Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4814 E. 2026/3926 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4814
- Karar No
- 2026/3926
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1974 E., 2026/33 K. DAVA TARİHİ : 22.10.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/658 E., 2023/320 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Federasyonunda (Federasyon) 21.04.2006 tarihinde işe başladığını, 26.02.2020 tarihinde iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, davacının son ücretinin net 22.000,00 TL olduğunu, çalışma süresi içerisinde fazla çalışma yaptığı hâlde karşılığının ödenmediğini yine hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının karşılıklarının da ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının davalı Federasyonda 21.04.2006 tarihinde işe başladığını, 26.02.2020 tarihinde alacakları ödenerek iş sözleşmesine son verildiğini, davalı Federasyon bünyesinde davacı tarafın bahsettiği şekilde bir çalışma sisteminin söz konusu olmadığını, davacının 270 saate kadar olan çalışmalarının ücrete dâhil olduğunu, personelin fazla çalışma yapması hâlinde serbest zaman kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli kararı ile; davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının bulunduğunu ispat ettiği gerekçeleriyle tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi kök ve ek raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2025 tarihli kararı ile; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu yönünden istinaf harçlarını yatırmadığı, harcın tamamlanması için usulüne uygun muhtıra çıkarılması ve oluşacak sonuca göre harcın yatırılmaması hâlinde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi, yatırılması hâlinde ise istinaf sebepleri esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilince 17.12.2025 tarihli celsede istinaf başvurusundan feragat edildiği, davacı tarafa istinaftan feragat yetkisi içeren vekâletname sunulması için süre verildiği, verilen süre içerisinde istinaftan feragat yetkisi içeren vekâletname sunulduğu, davacı vekilinin 14.01.2026 tarihli celsede istinaftan feragat beyanını yinelediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 348/2 hükmü gereğince reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı tarafın istinaftan feragat etmesi nedeniyle müvekkilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının bulunmadığını, sunulan puantaj kayıtlarının dikkate alınmadığını, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına geçiş yaptığını ve hâlen bu Kurumda çalışmakta olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, 3. Bordrolardaki tahakkukların dikkate alınmadığı, 4. Faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının istinaf başvurusunun feragatten reddine karar verilmesi ile davalının katılma yoluyla istinaf başvurusunun hukuki durumuna ilişkindir. Dosya içeriğine göre, Dairemizce davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu yönünden istinaf harçlarını yatırmadığı, harcın tamamlanması için usulüne uygun muhtıra çıkarılması ve oluşacak sonuca göre harcın yatırılmaması hâlinde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi, yatırılması hâlinde ise istinaf sebepleri esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile sadece davacı vekilinin istinaf başvurusu incelenerek verilen esastan redde dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra davacı vekilince 17.12.2025 tarihli celsede istinaf başvurusundan feragat edildiği, davacı tarafa istinaftan feragat yetkisi içeren vekâletname sunulması için süre verildiği, verilen süre içerisinde istinaftan feragat yetkisi içeren vekâletname sunulduğu, davacı vekilinin 14.01.2026 tarihli celsede istinaftan feragat beyanını yinelediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 348/2 hükmü gereğince reddine karar verilmiştir. Ne var ki Bölge Adliye Mahkemesince varılan sonuç hatalıdır. 6100 sayılı Kanun'un "Başvurma hakkında feragat" başlıklı 349. maddesi şöyledir: " (1) Taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce, istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez. (2) Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." Davacı vekilinin 14.06.2023 tarihli istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmiş ve 19.06.2025 tarihinde esastan reddine karar verilmek suretiyle sonuçlandırılmıştır. Sözü edilen karar Dairece 13.10.2025 tarihinde; davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu bulunduğu, ancak istinaf harçlarını yatırmadığı, harcın tamamlanması için usulüne uygun muhtıra çıkarılması ve oluşacak sonuca göre harcın yatırılmaması hâlinde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi, yatırılması hâlinde ise istinaf sebepleri esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının temyizi üzerine usulden bozulmuştur. Davacı vekili ise sözü edilen bu bozma kararından sonra 14.01.2026 tarihli celsede istinaf başvurusundan feragat ettiklerini beyan etmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 349/2 hükmü dikkate alındığında; davacı vekilinin istinaf başvurusu, Dairemizin bozma kararından önce Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karara bağlanmış olduğundan, bu aşamadan sonra istinaf başvurusunun feragat nedeniyle karar verilemeyeceği gibi davacının istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verildiğinden bahisle davalının katılma yoluyla istinafının reddine karar verilmesi de mümkün değildir. Belirtilen hususlar gözetilerek ve davalının katılma yoluyla istinafı yönünden bozma kararının gereği yerine getirilerek bir karar verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeniden bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.