Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3551 E. 2026/3145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3551
Karar No
2026/3145
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1876 E., 2025/2484 K. DAVA TARİHİ : 04.12.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/278 E., 2024/276 K.

BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Bakırköy 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/1231 E., 2023/105 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Bakanlık), davalı ... Belediyeler ve Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (...), davalı ... Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikası (...), davalı ... (... Sendikası), davalı ... Belediye Başkanlığı (Belediye) ve davalı ... ... Personel AŞ (... Şirketi) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı ...-İş Sendikası vekilince istinaf yoluna başvurulmamıştır. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı ...-İş Sendikasının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı ...-İş Sendikası vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Davalılar Bakanlık, ..., ..., Belediye ve davalı ... Şirketi vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı ... (... Sendikası) vekili dava dilekçesinde; davalı Bakanlık tarafından 27.11.2019 tarihli ve 30961 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2019/147 Karar No.lu işkolu tespitinde; ... Şirketi işverenine ait ...... sicil No.lu işyerinde; vatandaşlara diş tedavisi hizmeti verildiği, ..... sicil No.lu işyerinde ise; psikolojik destek ve engelli vatandaşlara yardım hizmetlerinin yapıldığını, yürütülen bu işlerin belediyelerin görev ve sorumlulukları arasında sayılan işler olduğu, bu nedenle yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 20 sıra No.lu genel işler işkolunda yer aldığının tespit edildiğini, ancak Bakanlıkça bu tespit yapılırken işverence yapılan işin dikkate alınmadığını, diş tedavisi hizmeti ile psikolojik destek ve engelli vatandaşlara yardım hizmetlerinin genel işler işkolunda sayılmasının hatalı olduğunu, söz konusu faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 17 sıra No.lu sağlık ve ... işkolunda sayıldığını, tespit konusu işyerlerinde tamamıyla sağlık hizmeti veya sağlık hizmetini tamamlayan yardımcı sağlık hizmeti verildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Bakanlığın 27.11.2019 tarihli ve 30961 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2019/147 Karar No.lu işkolu tespitinin iptali ile ...... 34... ..... sicil No.lu işyerlerinde yapılan işlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 17 sıra No.lu sağlık ve ... işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; başvuru üzerine davalı Bakanlık tarafından yapılan inceleme sonucu; .... 34... ... sicil No.lu işyerlerinde yapılan işlerin genel işler işkoluna girdiğine ilişkin yapılan tespitin isabetli olmadığını, tespit konusu işyerlerinde tamamıyla sağlık hizmeti veya sağlık hizmetini tamamlayan yardımcı sağlık hizmeti verildiğini, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356 sayılı Kanun) ve İşkolları Yönetmeliği hükümlerine göre tespite konu işyerlerinin 17 sıra No.lu sağlık ve ... işkolunda yer aldığını ileri sürerek davalı Bakanlığın işkolu tespiti kararının iptali ile işkolu tespiti konusu ....... 34... ..... sicil No.lu işyerlerinde yürütülen işlerin 17 sıra No.lu sağlık ve ... işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde; yerinde yapılan geniş incelemeler neticesinde verilen işkolu tespit kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde; 5393 sayılı Belediye Kanunu (5393 sayılı Kanun) uyarınca tespite konu işyerlerinde yapılan her türlü hizmetin belediyelerin yetki, görev ve imtiyazları arasında olduğunu ve belediye hizmetlerinin tamamının İşkolları Yönetmeliği'nde genel işler işkolu içerisinde sayıldığını, davalı Bakanlığın dava konusu 27.11.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2019/147 Karar No.lu işkolu tespit kararının 6356 sayılı Kanun'a, 5393 sayılı Kanun'a, İşkolları Yönetmeliği'ne ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; belediye hizmetlerinin İşkolları Yönetmeliği'nin 20 sıra No.lu genel işler işkolunda yer aldığını, davaya konu işkolu tespit kararında, dava konusu işyerinin genel işler işkolunda olduğunun tespit edildiğini, işkolu tespit kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, işkolunun tespitine konu işyerlerinde çalışan işçilerin belediye hizmetlerine yönelik işlerde çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ...-İş Sendikası vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; işveren Şirketin davalı Belediyeye ait bir belediye iktisadi teşekkülü olduğunu, davalı Belediyenin hizmetlerini hizmet alım yoluyla gerçekleştirdiğini, 27.11.2019 tarihli ve 30961 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2019/147 Karar No.lu işkolu tespitinin hukuka uygun olduğunu, belediye sınırları içindeki her türlü sağlık hizmetlerinin belediyelerin görev yetki ve sorumluluğunda belediye hizmetleri kapsamında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 5. