Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/906 E. 2026/3448 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/906
Karar No
2026/3448
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/106 E., 2025/1762 K. DAVA TARİHİ : 12.10.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/340 E., 2024/85 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Rektörlüğüne (...) bağlı ... Araştırma ve Uygulama Hastanesinde temizlik personeli kadrolu işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin ... Sendikasının üyesi olduğunu, davacı tarafça taleplerinin fazla çalışma ücreti için 02.04.2018 arabuluculuk son tutanak tarihi arası olmak üzere; haftalık çalışma süresi olan 45 saati aşan çalışmaların davacının denkleştirmeyi ve fazla çalışma yerine izin kullanmayı kesinlikle kabul etmediğini, rızasının veya onayının da olmadığı dikkate alınarak tüm çalışma üzerinden fazla çalışma olarak hesaplanmasını, ara dinlenmenin yapılmadığı zamanlardaki çalışma sürelerinin de normal çalışma sürelerinden sayılması ile haftalık 45 saati aşan çalışmaların fazla çalışma ücreti olarak hesaplanması gerektiği, normal çalışma dışında nöbet tutulması hâlinde nöbet tutulan süre kadar fazla çalışma ücretinin hesaplanmasını, günlük 11 saati aşan çalışmalarınında fazla çalışma olarak hesaplanmasını, ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmalarının günlük 7,5 saatten fazla olan çalışmalarının fazla çalışma ücreti olarak hesaplanmasını, fazla çalışmanın yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda hakkaniyet indirimine gidilmemesi gerektiğini, müvekkilinin ara dinlenme yapmadığını, yapsa dahi toplu iş sözleşmesi gereği bu süre çalışma süresinden sayıldığından, tüm çalışmanın bir bütün olarak dikkate alınması gerektiğini, fazla çalışma esaslarının ara dinlenmesinin çalışma süresinden sayılmasının, çalışma sınırının ve ücretinin belirlenmesinde; 02.04.2018 tarihinden 31.10.2020 tarihine kadar kadroya geçiş ile ilgili toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak normal ücretin %60 zamlı, 01.11.2020 tarihinden dava tarihine kadar da 01.08.2020-31.07.2021 yürürlük süreli imzalanan toplu iş sözleşmesi kapsamında normal ücretin %70 zamlı, 01.08.2022 tarihi ile arabuluculuk tarihi arasındaki süre için ise, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 36. maddesine göre toplu iş sözleşmesinin art etkisi olarak %70 zamlı olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2020 tarihi itibarıyla ... Sendikası üyesi olduğunu, davacı vekilinin, davacının üyelik öncesi 2018-2019-2020 yıllarına ait fazla çalışma/fazla sürelerle çalışmasına ilişkin dava açmasına yetkisinin bulunmadığından işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği alacak kalemleri belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği ve bu alacak kalemleri bakımından belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkili Üniversitede temizlik personeli olarak sürekli işçi statüsünde çalıştığını, davacının sürekli işçi kadrosuna geçmesi sonrasında müvekkili idarenin, Çalışma ve ... Bakanlığı tarafından yayımlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanarak tüm ücret, diğer mali ve sosyal haklarının eksiksiz ödendiğini, işe giriş çıkışların kart okuma sistemi ile yapıldığını çalışma saatlerinin 08.00-17.00 olduğunu, her çalışanın giriş çıkışlarının aynı dakikada gerçekleşmesinin mümkün olmadığından dakikalık farklılıkların olabileceğini, imzalanan toplu iş sözleşmesine göre haftalık 45 saat olan çalışma süresini işyerinin özelliklerine göre haftada 5 gün veya 6 gün olarak düzenlemeye, sonradan iş icap ve zaruretlerine göre değiştirmeye yetkisi olduğu düzenlemesinin bulunduğunu ve davacının da bu düzenlemeyi kabul ettiğini, davacının günlük olarak değil haftalık olarak çalıştığı sürelerin 45 saati aşması hâlinde fazla çalışma olarak değerlendirme yapılması gerektiği, çalışma giriş çıkış kayıtların incelenmesi ile davacının haftalık 45 saati aşan bir çalışmasının olmadığı gibi eksik çalışmasının mevcut olacağının görüleceği, yemekhane giriş kayıtlarının tetkiki ile davacının ara dinlenme yapmadan çalıştığı iddiasının doğru olmadığının anlaşıldığı yemek molalarını kullandığının işyeri kayıtları ile de belgelendiğini, dava konusu edilen alacak kalemleri bakımından zamanaşımı def'inde bulunduklarını, faiz türüne, faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fazla çalışma alacağı hesabı bakımından davalı tarafça sunulan belgelerin tetkikinde davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığı, tüm ücretlerin ödendiği anlaşılmış ise de kapsamlı inceleme yapılması adına toplu iş sözleşmesi ve sunulan belgeler nezdinde bilirkişi incelemesi yapılması adına davacı vekiline Mahkemenin 4. celsesi 3. nolu ara kararı ile delil avansının yatırılması adına süre verildiği, verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde ve akabinde celse tarihi olan 18.11.2024 tarihine kadar delil avansının tamamının yatırılmadığı görülmekle, bilirkişi tarafından inceleme yapılması talebinden vazgeçmiş sayıldığı, öte yandan davacı tarafça iddiasını destekler tanık listesi sunulmadığı gibi, dinlenen davalı tanığı fazla çalışma yapılmadığı hususunu destekler beyanda bulunduğundan açıklanan tüm hususlar, sunulan belgeler ve tanık beyanı nazarında davacının toplu iş sözleşmesine bağlı olarak fazla çalışma yaptığı ve karşılığının ödenmediği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temizlik görevlisi olan davacının dosya kapsamında bulunan yazılı puantaj kayıtlarına göre, toplu iş sözleşmesi öncesi dönemde (01.08.2020) ara dinlenme düşüldükten sonra ve toplu iş sözleşmesi sonrası dönemde (01.08.2020) ara dinlenme sürelerinin çalışma süresinden sayılması hâllerinde dahi haftalık 45 saat normal çalışma süresinin aşılmadığı anlaşılmakla, Mahkeme kararının isabetli olduğu, (emsal dairelerinin 2025/1403 esas, 2025/1257 kararı) Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi ile gerekçesinde ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalının işe giriş çıkış kayıt sistemine müdahale ettiğinden kayıtların gerçeği yansıtmadığını, 2. Ara dinlenme çalışma süresinden sayılarak çalışma süresinin ara dinlenme dâhil 45 saat olarak esas alınarak fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/906, K. 2026/3448, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-906-e-2026-3448-k-2ced9218d219