Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1201 E. 2026/3996 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1201
Karar No
2026/3996
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1649 E., 2025/2330 K. DAVA TARİHİ : 06.06.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/209 E., 2025/113 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 18.07.2005-02.04.2018 tarihleri arasında yurt dışı satın alma grup yöneticisi olarak çalıştığını, her iki davalının da işlerini müvekkilinin yürüttüğünü, Çin Halk Cumhuriyetinde çalıştığı süre boyunca her gün 3 saatlik fazla çalışma ücretinin müvekkiline ödendiğini, bu fazla çalışma ödemesinin 01.03.2018 tarihinden itibaren tek taraflı alınan karar ile durdurulduğunu, davacının gelirini doğrudan etkileyen bu kararın çalışma şartlarında esaslı bir değişikliğe neden olduğunu, müvekkilinin Çin'deki masraf ve harcamaları işverence karşılanırken bu giderlerin 20.10.2017 tarihinden itibaren eksik ödenmeye başlandığını, 04.01.2018 tarihinden itibaren ise hiç ödenmediğini, ödenmesi gerektiği hâlde ödenmeyen bu alacaklar sebebiyle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının son görevinin yedek parça diş ... grup yöneticiliği olduğunu, 02.04.2018 tarihinde istifa ettiğini, davalı ... Soğutma Makinaları San. ve Tic. AŞ (... Soğutma AŞ) yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının esas görevinin müvekkili Şirket tarafından Çin'den tedarik edilen malzemelerin model belirlemesi, sipariş/tedarik takibi ve denetimi işleri olduğunu, davacının kendi mesaisini kendisinin belirlediğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 18.07.2005-02.04.2018 tarihleri arasında çalıştığı, aylık net ücretinin 12.701,40TL olduğu, gerek tanık beyanı gerekse de işveren yetkilisi tarafından gönderilen elektronik posta içeriğinden davacıya günlük 3 saatlik fazla çalışma ödemesi yapıldığının görüldüğü, ödemelerin durduğu 01.03.2018 tarihinden itibaren yapılan hesaplama doğrultusunda davacının fazla çalışma alacağının bulunduğu, davacı tarafından yapılan iş sözleşmesi feshinin haklı nedene dayandığı, ücret alacağının ise bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dosyasındaki elektronik posta kayıtlarına göre davacı hesabına yatırılan ödemelerin içinde başka çalışanların masraflarının da olduğu, harcamaların işverence onaylandığına dair bir yazışma içeriği dosyaya ibraz edilmediği, masraf olarak beyan edilen harcamaların yapıldığına dair fatura ve fiş gibi herhangi bir yazılı delilin dosyaya sunulmadığı, davacının ücret iddiasını ispat edemediği, davacının istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, davalı işveren tarafından 2018 yıl Mart ayına kadar yurt dışında çalışan işçilere günlük 3 saat fazla çalışma ödemesi yapıldığı,2018 yılı Mart ayında bu ödemenin yapılmasından işverence tek taraflı vazgeçildiği, fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınmasında hata bulunmadığı, davacı tarafça yapılan feshin haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesince davalılar arasında organik bağ olduğu gerekçesiyle davalıların sorumlu olduğu belirtilmiş ise de tüzel kişiler arasında sadece organik bağ bulunmasının alacaklardan her bir tüzel kişinin müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğurmayacağı, davacının davalı ... Şirketinde çalıştığı, davacının davalılar tarafından birlikte istihdam edildiğine veya davalılar arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi olduğuna ilişkin herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, davalı ... Soğutma AŞ yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bu Şirketin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Ücret alacağı konusunda verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, b. Davalı ... Soğutma AŞ yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Fazla çalışma ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, b. Davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlediği, esnek çalışma düzeninde çalıştığı ve fazla çalışma ücretine hak kazanmadığını, c. İş sözleşmesi haklı sebep bulunmaksızın feshedildiğinden kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile davalı ... Soğutma AŞ'nin dava konusu alacaklardan sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı ... AŞ'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1201, K. 2026/3996, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1201-e-2026-3996-k-e968914eec6d