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tespitin 5393 sayılı Kanun'un 14, 15... . maddeleri ve 6356 sayılı Kanun'un 4/2 hükmü ile Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu, davalı işveren Şirketin müvekkili Belediyenin görev ve sorumluluklarının yerine getirilmesi kapsamında faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 6. Asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı Sendika ile ortak fikir içerisinde olduklarını, tespit konusu işyerlerinin faaliyet alanının İşkolları Yönetmeliği'nin 17 sıra No.lu sağlık ve ... işkolu olduğunu, bu işyerlerin girişinden çıkışına kadar yapılan işlerin tamamının sağlık hizmeti veya sağlık hizmetini tamamlayan yardımcı sağlık hizmeti olduğunu, uluslararası normlar, yapılan işin ve verilen hizmetlerin niteliği, emsal mahkeme kararları, ihale şartnameleri, ihale sözleşmeleri, çalışanların fiilen yaptıklan işler birlikte değerlendirildiğinde tespite konu işyerlerinin İşkolları Yönetmeliği'nin 17 sıra No.lu sağlık ve ... işkoluna girdiğini, aynı konuya ilişkin taraflarınca davanın eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. 7. Diğer davalılar davaya cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen işyerlerinde diş tedavisi hizmeti ile psikolojik destek ve engelli vatandaşlara yardım hizmetlerinin verildiği, bu işlerin serbest bir şekilde herkes tarafından yapılabilen mal ve hizmet üretimi faaliyetlerinden olduğu, münhasıran belediyeye ait işlerden olmadığı, İşkolları Yönetmeliği ekindeki işkolları listesinin genel işler işkoluna dair "belediyelerin şirketleri, bağlı kuruluşları, müessese ve işletmeleri ile bunların birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirketlerin diğer işkollarında faaliyet gösteren işyerleri hariç" şeklinde düzenleme bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık, davalı ..., davalı ... Şirketi, davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür. 2. Davalı ...-İş Sendikası vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür. 4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür. 5. ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür. 6. Davalı ...-İş Sendikasının temyiz istemi reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 4 ve 5. maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ... davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve Mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Somut uyuşmazlıkta dava konusu işyerinin davalı alt işveren ... Şirketine ait olması sebebiyle, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde verilen karar bu yönü itibarıyla isabetsizdir. 2. Somut uyuşmazlıkta Bakanlık tarafından 27.11.2019 tarihli ve 30961 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2019/147 Karar No.lu işkolu tespit kararı ile davalı ... Şirketi işverenine ait ....... sicil No.lu işyerinde; vatandaşlara diş tedavisi hizmeti verildiği, ...... sicil No.lu işyerinde; psikolojik destek ve engelli vatandaşlara yardım hizmetlerinin yapıldığını, yürütülen bu işlerin belediyelerin görev ve sorumlulukları arasında sayılan işler olduğu, bu nedenle yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 20 sıra No.lu genel işler işkoluna girdiği belirlenmiştir. Buna karşın yargılama safhasında alınan ve hükme esas teşkil eden 25.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda; ....... sicil No.lu işyerinde vatandaşlara diş tedavi hizmeti, ..... sicil No.lu işyerinde psikolojik destek ve engelli vatandaşlara yardım hizmeti verildiği, bu iki işyerinin bağımsız işyerleri olduğu, uyuşmazlığa konu işyerlerinde asıl işin sağlık hizmeti verilmesi olduğu, ...... sicil No.lu işyerinin faaliyet konusunun yatılı olmayan hekimlik hizmeti ve ....... sicil No.lu işyerinde diş hekimliği ile ilgili uygulama faaliyetleri olduğu, bu hizmetlerin serbest bir şekilde herkes tarafından yapılabilen mal ve hizmet üretimi faaliyetlerinden olduğu, yalnızca belediyelere ait hizmetler olmadığı, münhasıran belediye hizmetleri kapsamında yer alamayacağı, uyuşmazlık konusu işyerlerinin 17 sıra No.lu sağlık ve ... işkolunda yer aldığı değerlendirilmiştir. İşkolu, toplu iş hukukumuzun en önemli kavramlarındandır. 6356 sayılı Kanun'un 3/1 hükmü gereğince, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. Bu anlamda toplu iş hukukumuzda işkolu esasına göre sendikalaşma ilkesinin kabul edildiği ve işkolu kavramı ile sendikaların hukuki olarak faaliyet sınırının belirlendiği ifade edilebilir. 6356 sayılı Kanun'un 4/1 hükmüne göre işkolları, Kanun'a ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir.

