Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2886 E. 2026/5112 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2886
Karar No
2026/5112
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1094 E., 2025/2002 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 46. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/424 E., 2025/108 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.2009-22.09.2017 tarihleri arasında çalıştığını, tarihleri arasında davalı işyerinde sorumlu haber müdürü olarak basın işçisi olarak çalıştığını , iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, basın işçilerine her 6 ayda bir zam yapıldığı düşünüldüğünde ücretinin net 4.400,00 TL olması gerektiğini ancak yapılması gereken zamların yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ile alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin davacının işe gelmemesi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını, davacının son brüt ücretinin 2.400,00 TL olduğunu, ücret artışlarının yazılı olarak ücret artış mutabakatları ile yapıldığını, ücret bordrolarının davacı tarafından imzalandığını ve herhangi bir ihtirazı kayıt konulmadığını, davacının fazla çalışmalarının karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 01.09.2009-22.09.2017 tarihleri arasında toplam 8 yıl 21 gün çalıştığı, davacının yaptığı işin niteliği, iş yerindeki kıdemi ve bordrolar dikkate alınarak davacının brüt ücretinin 2.400,00 TL olduğu, taraflar arasında imzalı 04.01.2017 tarihli ücret artış mutabakatında, davacının 01.01.2017 tarihi tibarıyla günlük brüt ücretinin 80,00 TL olacağının (aylık 30 gün x 80 TL = 2400 TL) kararlaştırıldığı, davacının davalı işyerinde haber spikeri olarak çalıştığı anlaşıldığından gazeteci olan davacının çalışmasının 5953 sayılı ... Kanunu (5953 sayılı Kanun) kapsamında olduğu, davalı tarafça sunulan belgelerin incelenmesinde davacının 19.07.2017, 20.07.2017, 21.07.20 17... .07.2017 tarihleri arasında devamsızlık yaptığının tespit edildiği, tutanakta imzası yer alan tutanak mümzileri Ş.Ş., M.A. ve A.A'nın davalı tarafça tanık olarak bildirildiği, tutanak tanıklarının Mahkeme huzurunda verdikleri yeminli beyanları ile tutanakları doğruladıkları bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, ücret bordrolarının tamamının imzalı olduğu ve fazla çalışma ücreti tahakkuku içerdiği, davacının çalışma sürelerinin tespitine yine ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığına dair yazılı belgeye rastlanmadığından ispatlanamayan taleplerin reddinin gerektiği, taraflar arasında imzalanan ücret artış mutabakatlarından, davacının günlük brüt ücretinin 2016 yılı için 75,00 TL ( aylık 30 gün x 75 TL = 2.250,00 TL), 2017 yılı için 80,00 TL ( aylık 30 gün x 80 TL = 2.400,00 TL) olarak kararlaştırıldığı, ücret bordrolarında günlük brüt ücretin ücret artış mutabakatlarına uygun tahakkuk ettirildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe devam ettiği veya devamsızlığının haklı bir nedene dayandığı yolunda bir iddiası olmadığı, İlk Derece Mahkemesince feshin haklı nedene dayandığı yolundaki kabulü ve buna göre kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar vermesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının fazla çalışma talebinin bordroların imzalı olması, her ay fazla çalışma tahakkuklarının yer alması, imzalı bordroların aksinin yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafça bu yönde delil sunulmadığı gerekçesiyle reddedildiği, dosya kapsamında davacının bu yönde sunduğu delil olmadığı dolayısıyla davacının imzalı bordroların aksini yazılı belge ile ispat edememesi karşısında davacının alacaklarının 5953 sayılı Kanun'a göre hesaplanması gerektiği yolundaki itirazının da yerinde olmadığı, hüküm altına alınan ücret alacağında da isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kıdem ve ihbar tazminatlarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Ücret alacağına yönelik talebin dava dilekçesinde ve 12.11.2019 tarihli dilekçe ile bildirilmesine rağmen bu dilekçelerin yok sayıldığını, 3. Hesaplamaların basın işçisi olduğunun kabulü ile yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin son bulması nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı ile ücret, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2886, K. 2026/5112, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2886-e-2026-5112-k-a37f44e91b1f