Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7562 E. 2025/9052 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7562
- Karar No
- 2025/9052
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/982 E., 2025/997 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 25. İş Mahkemesi SAYISI: 2023/52 E., 2025/76 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde 15.09.2010-01.08.2017 tarihleri arasında en son net 3.500,00 TL ücret karşılığında ustabaşı olarak çalıştığını, ücretin asgari ücret tutarındaki ksımının bankadan geri kalanının elden ödendiğini, emekliliğe hak kazanması nedeni ile iş sözleşmesini noter marifeti ile sonlandırdığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalılar arasında müteselsil sorumluluğa sebep olabilecek bir hukuki durumun bulunmadığını, davacının emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini sona erdirdiğini, son ücretin asgari geçim indirimi dâhil net 1.404,06 TL olduğunu, ücret pusulasını davacının her ay imzaladığını, davacının ustabaşı değil makinacı olduğunu, yıllık izinlerini kullandığını, fazla çalışma yapmadığını, resmî ve dinî bayramlarda izin kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanığı T.Ç. tarafından açılan davanın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/1539 Esas, 2023/1864 Karar sayılı ilâmı ile davalıların istinafı esastan reddedilmek sureti ile kesinleştiği, tanığın ifadesinin başkaca delil ile desteklendiğinin kabul edildiği, davacının davalılara ait işyerinde 15.09.2010-01.08.2017 tarihleri arasında dikim bölümü şefi (makine ustası) olarak çalıştığı, davacı tanıklarının ifadeleri ile ücret yönünden işyerinde kayıt dışılık bulunduğu ve asgari ücret dışında kalan işçi ücretlerinin elden ödendiğinin ifade edildiği, ayrıca davacının aldığını iddia ettiği ücret miktarının tanığı T.Ç'nin ifadesi ile doğrulandığı, emsal ücret araştırmaları da dikkate alınarak davacının ücretinin emsal ücretler ile desteklendiği kadarı ile belirlenip işçilik alacaklarının hesaplanmasında yaşı, yaptığı iş, işyerindeki kıdemi birlikte değerlendirildiğinde belirlenen ücretin hatalı olmadığı, davacının çalışma düzenini bilebilecek konumda olan davacı tanıklarının birbirini destekleyen anlatımları, işin ve işyerinin özellikleri, bilinen sektörel çalışma koşulları, başkaca deliller ile birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporu değerlendirildiğinde kabul edilen fazla çalışma ücret alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağında isabetsizlik bulunmadığı, davacının davalılar nezdinde 15.09.2010-01.08.2017 tarihleri arasında çalıştığı, tanıkların çalışma sürelerine göre 21.07.2017 tarihi sonrasındaki bir hafta yönünden tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, ancak, karara esas alınan bilirkişi raporunda, fazla çalışma yönünden davalı lehine olacak şekilde hesap yapıldığının anlaşıldığı, yine bu bir hafta içinde ulusal bayram ve genel tatil günü de olmadığının tespit edildiği, Mahkemece kaldırma kararı kapsamında fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı için ıslah zamanaşımı dikkate alınarak hesaplama yapıldığının görüldüğü, ancak asgari geçim indiriminde, ıslah tarihi olan 26.02.2019 tarihinden 5 yıl geriye gidildiğinde, 26.02.2014 gününden önceki alacakların zamanaşımına uğradığı hâlde hesap hatası yapıldığının anlaşıldığı, ayrıca kaldırma kararı sonrasında Mahkemece yıllık izin ücretinde sunulan belgeler dikkate alınmadan hatalı değerlendirme yapılarak ve davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı da ihlal edilerek yıllık izin alacağına hükmedildiğinin görüldüğü gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Sadece bilirkişi raporuna dayanılarak ve davacı tanıklarının beyanları esas alınarak karar verildiğini, davacı tanıkları davacı ile menfaat birliği içinde olmalarına rağmen beyanlarının raporda dikkate alınmalarının hatalı olduğunu, 2. Zamanaşımı defi ileri sürülmüş olmasına karşın eksik incelemeyle karar tesis edildiğini, 3. Davacının bizzat imzaladığı ve ihtirazı kayıt bulunmayan bordroların ücretin belirlenmesinde dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, 4. Davacının fazla çalışma alacağına hak kazanmadığını, 5. Davacının yıllık izin alacağının bulunmadığını, 6. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile alacakların hesabı konusundadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.