Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/8379 E. 2026/3151 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8379
Karar No
2026/3151
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/740 E., 2025/486 K.

Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yapılan incelemede; Dairemizin 17.09.2024 tarihli ve 2024/8214 Esas, 2024/11891 Karar sayılı bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmiş ise de; somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmü kapsamında hukuk seçimi anlaşması bulunduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu taleplerden fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına seçilen hukuk olarak Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini belirttiği, Anayasa Mahkemesinin 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün iptaline dair 10.03.2025 tarihli ve 32837 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 05.11.2024 tarihli ve 2023/158 Esas, 2024/187 Karar sayılı iptal kararının gerekçesinin kanun hükmü olarak uygulanmasının mümkün olmadığı, zira 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 153. maddesine göre Anayasa Mahkemesinin bir kanun hükmünü iptal ederken kanun koyucu gibi hareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemeyeceği, yine 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18. maddesi ile 5718 sayılı Kanun'un 27. maddesinde yapılan kanun değişikliğinin niteliği itibarıyla maddi hukuka ilişkin bir düzenleme olduğu ve yalnızca yürürlüğe girmesinden sonra ortaya çıkan hukuki olgu ve ilişkilere uygulanabileceği, 5718 sayılı Kanun'un 27. maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle herhangi bir yasal boşluk gerçekleşmediği, Anayasa Mahkemesinin sözü edilen iptal kararı sonucu 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı düşünülse bile aynı Kanun'un 24. maddesi ve 27/2 hükmü uyarınca da hukuk seçimi imkânı bulunduğundan ve 27. maddenin iptal edilmeyen 4. fıkrası da dikkate alındığında; daha sıkı ilişkili hukukun uygulanmasının söz konusu olamayacağı dikkate alındığında; Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu değerlendirilmiştir.

Diğer taraftan, İlk Derece Mahkemesince direnme kararı verilmiş ise de bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanarak karar verildiği anlaşılmakla ''direnme" olarak adlandırılan kararın yeni hüküm niteliğini taşıyıp taşımadığı ve dolayısıyla usulüne uygun direnme kararı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yetki ve görevi dâhilinde olduğu gözetilerek yukarıda ve bozma kararında açıklanan diğer sebeplerle Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8379, K. 2026/3151, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-8379-e-2026-3151-k-8fa08f9fc430