Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1013 E. 2026/2918 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1013
Karar No
2026/2918
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1169 E., 2025/2378 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/949 E., 2024/91 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dairemiz uygulamasına göre temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra inkar tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. 6100 sayılı Kanun'un 362/2 hükmü uyarınca alacağın tamamının dava edilmesi hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmayan tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmayan tarafın, icra inkar tazminatı, vekâlet ücreti, yargılama giderleri veya gerekçeye yönelik temyizi de incelenmez. Ancak, talebin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmamakla birlikte, temyiz konusu yapılan icra inkar tazminatı, yargılama gideri veya vekâlet ücretinin değerinin tek başına kesinlik sınırını aşması hâlinde, dava değerine ilişkin kesinlik sınırı kıyas yoluyla uygulanarak temyiz incelemesi yapılabilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt IV, İstanbul, İlaveli Beşinci Bası, 1991, s. 4217). Diğer taraftan 6100 sayılı Kanun'un 362/2 açık hükmü karşısında; davanın kabulüne dair karar davacı bakımından, reddine dair karar ise davalı bakımından kesindir. Ancak tarafların, kesinlik hesabında dikkate alınmayan vekâlet ücreti, yargılama gideri, icra inkar tazminatını veya gerekçeyi temyiz konusu yapmaları hâlinde, davanın değerinin (dava konusu edilen alacak veya tazminatın tamamı) veya temyiz konusu yapılan icra inkar tazminatı, yargılama gideri veya vekâlet ücretinin değerinin tek başına kesinlik sınırını aşıp aşmadığına bakılmalıdır. Bu iki durumdan birinin gerçekleşmesi hâlinde 6100 sayılı Kanun'un 361/1 hükmüne göre hukuki yararın mevcut olup olmadığı incelenebilir. Böylece davada haklı çıkmış olan tarafın da dava değerinin veya temyiz konusu yapılan icra inkar tazminatı, yargılama gideri veya vekâlet ücretinin tek başına kesinlik sınırını aşması kaydıyla, temyiz hakkı bulunduğu kabul edilmelidir. Dosya içeriğine göre iş sözleşmesi sona eren davacı tarafından açılan somut davada davacı temyizi bakımından; davacı iddiası, davaya konu talepler, hizmet süresi, iddia edilen ücret ve ıslah dilekçesi ile 29.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesi dikkate alındığında, reddedilen ve temyize konu edilen toplam alacak miktarı (dava tarihindeki ... Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı) ile davalı temyizi bakımından, gerek dava değeri (dava tarihindeki ... Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı) gerekse temyiz konusu yapılan vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin miktarı (vekâlet ücreti bakımından karar tarihindeki ... Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla ayrı ayrı kesinlik sınırının altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1013, K. 2026/2918, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1013-e-2026-2918-k-a74dd60343d6