Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1749 E. 2026/1594 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1749
Karar No
2026/1594
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2192 E., 2025/3837 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/282 E., 2025/195 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... (Bakanlık) ve ... Yatırım AŞ (... Şirketi) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; başvuru üzerine davalı Bakanlık tarafından yapılan inceleme sonucu 31.03.2020 tarihli ve 31085 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2020/60 Karar numaralı işkolu tespitinde; davalı ... Şirketinin ... sicil No.lu işyerinde yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 15 sıra No.lu taşımacılık işkoluna girdiği, ... sicil No.lu işyerinde yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 13 sıra No.lu inşaat işkoluna girdiği, ... sicil No.lu işyerlerinde yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 18 sıra No.lu konaklama ve eğlence işleri işkoluna girdiği tespit edildiğini, dava konusu tespitin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na (6356 sayılı Kanun), 5393 sayılı Belediye Kanunu'na (5393 sayılı Kanun), 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'na (5216 sayılı Kanun), İşkolları Yönetmeliği'ne ve Yargıtay yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, ... Şirketinin belediye hizmetlerini yürütmek üzere kurulduğunu, yönetim ve denetim yetkisinin dava dışı Belediyeye ait olduğunu, işyerinde yürütülen faaliyetlerin belediyelerin görev ve sorumlulukları altında olan belediye hizmetleri olduğunu, işyerinde yürütülen asıl ve yardımcı işlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 20 sıra No.lu genel işler işkoluna girdiğini ileri sürerek davalı Bakanlığın işkolu tespiti kararının kısmen iptali ile davalı Şirkete ait ..., ..., ... sicil No.lu işyerlerinde yürütülen işlerin genel işler işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; işkolu tespit kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Otel Lokanta ve Eğlence Yerleri İşçileri Sendikası (...) vekili cevap dilekçesinde; tespite konu olan işyerlerinde yürütülen faaliyetlerin nitelikleri itibarıyla belediyenin kendisine tanınan hak ve imtiyazlar çerçevesinde sunabileceği hizmetler olduğunu, söz konusu işlerin belediyelerin asıl görevleri arasında sayılmadığını, bu nedenle belediyenin asıl görevleri arasında yer almayan faaliyetlerin belediye şirketi tarafından yürütülmesinin bu işlerin işkolunu değiştirmeyeceğini, Bakanlığın tespitinin mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hukuki dayanaktan yoksun eldeki davanın reddini talep ettikleri, ... Şirketinin belediye iştiraki olduğunu, ancak bütün işlerinin dava dışı belediyenin iş ve hizmetleri olduğu anlamına da gelmediğini, müvekkili Şirketin ayrı bir tüzel kişiliği ve yönetim organları olduğunu, çeşitli işkollarında çeşitli iş alanlarında birçok iş yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... Belediyeler ve (... Sendikası) vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkili Sendika yönünden taraf sıfatı yokluğundan reddini istemiştir. 5. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Şirketinin dava dışı ... Belediye Başkanlığının iştiraki olduğu, alınan 07.03.2025 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda; 2023 yılı öncesi düzenlemeye göre İşkolları Yönetmeliği'nde belediye hizmetlerinin hiçbir ayrım yapılmaksızın ve sınıf kodu verilmeksizin 20 sıra No.lu genel işler işkoluna dâhil edildiği, herhangi bir istisnaya yer verilmediği, dava konusu işyerlerinin belediyeler tarafından yürütülen faaliyetleri yerine getirmek amacıyla ve 5393 sayılı Kanun'un 70. maddesine dayanılarak kurulan bir şirkete ait olduğu, Belediyenin kendi görevleri arasında yer alan faaliyetleri kendisi yerine getirmeyip bu amacı gerçekleştirmek üzere Şirket kurmasının yapılan faaliyeti belediye hizmeti olmaktan çıkarmayacağı, davanın açıldığı tarihteki yürürlükteki İşkolları Yönetmeliği'ne göre dava konusu işyerlerinin tamamının genel işler işkoluna girdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...-İş Sendikası, davalı ... ve davalı Bakanlık vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür. 2. