Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/191 E. 2026/2490 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/191
- Karar No
- 2026/2490
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1299 E., 2025/1804 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/134 E., 2025/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti.ne (.. Lojistik Şirketi) davalı .. tarafından kiralık olarak verilen 43... ve 41... plakalı araçlarda 06.05.2008-22.08.2017 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, kıdem tazminatının asgari ücret üzerinden ödendiğini, son aylık ücretinin net 3.250,00 TL olduğunu, bir kısmının elden bir kısmının banka yolu ile ödendiğini, son ücretinin 1.500,00 TL'lik kısmının da hâlen ödenmediğini, haftanın 6 günü çalıştığını, .. ile .. hattında .. Fabrikasına yedek parça taşıdığını, Fabrikaya giriş çıkış saatlerinin davalı ... tarafından takip edildiğini, çalışma saatlerinin belirli olmadığını, yedek parça ihtiyacı doğrultusunda çağırıldığı saatlerde işinin başında hazır olduğunu, son 3 yıla ait yıllık izinlerini kullanmadığını, resmî tatillerin tamamında çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, ulusal ... ve genel tatil ücretleri ile eksik ödenen ücret alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı .. .. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalının ihbar olunan .. Nakliye Gıda Tic. Ltd. Şti.ne (.. Şirketi) hizmet verdiğini, taşımacılık işini bu Firmaya yaptığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının asgari ücretle çalıştığını, iş ilişkisinin istifa ile son bulduğunu, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, yasal olarak şoförler için günlük 9 saatlik sınır olduğunu, çift şoför olarak çalıştıklarını, davacının fazla çalışma yapmadığını, tatil günlerinde çalışmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 13.09.2017 tarihinde davacıya 16.346,00 TL tazminat ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ..'in kim olduğunu bilmediklerini, müvekkili Şirket ile ihbar olunan ... Şirketi arasında taşıma hizmeti alımı olduğunu, adı geçen Şirket ile müvekkili arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, 01.04.2016-01.04.2019 tarihlerini kapsayan taşıma hizmet sözleşmesi imzalandığını, sadece ihtiyaç doğrultusunda talep edilen sayıda aracın temini ve istenilen yere taşınması konusunda mutabık kaldıklarını, davacının ücretine, çalışma saatlerine ilişkin bilgilerinin olmadığını, davacının ayın bazı günlerinde çift şoför olarak çalıştığını, yasal olarak şoförler için günlük 9 saatlik sınır olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda; dosya kapsamında davacının, davalı .. . sigortalısı olarak diğer davalı ... Şirketinin taşımacılık işinde çalıştığı, davalı ... Şirketinin asıl işveren, davalı ...'in alt işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu oldukları, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak sonlandırıldığı, karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, yıllık ücretli izin, ulusal ... ve genel tatil ücretleri ile eksik ödenen ücret alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emsal içtihatlara göre, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıkların dinleneceği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince yargılamanın ilerleyen zamanlarında ara karardan dönülerek davacı vekilinin hazır olduğunu bildirdiği ve dinlenmesinden açıkça vazgeçmediği tanıkların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 243 ve devamı maddeleri uyarınca dinlenmesinde isabetsizlik görülmediği, dosyaya ihbar olunan .. Şirketi tarafından davalı .. ..'e ait aracı kiraladıklarına ilişkin sözleşme sunulduğu, açıklamada da .. Lojistik Şirketi ile aralarında nakliye sözleşmesi olduğunun belirtildiği, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı .. ..'e ait olan aracın ihbar olunan .. Şirketi tarafından şoförlü olarak kiralandıktan sonra davacının davalı ... Şirketine ait nakliye işinde çalıştırıldığı, bu durumda davalı ... Şirketinin asıl işveren olarak alacaklardan sorumlu olduğu, taraf tanık beyanlarına göre davalı ...'in beden gücü ile çalışmasının bulunmadığı, bu nedenle davalının esnaf statüsünde olmadığı, işçilik alacaklarınına dair İlk Derece Mahkemesi değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davaya bakmakta iş mahkemelerinin görevli olmadığını, müvekkilinin esnaf olduğunu, davacının iş kanunu kapsamında işçi olmadığını, b. Davacı tanıklarının dinlenmesinin usule aykırı olduğunu, c. Ücret tespitinin hatalı olduğunu, ç. Davacı istifa ederek ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını, d. Davacının tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığını, isticvap edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, e. Davacının eksik ödenen ücret alacağı bulunmadığını, f. Fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil çalışmaları iddialarını davacının ispat edemediğini, şoför olması nedeniyle mevzuat gereği fazla çalışma yapmadığını, g. Davacının ayrılışı esnasında tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının yeterli gerekçeyi taşımadığını, b. Müvekkili Şirketin davacının işvereni olmadığını, diğer davalı ve ihbar olunan Öztürkler Şirketi ile müvekkili arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, c. Davacı tanıklarının dinlenmesinin usule aykırı olduğunu, beyanları esas alınarak yapılan hesaplamalara itibar edilemeyeceğini, d. Ücret tespitinin hatalı olduğunu, imzalı bordrolar varken emsal ücret araştırması yapılamayacağını, e. Davacının fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil çalışmalarını ispat edemediğini, Karayolları Trafik Yönetmeliği gereği davacının günde 9 saatten fazla araç kullanamayacağını, f. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, istifaen işten ayrılan davacının kıdem tazminatının iyiniyetle ödendiğini, bu durumun davacıya tazminat hakkı vermediğini, g. Davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını, tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığını, işçilik alacaklarının müvekkili Şirketten istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin işveren sıfatı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; husumet, görev, davalı gerçek kişinin gerek 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu gerekse bu Kanun’u yürürlükten kaldıran 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu uyarınca esnaf olup olmadığı, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, dava konusu alacakların alacakların ispatı, davacı tanıklarının dinlenmesinin usule uygun olup olmadığı ve ücretin miktarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.