Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4083 E. 2026/3580 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4083
Karar No
2026/3580
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/773 E., 2026/120 K. DAVA TARİHİ : 07.09.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/318 E., 2024/3 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; ödeme talebi ve ihtarının davalı tarafından reddedilmesi üzerine açtığı idari işlemin iptali davası neticesinde talep ettiği alacaklarının davalıdan alınarak tarafına ödenmesine karar verildiğini, ancak davalı tarafın alacağı eksik ödediğini, bunun üzerine bakiye alacağını tahsil maksadıyla davalıya karşı idare mahkemesinde açmış olduğu tam yargı davasının devam ederken davalı tarafından bir miktar kısmi ödeme yapıldığını, davalının borcunun çok az kısmını ödediğini ileri sürerek yanlış hesap, eksik ödeme, faizin ödenmemesi ve enflasyon sebebiyle zarara uğrayan alacağına ilişkin işbu davayı açtığını, kıdem tazminatı, maaş ücreti, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve aşkın zararının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def''inde bulunduklarını, davacının çalıştığı işyerinin 20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilân edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) gereğince kapatıldığından 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (675 sayılı KHK) 16/3 hükmü gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddinin gerektiğini, yapılan işlemlerin tamamen mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının herhangi bir hak kaybı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 675 sayılı KHK'nın 16/1 hükmü kapsamında yapılan değerlendirmeye göre; davacının çalıştığı işyerinin KHK ile kapatıldığı, 675 sayılı KHK'nın 16/3 hükmü gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asıl temyiz dilekçesinde; 1. Dava şartı yokluğu gerekçesinin maddi gerçeklikle ve hukukla çatıştığını, 2. Olumsuz görev uyuşmazlığının söz konusu olduğunu, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, 3. Davalı İdarenin varlık yetersizliği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının çalıştığı ... KHK kapsamında kapatılmasının, işçilik alacaklarının tahsiline yönelik davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddini gerektirip gerektirmediğine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/4083, K. 2026/3580, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-4083-e-2026-3580-k-73a68c24f03b