Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7896 E. 2025/7702 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7896
Karar No
2025/7702
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/654 E., 2025/672 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/399 E., 2025/146 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların meydana getirdiği iş ortaklığına ait ... Yönetmeliği'nin 07 sıra No.lu iletişim işkolunda yer alan işyerlerinde toplu iş sözleşmesi imzalamak için müvekkili Sendika tarafından yapılan başvuru üzerine davalı Bakanlıkça 07.11.2024 tarihli ve ... sayılı olumsuz yetki tespiti konulu yazının 09.11.2024 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, davalılara ait iş ortaklığı nezdinde 2.083 işçinin çalıştığı ve 59 işçinin müvekkili Sendikaya üye olduğu bildirilerek başvuruya olumsuz yanıt verildiğini, davalılara ait iş ortaklığının birçok işyeri bulunduğunu, bu işyerlerinin hepsinin iletişim işkolunda yer almadığını, davalı Şirketlerin iletişim işkolu dışındaki işyerlerinin dikkate alınmasının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na (6356 sayılı Kanun) aykırı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 07.11.2024 tarihli ve 425652 sayılı olumsuz yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davacı Sendika tarafından 25.10.2024 tarihinde yetki tespiti başvurusunda bulunulduğunu, müvekkili Bakanlıkça yapılan inceleme sonucunda adı geçen Sendikanın kurulu bulunduğu iletişim işkolunda davalıların meydana getirdiği iş ortaklığına ait 75 işyerinde başvuru tarihi itibarıyla 2.083 işçinin çalıştığı ve bunlardan 59'unun davacı Sendikaya üye olduğu ve dolayısıyla davacı Sendikanın 6356 sayılı Kanun'da aranan çoğunluğa sahip olmadığının tespit edildiğini, davalı Şirketlerin meydana getirdiği iş ortaklığına ait 75 işyerinin işkolları incelendiğinde tamamının iletişim işkoluna tescil edildiğinin görüldüğünü, 6356 sayılı Kanun'un 41/7 hükmü uyarınca müvekkili Bakanlığın yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimlerini esas aldığını, verilen kararın hukuka uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalılar, davaya cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, davacı Sendikanın kurulu bulunduğu iletişim işkolunda davalıların meydana getirdiği iş ortaklığına ait 75 işyerinde başvuru tarihi itibarıyla çalışan 2.051 işçiden 59'unun davacı Sendikaya üye olduğu ve davacı Sendikanın 6356 sayılı Kanun'da aranan çoğunluğa sahip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı Bakanlıkça yetki başvurusuna yasal süre geçtikten sonra cevap verildiğini, 2. Farklı ... kodlarına sahip işyerlerinin tek bir işletme olarak dikkate alınamayacağını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7896, K. 2025/7702, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-7896-e-2025-7702-k-dd118852caf0