Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4146 E. 2026/3817 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4146
Karar No
2026/3817
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1272 E., 2026/433 K. DAVA TARİHİ : 06.04.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/112 E., 2024/264 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 1996 yılı Eylül ayından iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiği 09.02.2023 tarihine kadar montaj, alüminyum işleme ustası olarak çalıştığını, müvekkilinin yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullanmadığını, asgari ücretin 300,00 TL fazlasının bordrolara yansıtılarak banka aracılığıyla ödendiğini, kalan miktarın elden ödendiğini, en son elden 2.050,00 TL ödeme yapıldığını, iş sözleşmesi feshedildikten sonra müvekkiline kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığını, ancak tazminatlarının eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının çalışma süresine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili Şirkette 3 dönem hâlinde kesintili bir şekilde çalıştığını, her döneme ilişkim bütün alacaklarının ödendiğini, ücretlerin bordroya yansıtılarak banka kanalıyla ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin talebi doğrultusunda ikale yoluyla sona erdiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı olmadığını, davacının yıllık ücretli izinlerinin tamamını kullandığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacı taraf kesintisiz çalıştığını iddia etmiş ise de, bu iddiayı ispatlayacak bir delilin mevcut olmadığı, dinlenen davacı tanıklarının bahse konu süreçte hizmetlerinin olmadığı, hizmet süresinin ... Kurumu kayıtlarına göre belirlendiği, elden ödeme iddiasının davacı ve davalı tanık beyanlarıyla doğrulandığı, davacının son aylık çıplak brüt ücretinin 12.875,39 TL olduğunun anlaşıldığı, davacının kıdem tazminatlarının asgari ücret üzerinden hesaplanıp ödendiği fakat davacının asgari ücretin üzerinde bir gelirle çalıştığının anlaşıldığı, tasfiye savunmasına itibar edilmediği, ispat külfeti altındaki davalı tarafça, davacının iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının dava açmakta haklı olduğu, işten çıkış kodunun (04) olarak bildirildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının bakiye yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı iddiası, taraf tanıklarının beyanları, davacının yaptığı iş ve kıdemi ile emsal ücret araştırmasına göre davacının en son brüt 12.875,39 TL ücretle çalıştığı, bu rakamın fesih tarihindeki asgari ücretin 1,29 katı olduğu, yol ve yemek yardımı eklendiğinde davacının son giydirilmiş brüt ücretinin 14.995,69 TL olduğu, davacının ilk dönem çalışmasının emeklilik nedeniyle sonlandırıldığı, ikinci ve üçüncü dönem çalışmalarının ise davalı tarafça haklı neden olmadan feshedildiği, her dönem çalışması sonunda davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, ancak bu ödemeler yapılırken asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı, davacının gerçek aldığı ücret ve buna göre tespit edilen giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmadığı, dolayısıyla ilk iki dönem çalışmasının tasfiyesinin kabul edilemeyeceği, son dönem çalışmasındaki son giydirilmiş brüt ücret üzerinden tüm çalışma dönemi için (ücretsiz izinde olduğu süre mahsup edilerek) kıdem tazminatı hesaplanarak, ilk iki dönem çalışması sonunda yapılan kıdem tazminatı ödemeleri fesih tarihine kadar hesaplanan yasal faiziyle mahsup edilerek ve son dönem çalışması sonunda ödenen kıdem tazminatı da mahsup edilerek bakiye kıdem tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, yine son dönem çalışması sonunda yapılan ihbar tazminatı ödemesi de davacının gerçek aldığı ücret ve buna göre tespit edilen giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmadığından tüm çalışma süresine göre ihbar tazminatı hesaplanarak ödenen ihbar tazminatı mahsup edildiğinde bakiye ihbar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, tanık beyanlarına göre fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacağının hesaplandığı, hafta tatilinde çalışma yaptığının davacı tanığı M. dışında davalı tanığı A'nın beyanından da anlaşıldığı, davacı tarafça ihtirazı kayıt olmadan imzalanan ve fazla çalışma tahakkuku içeren bordro döneminin fazla çalışma hesaplamasında dışlandığı, hesaplamalar tanık beyanlarına dayandığından %30 takdiri indirim uygulandığı, bu alacakların ödendiği ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça usulünce ispatlanamadığından fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatili alacağına hükmedilmesinin yerinde olduğu, davacının kesintili olan üç dönem çalışması için toplam 524 gün yıllık izne hak kazandığı, kullandığı 180 günlük yıllık izninin mahsubu sonucu bakiye 344 günlük yıllık izin alacağına hükmedilmesinin yerinde olduğu, ayrıca yıllık izin alacağı yönünden zamanaşımının oluşmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının üç dönem hâlinde çalıştığını, ilk iki dönem çalışmasının tasfiye edildiğini, 2. Ücret tespitinin hatalı olduğunu, 3. Davacıya kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının eksiksiz ödendiğini, 4. Davacının ilk iki döneme ilişkin yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımına uğradığını, davacıya yıllık izinlerinin kullandırıldığını, 5. Davacının hak etmiş olduğu fazla çalışma ücreti alacaklarının kendisine ödendiğini, alacağı bulunmadığını, 6. Müvekkiline ait işyerinde hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ilk iki dönem çalışmasının tasfiye edilip edilmediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, hesaplamaya esas alınan ücretin tespiti, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların ispatı ve hesap yöntemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/4146, K. 2026/3817, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-4146-e-2026-3817-k-72f213cfaff7