İşkolu kavramı ile çalışma yaşamında benzer nitelikte olan faaliyet türleri gruplandırılmak suretiyle tasnif edilmektedir. Hukukumuzda, bu suretle oluşturulan işkolu sayısı yirmi olarak belirlenmiştir. İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında işyerine bağlı yerler ile eklentiler ve araçların bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması hâlinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda amaçta birlik, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile yönetimde birlik, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir. İşyeri kavramının unsurları da nazara alındığında, teknik amaç doğrultusunda yapılan işin niteliğine göre işkolunun belirlenmesi gerektiği ifade edilebilir. Bununla birlikte, aynı işyerinde farklı nitelikte mal veya hizmet üretimlerinin söz konusu olması durumunda, birden fazla teknik amaç mevcut olabilir. Bu ihtimalde, işyerinde yürütülen faaliyet kapsamındaki ağırlıklı işin niteliğine göre işkolunun tespit edilmesi gerekmektedir (Fevzi Şahlanan, Toplu İş Hukuku, İstanbul, 2020, s.50; Aziz ... Tuncay, Burcu Savaş Kutsal, Toplu İş Hukuku, İstanbul, 2019, s.50). Dairemiz içtihadına göre belediyelerin görev, sorumluluk ve imtiyazları kapsamında yer alan faaliyetlerin yürütülmesi ve yapılan işin niteliğine ilişkin ayrıksı bir düzenleme bulunmaması durumunda, gerek doğrudan belediyeye ait işyerleri gerekse belediye şirketlerine ait işyerlerinin kural olarak genel işler işkolunda yer aldığı kabul edilmektedir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 13.10.2022 tarihli ve 2022/12975 Esas, 2022/12276 Karar sayılı kararı). 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun (5216 sayılı Kanun) 7. maddesi ile 5393 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen faaliyetlerin, belediyeler tarafından yerine getirilmesi bakımından bir görev ve sorumluluk olarak öngörülmesi sebebiyle belediye hizmetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği tartışmasızdır. Bununla birlikte 5393 sayılı Kanun'un 15. maddesinde belirtilen faaliyetlerin yetki ve imtiyaz olarak öngörülmesi sebebiyle anılan hüküm bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Nitekim 5393 sayılı Kanun'un 15/1-(a) hükmünde "Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak" şeklindeki düzenleme ile yerel hizmetler bakımından belediyelerin genel yetkili olması öngörülmüş ise de hangi nitelikteki faaliyetlerin münhasıran belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamında belediye hizmeti sayılması gerektiği belirlenmelidir. Belediyelerin yetkileri, kendilerine verilen görevleri yerine getirmek için onlara tanınan ve kamu gücünden kaynaklanan üstünlük ve ayrıcalıklar olup bu yetkiler 5393 sayılı Kanun'un 15. maddesinde düzenlenmiştir (... Günday, İdare Hukuku, ..., Onuncu Baskı, 2011, s. 493). 5393 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde de ifade edildiği üzere açıkça başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki her türlü görev ve hizmetin belediyelerce yapılacağı ve bazı istisnalarla belediyelerin, mahalli müşterek hizmetler bakımından kendi sınırları içinde genel yetkili oldukları öngörülmüştür. Belirtmek gerekir ki esasında serbest bir şekilde herkes tarafından yapılabilen mal ve hizmet üretimi faaliyetlerinin de belediyelerce yapılabilmesine imkân tanındığı anlaşılmış ise de bu faaliyetlerin münhasıran belediyelerin yetkileri ve imtiyazları kapsamında yürütüldüğü kabul edilemez. Bu itibarla tespit konusu işyerlerinde yürütülen faaliyetlerin niteliğine göre değerlendirme yapılması gerektiği tartışmasızdır. Dava konusu .... 34... ..... sicil No.lu işyerlerinde yapıldığı tespit edilen vatandaşlara diş tedavisi hizmeti verilmesi, psikolojik destek ve engelli vatandaşlara yardım faaliyetlerinin 5393 sayılı Kanun'un 14/1-(b) hükmü ile 5216 sayılı Kanun'un 7/1-(v) hükmü uyarınca belediyeler tarafından yerine getirilmesi bir görev ve sorumluluk olarak öngörülmesi sebebiyle belediye hizmetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla belirtilen işyerlerinin genel işler işkolunda yer aldığı kabul edilmelidir. Ayrıca her dava, açıldığı tarihteki fiilî ve hukuki duruma göre karara bağlanır. Bu nedenle Mahkemece dava konusu işkolu tespit kararının verildiği tarihte yürürlükte olmayan ve 12.05.2023 tarihinde yapılan düzenleme ile İşkolları Yönetmeliği'ne ekli cetvelin 20 sıra No.lu genel işler işkolu tablosuna eklenen "belediyelerin şirketleri, bağlı kuruluşları, müessese ve işletmeleri ile bunların birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirketlerin diğer iş kollarında faaliyet gösteren iş yerleri hariç" ibaresinin gerekçe gösterilmesi de isabetli değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgularla dosya kapsamında mevcut deliller, bilirkişi raporu ve iş müfettişi raporundaki tespitlere göre Bakanlık işkolu tespit kararı isabetli olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Buna göre 6356 sayılı Kanun'un 5/1 hükmü uyarınca hükümlerin bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ...