Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/389 E. 2026/2800 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/389
Karar No
2026/2800
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1596 E., 2025/1478 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/170 E., 2024/430 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dava davalısı ... Lojistik ve ... Destek Hizm. Tic. Ltd. Şti. (... Lojistik ve ... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenlikte 04.03.2010-05.05.2015 tarihleri arasında yurt içi ağır vasıta şoförü olarak net 3.250,00 TL ücretle çalıştığını, asgari geçim indirimi alacakları, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi, aldığı ücret üzerinden sigorta primlerinin yatırılmaması, rıza ve muvafakati alınmadan fazla çalışma yaptırılması, tatil günlerinde çalıştırılması nedeniyle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili ücretleri ve eksik ödenen ücret ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının 04.03.2010-05.05.2015 tarihleri arasında ... Uluslararası Nakliyat Lojistik Tur. İnş. Gıda Ltd. Şti.nde (... Uluslararası Nakliyat Şirketi) çalıştığını, işçilik alacakları için ilgili Şirkete dava açıldığını, mahkeme kararının icraya konulduğunu, davalı ... Uluslararası Nakliyat Şirketi ile ... Lojistik ve ... Şirketi arasında organik bağ bulunduğunu, asıl davada talep ettikleri işçilik alacaklarının davalılar ... Lojistik ve ... Şirketi ile davalı ... Uluslararası Nakliyat Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Uluslararası Nakliyat Şirketi tarafından usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen, davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. 2. Davalı ... Lojistik ve ... Şirketi cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, işbu dava ile istenilen taleplerin daha önceden açılan davada görülerek karara bağlandığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-(i) hükmü gereği dava şartının bulunmadığını, her iki davalı Şirketler arasında organik bağ bulunmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili Şirket nezdinde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... sicil kayıtlarının incelenmesinde, her iki Firmanın da işyeri adreslerinin aynı olduğu, Firmaların iş konularının benzer nitelikte olduğu, kaldırma kararı sonrasında dinlenilen tanık beyanlarından davacının her iki Firma için de çalıştığı, duruşmada beyanı alınan Şirket yetkilisi ..'nin beyan içeriği de dikkate alındığında davalılar arasında organik bağ bulunduğu, tüm çalışma süresine ilişkin alacaklardan müteselsilen sorumlu oldukları, davalı işverenlikçe ücretlerin elden ödendiği, sigorta primine esas ücretin gerçek ücreti yansıtmadığı, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin düşük gösterildiği, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediği, bu durumlar karşısında davacının kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde iş sözleşmesini feshettiği, davacının karşılığı ödenmeyen ücret ve asgari geçim indirimi alacakları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Lojistik ve ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden dosya kapsamına ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı ... Lojistik ve ... Şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Lojistik ve ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazlarının bulunduğunu, Mahkemece davalılar arasındaki organik bağın yeterli şekilde araştırılmadığını, müvekkili Şirketin, diğer Şirketlerle herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, davalının eskiden olduğu gibi ... Lojistik ve ... Şirketi olarak faaliyetine devam ettiğini, davalıların organik bağını gösteren somut delil bulunmadığını, 2. Davacının hangi şirkette fiilen çalıştığının tespit edilmediğini, Mahkemece bu hususta yeterli araştırma yapılmayıp, kararda müteselsil sorumluluk kaydıyla müvekkili Şirketin de taraf hâline getirildiğini, 3. Dosyadaki itirazlarının ve delillerinin yeterince incelenmediğini, zamanaşımı def'i ileri sürmelerine rağmen kararda bu itiraza hiç değinilmediğini, 4. Davacının aynı dava konusu için iki ayrı hukuki süreç başlattığını, davacının davalı ... Uluslararası Nakliyat Şirketine karşı İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesinde dava açtığını, mahkeme kararını icra takibine koyduğunu, işçilik alacaklarına istinaden icra takibine başladıktan sonra müvekkili Şirkete karşı aynı iddialarla dava açtığını, 6100 sayılı Kanun'un 114. maddesinde belirtilen dava şartlarına aykırı davrandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; zamanaşımı, organik bağ, husumet ve derdestlik hususlarına ilişkindir. 