Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4567 E. 2026/4000 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4567
- Karar No
- 2026/4000
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/375 E., 2026/13 K. DAVA TARİHİ : 13.11.2020
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011-2018 yılları arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde kalfa yetkilisi olarak çalıştığını, son aldığı ücretin aylık net 4.500,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının Türk hukukuna göre alacak talebinde bulunamayacağını, yabancı hukuk ve yetki itirazında bulunduklarını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, taleplerin yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2023 tarihli kararı ile; davacının 01.12.2011-30.11.2017 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığı, aylık net ücretin 4.500,00 USD olduğu, işverence yapılan feshin haksız olduğu, davacının ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları bulunduğu, dava ve ıslah tarihleri itibarıyla beş yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 20.02.2024 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.10.2024 tarihli kararı ile; hukuk seçimi anlaşması bulunmayan tüm çalışma döneminde mutad işyeri hukuku olan ... Federasyonu hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2025 tarihli kararı ile; bozma kararına karşı önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2025 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde yeniden değerlendirme yapıldığında ücretin ödendiği yer, tarafların tabiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki çevrenin/ilişkilerin yoğunlaştığı yer gibi unsurlar dikkate alındığında hukuk seçimi anlaşması bulunmayan tüm çalışma döneminde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmakla direnme kararının bu yönüyle yerinde görüldüğü, ancak hafta tatili ücreti yönünden davacı tarafın hükmü temyiz etmediği de dikkate alındığında, 8.434,13 USD hafta tatili ücretinin hüküm altına alınmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dosyaya uygulanan hukukun yanlış değerlendirildiğini, 2. ... hukukuna göre alacakların zamanaşımına uğradığını, 3. Husumet itirazları bulunduğunu, 4. Hizmet süresi ve ücretin hatalı tespit edildiğini, 5. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiğini, davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; hafta tatili ücreti alacağının miktarına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.