Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4877 E. 2026/4001 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4877
Karar No
2026/4001
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/55 E., 2025/346 K. DAVA TARİHİ : 28.02.2019

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.06.2016-30.08.2018 tarihleri arasında davalı ... Elektrik Makina İnşaat Sanayi ve ... Limited Şirketinde (... Şirketi) kayden, diğer davalının asıl işveren olarak yürüttüğü Irak ülkesindeki yapım işinde idari işler sorumlusu olarak çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 06.06.2016-30.08.2018 tarihleri arasında idari işleri sorumlusu olarak müvekkili Şirketin yurt dışında bulunan işyerinde çalıştığını, aylık ücretinin net 2.000,00 TL olduğunu, müvekkili işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, yapıldığı hâllerde ise aylık hesap pusulalarında tahakkuk ettirilerek ödendiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını, davacıdan iki adet ibraname alındığını, herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Sistemleri Mühendislik ve Taahüt AŞ (... Şirketi) vekili; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının diğer davalının yurt dışında bulunan işyerinde çalıştığını, davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesinin 12.06.2024 tarihli kararı ile; davalılar vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2024 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, iş sözleşmesinde yazılı olan ücret miktarının asgari ücreti aşan kısmının dahi yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresini karşılayacak miktarda olduğunun anlaşılması karşısında ücretin içinde ödendiği anlaşılan fazla çalışmanın ispatlanan fazla çalışmadan indirilmesi gerektiği, bu husus gözetilmeden söz konusu sözleşme hükmüne değer verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davalıların ibranamedeki yazılı miktarların ödendiği yönündeki savunmaları dikkate alındığında davalılardan yapılan ödemelere ilişkin kayıt ve belgeleri sunmalarının istenmesi, ayrıca davacı asılın bu husustaki beyanının alınması ve ödenen tutarın mahsup edilmesi gerekip gerekmediğinin belirlenmesi gerektiği, bu husus gözetilmeden karar verilmesinin de eksik incelemeye dayalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacıya söz konusu miktarın ödendiği iddiası asılsız olup bahse konu ödemelerin müvekkilin alacaklarından mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, b. Davalı Şirket tarafından hiçbir ödeme belgesi sunulmadığını, c. İbranameyi kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte ödendiği iddia edilen tutarların müvekkilinin ücret alacağına ilişkin olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Uyuşmazlıkta uygulanacak hukukun belirlenmesinin kamu düzenine ilişkin olup resen değerlendirmede bulunulması gerektiğini, b. Davacı tanıklarının davalıya karşı davalarının bulunması nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceğini, c. Davacı tarafın talep etmiş olduğu tüm alacak kalemlerinin Irak hukuku kapsamında zamanaşımına uğradığını, d. Davacının aylık ücreti hatalı hesaplandığından kıdem ve ihbar tazminatının hatalı tespit edildiği ve davacının imzasına havi olan ibranamenin hukuka aykırı olarak hükme esas alınmadığını, e. Fazla çalışma ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür. 3. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Bozma kararının gereklerinin karşılanmadığını, b. Davacının ibranameyi ihtirazi kayıtsız imzalamış olması karşısında ibranamede yer alan tutarların hesaplamadan düşülmesi gerektiğini, c. Mahkemece alacaklardan indirim yapılmadığını,

d. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücretine ilişkin yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, e. Davacının yurt dışında geçen çalışma dönemleri bakımından ilgili ülke hukukunun uygulanması gerektiğini, f. Husumet itirazı ve zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, g. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini, h. Hükmedilen faiz oranı ve başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; fazla çalışma ücretinin hesaplanması, ödenen tutarların mahsubunun gerekip gerekmediği, faiz ve vekâlet ücretine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/4877, K. 2026/4001, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-4877-e-2026-4001-k-9ca64b79c08d