1.Dairemiz uygulamasına göre koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan alacak kalemleri bakımından asıl davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı ret kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek açılan belirsiz alacak davasında bu husus, dava tarihi ve Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Asıl dava sadece davalı ... Uluslararası Nakliyat Şirketine, birleşen dava hem bu Şirket hem de davalı ... Lojistik ve ... Şirketine açılmıştır. Ne var ki Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında, asıl dava kısmında davalı ... Lojistik ve ... Destek Şirketinin yanı sıra dava dışı, taraflarla ve dosyayla bağlantısı anlaşılamayan ... Lojistik ve Depolama ... Ltd Şti.nin de davalı olarak gösterilmesi mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğinde kabul edilmiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Lojistik ve ... Şirketi vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Somut uyuşmazlıkta; davacı işçi tarafından asıl dava, davalı ... Uluslararası Nakliyat Şirketine açılmıştır. Asıl dava hakkında verilen kısmen kabul kararı üzerine davacı işçi tarafından 25.01.2018 tarihinde işçilik alacakları ile ilgili icra takibi yapılmıştır. Birleşen dava ise davalı ... Uluslararası Nakliyat Şirketi ile davalı ... Lojistik ve ... Şirketi arasında organik bağ bulunduğu, asıl davada talep ettikleri işçilik alacaklarının her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili talebiyle 26.03.2021 tarihinde her iki davalıya açılmış ve davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen davada davalı ... Lojistik ve ... Şirketi süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürmüştür. Davalı ... Lojistik ve ... Şirketi yönünden, birleşen dava tarihinden geriye doğru beş yıl gidildiğinde, bu süreye Covit-19 salgını nedeniyle zamanaşımı duran 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasındaki 95 günlük süre ile arabuluculuk sürecinde geçen 9 günün eklenmesi sonucu 12.12.2015 tarihinden önceki fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil, hafta tatili ücretleri ile ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) "Zamanaşımı süresi" kenar başlıklı ek madde 3 hükmü şöyledir: "İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıldır. a) Kıdem tazminatı. ..." 4857 sayılı Kanun'un geçici madde 8 hükmü şöyledir: "Ek 3 üncü madde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra sona eren iş sözleşmelerinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ve tazminatlar hakkında uygulanır. Ek 3 üncü maddede belirtilen yıllık izin ücreti ve tazminatlar için bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam eder. Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, ek 3 üncü maddede öngörülen süreden uzun ise, ek 3 üncü maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olur." Fesih tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler, uygulama ve öğretiye göre kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacakları hakkın doğumundan itibaren 10 yıllık zamanaşımına tâbidir. Fesih tarihi olan 05.05.2015 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin 05.05.2025 tarihinde dolması gerekmektedir. 25.10.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 15. maddesi ile 4857 sayılı Kanun'a eklenen ek maddede kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıl olarak belirlenmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere aynı Kanunun 16. maddesi ile 4857 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 8 hükmüne göre, zamanaşımının sona ereceği 05.05.2025 tarihi ile 7036 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 25.10.2017 tarihleri arasındaki süre 7 yıl 6 ay 10 gün olup, bu süre ek 3. maddede öngörülen 5 yıllık süreden uzundur. Şu hâlde, ek 3. maddenin yürürlüğe girdiği 25.10.2017 tarihinden itibaren 5 yıllık süre sonu olan 25.10.2022 tarihine, Covit-19 salgını nedeniyle duran süreler ile arabuluculukta geçen süreler ilave edildiğinde 05.02.2023 tarihinde zamanaşımı süresi dolmuş olacaktır. Birleşen dava tarihinin 26.03.2021 olduğu ve birleşen davada ıslah yapılmadığı gözetildiğinde, birleşen dava davalısı ... Lojistik ve ... Şirketinin zamanaşımı def'i nedeniyle sadece100,00 TL kıdem tazminatı ile 100,00 TL yıllık ücretli izin alacağından sorumlu olacağı dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/389, K. 2026/2800, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-389-e-2026-2800-k-94d0cbce908b