-İş Sendikası Temyizi Yönünden Davalı ...-İş Sendikası vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Diğer Davalılar Temyizi Yönünden Açıklanan sebeplerle; Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 1. Asıl ve Birleşen davanın REDDİNE, 2. Birleşen davada Davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın REDDİNE, 3. Asıl Dava Dosyası Bakımından; a) Karar tarihi itibarıyla alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan, peşin alınan 44,40 harcın mahsubu ile bakiye 687,60 harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı Bakanlığın yaptığı 2.605,00 TL, davalı ... ... Sendikasının yaptığı 507,50 TL, ... Şirketinin yaptığı 6.140,20 TL, davalı ...-İş Sendikasının yaptığı 9.389,80 TL, davalı ... Sendikasının yaptığı 2.952,50 TL ve davalı ...-İş Sendikasının yaptığı 4.694,75 TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile ilgili davalılara ödenmesine, c) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ... ve ... Sendikasından alınarak davalılar Bakanlık, ..., ..., ... ve davalı ... Şirketine müştereken verilmesine, 4. Birleşen Dava Dosyası Bakımından; a) Karar tarihi itibarıyla alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan, peşin alınan 44,40 harcın mahsubu ile bakiye 687,60 harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı ... İşçileri Sendikasının yaptığı 9.843,92 TL, davalı Bakanlığın yaptığı 2.605,00 TL, davalı ... Şirketinin yaptığı 6.140,20 TL, davalı ...-İş Sendikasının yaptığı 9.389,80 TL, davalı ... Sendikasının yaptığı 2.952,50 TL ve ... Sendikasının yaptığı 4.694,75 TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile ilgili davalılara ödenmesine, c) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ... ... Sendikasıdan alınarak davalılar ..., Türkiye Genel Hizmetler Sendikası, ..., davalı ... İşçileri Sendikası, davalı Bakanlık ve davalı ... Şirketine müştereken verilmesine, d) Yargılamada davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ... ... Sendikasından alınarak davalı Belediyeye verilmesine, 5. Davalı ... tarafından yatırılan 2.338,80 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 3.608,50 TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 5.947,30 TL harcın davacılardan müştereken alınarak davalı ...-İş Sendikasına verilmesine, davalı ...-İş tarafından yatırılan 855,20 TL istinaf karar harcının istek hâlinde ilgili davalıya iadesine, 6. Davalı ... Şirketi tarafından yatırılan 2.338,80 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 3.608,50 TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 5.947,30 TL harcın davacılardan müştereken alınarak davalı ... Şirketine verilmesine, davalı ... Şirketi tarafından yatırılan 855,20 TL istinaf karar harcının istek hâlinde ilgili davalıya iadesine, 7. Davalı ... tarafından yatırılan 2.338,80 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 3.608,50 TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 5.947,30 TL harcın davacılardan müştereken alınarak davalı ...-İş Sendikasına verilmesine, davalı ... tarafından yatırılan 855,20 TL istinaf karar harcının istek hâlinde ilgili davalıya iadesine, 8. Davalı ... tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 3.608,50 TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 4.777,90 TL harcın davacılardan müştereken alınarak davalı Belediyeye verilmesine, davalı ... tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının istek hâlinde ilgili davalıya iadesine, 9. Davalı ... tarafından yatırılan 3.608,50 TL temyiz yoluna başvurma harcının davacılardan müştereken alınarak ilgili davalıya verilmesine,

10. Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ..., ..., davalı ...-İş Sendikası, davalı ... ve davalı ... Şirketine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3551, K. 2026/3145, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3551-e-2026-3145-k-af5b6402f5e0