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu işkolu tespitinin hukuka uygun olduğunu, Yargıtay içtihadı uyarınca herkes tarafından yürütülebilen mal ve hizmet üretimi faaliyetlerinin belediyelerin görev yetkileri kapsamında yer almadığını ve genel işler işkolu kapsamında değerlendirilemeyeceğini, b. Davalının harçtan muaf olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 4 ve 5. maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1. Somut uyuşmazlıkta Bakanlık tarafından 31.03.2020 tarihli ve 31085 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2020/60 Karar numaralı işkolu tespit kararı ile davalı ... Şirketine ait ... sicil No.lu işyerinde yükleme, boşaltma işlerinin yürütüldüğü ve yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 15 sıra No.lu taşımacılık işkoluna girdiği, ... sicil No.lu işyerinde konaklama tesisine ait binaların bakım ve onarımı işlerinin yürütüldüğü ve bu faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 13 sıra No.lu inşaat işkoluna girdiği, ... sicil No.lu işyerlerinde çay bahçesinde yiyecek içecek satım ve servisi ile düğün salonu işletilmesi faaliyetlerinin yürütüldüğü ve bu faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 18 sıra No.lu konaklama ve eğlence işleri işkoluna girdiği belirlenmiştir. Buna karşın yargılama safhasında alınan ve hükme esas teşkil eden 07.03.2025 havale tarihli bilirkişi raporunda; 2023 yılı öncesi düzenlemeye göre İşkolları Yönetmeliği'nde belediye hizmetlerinin hiçbir ayrım yapılmaksızın ve sınıf kodu verilmeksizin 20 sıra No.lu genel işler işkoluna dâhil edildiği, herhangi bir istisnaya yer verilmediği, dava konusu işyerlerinin belediyeler tarafından yürütülen faaliyetleri yerine getirmek amacıyla ve 5393 sayılı Kanun'un 70. maddesine dayanılarak kurulduğu, belediyenin görevleri arasında yer alan faaliyetleri kendisi yerine getirmeyip bu amacı gerçekleştirmek üzere şirket kurmasının yapılan faaliyeti belediye hizmeti olmaktan çıkarmayacağı, İşkolları Yönetmeliği'nde 2023 yılında yapılan değişiklik öncesi uyuşmazlık konusu işyerlerinin tümünün 20 sıra No.lu genel işler işkolunda yer aldığı değerlendirilmiştir. İşkolu, toplu iş hukukumuzun en önemli kavramlarındandır. 6356 sayılı Kanun'un 3/1 hükmü gereğince, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. Bu anlamda toplu iş hukukumuzda işkolu esasına göre sendikalaşma ilkesinin kabul edildiği ve işkolu kavramı ile sendikaların hukuki olarak faaliyet sınırının belirlendiği ifade edilebilir. 6356 sayılı Kanun'un 4/1 hükmüne göre işkolları, Kanun'a ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. İşkolu kavramı ile çalışma yaşamında benzer nitelikte olan faaliyet türleri gruplandırılmak suretiyle tasnif edilmektedir. Hukukumuzda, bu suretle oluşturulan işkolu sayısı yirmi olarak belirlenmiştir. İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin gerekçesinde işyeri; teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında işyerine bağlı yerler ile eklentiler ve araçların bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması hâlinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda amaçta birlik, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile yönetimde birlik, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir. İşyeri kavramının unsurları da nazara alındığında, teknik amaç doğrultusunda yapılan işin niteliğine göre işkolunun belirlenmesi gerektiği ifade edilebilir. Bununla birlikte, aynı işyerinde farklı nitelikte mal veya hizmet üretimlerinin söz konusu olması durumunda, birden fazla teknik amaç mevcut olabilir. Bu ihtimalde, işyerinde yürütülen faaliyet kapsamındaki ağırlıklı işin niteliğine göre işkolunun tespit edilmesi gerekmektedir (..., Toplu İş Hukuku, İstanbul, 2020, s.50; ... , ..., Toplu İş Hukuku, İstanbul, 2019, s.50). Dairemiz içtihadına göre belediyelerin görev, sorumluluk ve imtiyazları kapsamında yer alan faaliyetlerin yürütülmesi ve yapılan işin niteliğine ilişkin ayrıksı bir düzenleme bulunmaması durumunda, gerek doğrudan belediyeye ait işyerleri gerekse belediye şirketlerine ait işyerlerinin kural olarak genel işler işkolunda yer aldığı kabul edilmektedir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 13.10.2022 tarihli ve 2022/12975 Esas, 2022/12276 Karar sayılı kararı). 