Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3920 E. 2026/3578 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3920
Karar No
2026/3578
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2332 E., 2026/69 K. DAVA TARİHİ : 30.04.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/276 E., 2025/504 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ......... bulunan işyerinde vasıflı işçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ve arabuluculuk sürecinin usulüne uygun gerçekleştirilmediğini, işe iade ile birçok alacağın ödenmesinin önüne geçmek için toplu ibra alındığını ileri sürerek ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazının olduğunu, kanuna uygun olarak arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını, davacının hak ve alacaklarının ödendiğini, davacı tarafça somut delillerin ortaya konulamadığını, davacının serbest iradesiyle görüşmelerin gerçekleştiğini ve ihtiyari arabuluculuk tutanağının imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabuluculuk görüşmelerinin bireysel olarak yapılmadığı, anlaşma evraklarının toplu olarak hazırlandığı ve usule uygun bir görüşme yapılmaksızın tutanakların imzalandığı, görüşmeye arabulucu tarafından davet edilmediklerini beyan etmeleri karşısında usulüne uygun bir ihtiyari arabuluculuk görüşmesi yapılmadan arabuluculuk anlaşma belgesinin düzenlendiği sonucuna varılmakla taraflar arasında imzalanan 09.03.2023 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının iptali ile davanın kabulüne, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenlerce arabuluculuk görüşmelerinin toplu olarak gerçekleştirildiği, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesinin öngörüldüğü, ayrıca tutanağa ''işe iade davası da dâhil olmak üzere herhangi bir hak talebinde bulunulamayacağı hususunda anlaşmışlardır.'' şeklinde ibare eklendiği, kanun hükümlerine göre usulüne uygun bir başvuru olmadığı, arabuluculuk görüşmelerinin toplu olarak yapıldığı ve mevzuat hükümleri çerçevesinde usulüne uygun, geçerli bir tutanak düzenlenmediği, davacı tarafça iptali talep edilen ihtiyari arubuluculuk tutanağının 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na aykırı olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, 2. İşin yapıldığı yerin arabuluculuk görüşmelerine engel olamayacağını, 3. Arabulucu hakkında açılan soruşturma neticesinde hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, 4. Arabulucu hakkında Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından idari işlem yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, 5. Davacı tanıklarının işverene karşı davası olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3920, K. 2026/3578, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3920-e-2026-3578-k-b5fbda262cc2