Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/880 E. 2025/6448 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/880
- Karar No
- 2025/6448
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2834 E., 2024/2990 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/147 E., 2024/207 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı Şirket zararının mahiyeti, dava ve ıslah dilekçesi birlikte dikkate alındığında reddedilen ve temyize konu edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y Somut uyuşmazlıkta açılan davada İlk Derece Mahkemesince yetkisizlik kararı verilmiş, istinaf talebi sonrasında da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyize konu edilen İlk Derece Mahkemesinin kararı usule ilişkin olduğu için bu aşamada reddedilen bir miktardan söz etmek mümkün değildir. Hâl böyle olunca kararın miktar bakımından kesinliğinden söz etmek de mümkün değildir. Açıklanan nedenle kararın kesin olmadığı ve yetkisizliğe ilişkin saptamanın doğru olup olmadığıyla sınırlı olarak temyizen incelenmesi gerektiği şeklindeki kanaatim nedeniyle, sayın çoğunluğun kararın miktar bakımından temyiz edilemez kararlardan olduğu şeklindeki görüşüne katılamıyorum.