 98). Bu nedenle aslında saptanmaya çalışılacak olan, failin salt cezadan kurtulma saikiyle değil fiilin yarattığı haksızlığı gidererek legaliteye dönme düşüncesiyle hareket edip etmediği hususudur ki bu da ancak her somut olay özelinde kişinin dış dünyaya yansıyan davranışlarıyla belirlenebilir. B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Olağan denetimler kapsamında, önleme araması kararına istinaden durdurulan yolcu otobüsünde, kolluk görevlilerince sanık ya da diğer yolcularla ilgili üst ya da eşya aramasına ilişkin herhangi bir icrai harekete başlanmadan ve arama yapılacağı da söylenmeden, doğrudan ve sadece kimlik kontrollerinin gerçekleştirildiği aşamada, araçtakilere hitaben, yanlarında herhangi bir suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine, 21 numaralı koltukta seyahat eden ve kendisine ait pişmaniye kutularından bir tanesinin içinde gizlenmiş uyuşturucu madde olduğunu söyleyerek, ticari amaçla İstanbul’dan Trabzon’a naklettiği suç konusu uyuşturucu maddeyi görevlilere teslim eden ve hakkında müsnet suçtan henüz başlatılmış ceza soruşturması da bulunmayan sanık hakkında, bir cezasızlık nedeni olan ve TCK’nın 192. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerekir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, Dört Ceza Genel Kurulu Üyesi ise; sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının DEĞİŞİK GEREKÇE İLE KABULÜNE, 2- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 965-6008 sayılı temyiz isteminin esastan reddi kararının KALDIRILMASINA, 3- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 13.10.2021 tarihli ve 1824-2457 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce kendi beyanıyla suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağlayan ve bu hâliyle etkin pişmanlık gösterip kendi suçunu ortaya çıkaran sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 4- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile kabul edilip Özel Dairenin temyiz isteminin esastan reddi kararının kaldırılmasına ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin hükmünün bozulmasına karar verilmesi nedeniyle sanığın cezasının İNFAZININ DURDURULMASINA ve TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için YAZI YAZILMASINA, 5- Dosyanın, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde yapılan müzakerede TCK'nın 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkin uyuşmazlık bakımından oy çokluğuyla, sanık hakkında anılan maddenin; bir cezasızlık nedeni olan 1. fıkrasının mı yoksa cezada bir indirim sebebi olan 3. fıkrasının mı uygulanması gerektiğine ilişkin uyuşmazlık yönünden ise birinci müzakerede yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından 14.05.2025 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/53, K. 2025/207, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2023-53-e-2025-207-k-9de51297e51a