5216 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile 5393 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen faaliyetlerin, belediyeler tarafından yerine getirilmesi bakımından bir görev ve sorumluluk olarak öngörülmesi sebebiyle belediye hizmetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği tartışmasızdır. Bununla birlikte 5393 sayılı Kanun'un 15. maddesinde belirtilen faaliyetlerin yetki ve imtiyaz olarak öngörülmesi sebebiyle anılan hüküm bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Nitekim 5393 sayılı Kanun'un 15/1-(a) hükmünde "Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak" şeklindeki düzenleme ile yerel hizmetler bakımından belediyelerin genel yetkili olması öngörülmüş ise de hangi nitelikteki faaliyetlerin münhasıran belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamında belediye hizmeti sayılması gerektiği belirlenmelidir. Belediyelerin yetkileri, kendilerine verilen görevleri yerine getirmek için onlara tanınan ve kamu gücünden kaynaklanan üstünlük ve ayrıcalıklar olup bu yetkiler, 5393 sayılı Kanun'un 15. maddesinde düzenlenmiştir (... ..., İdare Hukuku, ..., ... Baskı, 2011, s.493). 5393 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde de ifade edildiği üzere, açıkça başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahalli müşterek nitelikteki her türlü görev ve hizmetin belediyelerce yapılacağı ve bazı istisnalarla belediyelerin, mahalli müşterek hizmetler bakımından kendi sınırları içinde genel yetkili oldukları öngörülmüştür. Belirtmek gerekir ki esasında serbest bir şekilde herkes tarafından yapılabilen mal ve hizmet üretimi faaliyetlerinin de belediyelerce yapılabilmesine imkân tanındığı anlaşılmış ise de bu faaliyetlerin münhasıran belediyelerin yetkileri ve imtiyazları kapsamında yürütüldüğü kabul edilemez. Bu anlamda olmak üzere somut uyuşmazlıkta dava konusu işyerlerinde yürütülen faaliyetler, esasen serbest bir şekilde herkes tarafından yapılabilen mal ve hizmet üretimi faaliyetlerinden olduğundan belediyelerin görev, sorumluluk ve imtiyazları kapsamında belediye hizmeti olarak değerlendirilemez. Bu itibarla tespit konusu işyerlerinde yürütülen faaliyetlerin niteliğine göre değerlendirme yapılması gerektiği tartışmasızdır. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgularla dosya kapsamında mevcut deliller, bilirkişi raporu ve iş müfettişi raporundaki tespitlere göre, dava konusu ... sicilli işyerlerinde yürütülen faaliyetin ekli cetvelde "Başka yerde sınıflandırılmamış taşımacılığı destekleyici diğer faaliyetler (grup sevkiyatının organizasyonu, malların taşınması sırasında korunması için geçici olarak kasalara vb. yerleştirilmesi, yüklerin birleştirilmesi, gruplanması ve parçalara ayırılması, vb. dâhil)" kapsamında 15 sıra No.lu taşımacılık işkolunda, ... sicilli işyerlerinde yürütülen faaliyetin ekli cetvelde "İkamet amaçlı olan ve ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı" kapsamında 13 sıra No.lu inşaat işkolunda, ... sicilli işyerlerinde yürütülen faaliyetin ekli cetvelde "İçecek sunum hizmetleri" ile "Başka yerde sınıflandırılmamış eğlence ve dinlence (rekreasyon) faaliyetleri" kapsamında 18 sıra No.lu konaklama ve eğlence işleri işkolunda olduğuna dair Bakanlık işkolu tespit kararı isabetli olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Buna göre 6356 sayılı Kanun'un 5/1 hükmü uyarınca hükümlerin bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. Ayrıca 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/1-(j) hükmünde genel bütçeye dâhil idarelerin bu Kanun'un (1) ve (3) sayılı Tarifeleri'ne giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olacağı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; hüküm fıkrasının (2) ve (4) numaralı bendinde davacı tarafından yatırılan harçların davalı Bakanlıktan tahsiline karar verilmesi de hatalı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davanın REDDİNE, 3. Karar tarihi itibarıyla alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan, peşin alınan 54,40 harcın mahsubu ile bakiye 677,60 harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4. Davalı ... tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 3.033,70 TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 4.716,80 TL harcın davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine, davalı ... tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının istek hâlinde davalı ... Şirketine iadesine, 5. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı Bakanlığın yaptığı 940,00 TL, davalı ... Şirketinin yaptığı 2.495,00 TL ve davalı ... Sendikasının yaptığı 129,90 TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile ilgili davalılara ödenmesine, 6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 45,000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ... Şirketi, ..., ..., ....Sendikası ve ... Sendikasına müştereken verilmesine,

7. Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... Şirketine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1749, K. 2026/1594, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1749-e-2026-1594-k-afc1fabbf58c