Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1814 E. 2026/2222 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1814
- Karar No
- 2026/2222
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/124 E., 2025/520 K. DAVA TARİHİ : 28.12.2017
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı projelerde 2012-2014 yılları arasında kalıpçı ustası olarak sabit 1.480,00 USD sabit ücret ile çalıştığını, işyerinde haftanın yedi günü 07.00-20.00/21.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını, fakat karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışmasının .. ..&... ... Şirketi nezdinde gerçekleştiğini, ücret ödemelerinin bu Şirket tarafından yapıldığını, davalı Şirket ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, davacının iş görme borcunu yabancı bir ülkede ifa etmesi sebebiyle taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsurunun bulunduğunu, uyuşmazlığa yabancı ülke hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının yurt dışında elçilik projelerinde çalıştığını, iş ilişkisinin belirli süreli olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı talep edilemeyeceğini, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli kararı ile; davacının davalı Şirketin yurt dışı projelerinde 07.11.2012-206.06.2014 tarihleri arasında çalıştığı, davacının kıdemi, yaptığı iş ve emsal ücret araştırmaları dikkate alındığında gerçek ücretinin aylık 1.480,00 USD olduğu, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin bilirkişi raporunda belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli kararı ile; genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına girmesinin sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlandığı, somut olayda davalı işveren tarafından düzenlenen sözleşme dosyaya sunulmuş ise de bu sözleşmeler imzalanmadan önce davacı işçinin sözleşmenin ayrıntılarına, özellikle uygulanacak ülke hukukunun hangisi olduğuna dair bilgilendirildiğine, aydınlatıldığına ve müzakere edildiğine yönelik iddia ve ispat bulunmadığı, davacının yabancı hukukun uygulanması talebi bulunmadığı ve hakların tespitinde Türk iş hukukunun nispi emredici asgari kuralları uygulanıp daha iyi bir imkân verse de davacı bunu talep etmediğinden davalının itirazı üzerine yapılacak inceleme sonucunda daha ileri hakların ortaya çıkması hâlinde davacının bu yönde talebi bulunmadığı, davacı fiilen çalışırken Türk iş hukukuna özgü kuralların sahada uygulandığı, yabancı ülke hukukunun olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, aylık ücret tespitinin yerinde olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli olmasını gerektirecek objektif nedenin bulunmadığı, davalı tarafından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili alacağı, genel tatil ücreti talepleri yönünden istinaf edilen kararda, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belge ve delillere göre; İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, mutad işyeri hukuku olan Afganistan hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli kararı ile; Afganistan İslam Emirliği Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Genel Müdürlüğü Hukuk, Suç ve Tutuklu İşleri Genel Müdür Yardımcılığı Hukuk Masasına ait 07.09.2022 tarihli ve 78 sayılı yazısında Afganistan ülkesinde işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklara uygulanacak olan 131, 1 32... . maddelerin bildirildiği, buna göre çalışılan ülke mevzuatında dava konusu taleplere ilişkin herhangi bir hukuki düzenlemenin bulunmadığı, bu hâliyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk hukukuna göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, 11.03.2025 tarihinde Dairece, bozma kararının gereğinin yerine getirilmediği ve eksik incelemeyle karar verildiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının tekrar bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak çalışılan ülke mevzuatında dava konusu taleplere ilişkin herhangi bir hukuki düzenlemenin bulunmadığı, bu hâliyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk hukukuna göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazında bulunduklarını, 2. İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma yapılmaksızın mevzuat bulunmadığından bahisle uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanmasının hatalı olduğunu, 3. Davacının proje bazlı bir işte belirli bir sonucun gerçekleşmesine ve belirli süreli iş sözleşmesine dayalı çalıştığını, davacının iş bu davaya konu çalışmalarının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandıracak çalışmalar olmadığını, 4. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, aylık ücret miktarı, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.