Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2517 E. 2026/4989 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2517
- Karar No
- 2026/4989
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/832 E., 2026/72 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/23 E., 2024/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.1998-15.09.2021 tarihleri arasında davalı bünyesinde ayakkabı imalat ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından emeklilik nedeniyle sona erdirildiğini, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini, karşılığı ücretlerin ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından istifa etmek suretiyle sona erdirildiğini, davacının ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından emeklilik nedeniyle sona erdirildiğinin anlaşılmasına göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, davacının ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının usulünce ispatlanamadığı, davacının kıdemine göre hak kazandığı yıllık ücretli izin haklarının kullandırıldığı veya karşılığı ücretin ödendiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, asgari geçim indiriminin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesine, davalı işveren tarafından 2018 yılı imzalı bordrolarda asgari geçim indirimi tahakkuklarının davacının evli, 2 çocuklu ve eşinin çalışmamasına göre yapılmasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama ve ispat kuralları ile istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere göre yapılan incelemeye göre, dosyaya sunulan 2018 yılına ait imzalı bordrolarda asgari geçim indirimi tahakkuklarının bulunduğu, dolayısıyla hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda hesaplamaya dâhil edilen 2018 yılına ait 3 aylık asgari geçim indirimi alacağının hesaplanan toplam asgari geçim indirimi alacağından dışlanmamasının hatalı olduğu, bu hususun Dairece dikkate alındığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İş sözleşmesinin davacı işçi tarafından istifa etmek suretiyle sona erdirildiğini, bu nedenle göre davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, 2. Tespit edilen ücretin hatalı olduğunu, 3. Davacının yıllık ücretli izin hakkını fiilen kullandığını, 4. Davacının asgari geçim indiriminin imzalı bordrolar ile ödendiğini, 5. Davacının fazla çalışma yapmadığını, talebin reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, davacının asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin ile fazla çalışma ücret alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.