Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7561 E. 2025/9051 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7561
Karar No
2025/9051
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/711 E., 2025/1119 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/269 E., 2023/930 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 20.10.2008-29.02.2016 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, son ücretinin brüt 4.750,00 TL olduğunu, davacı fazla çalışma yapmasına rağmen 2013 yılına kadar karşılığının ödenmediğini, 2013 yılından sonra da kısmen düzensiz olarak ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, yapması hâlinde izin kullandırıldığını ya da karşılığı ücretin ödendiğini, iş sözleşmesinin 2.2 maddesinde fazla çalışma ücretlerinin aylık ücrete dâhil olduğunun kararlaştırıldığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, çalışması hâlinde karşılığı ücretin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli kararı ile sanıklardan davacı hakkında "yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması dikkate alınarak ... sanığın müsnet suçtan BERAATİNE," şeklinde hüküm kurulduğu, kurulan hükmün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Ceza Dairesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/1797 Esas, 2023/1476 Karar sayılı ilâmıyla kesinleştiği, iş sözleşmesinin, tazminata hak kazanmayacak şekilde sona erdiğinin ispat külfeti üzerinde olan davalının bu hususu ispat edemediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma alacağına ilişkin davalı tarafından yazılı belge sunulmadığından tanık beyanları doğrultusunda inceleme yapıldığı, 30.09.2020 tarihli raporda yapılan hesaplamaların hükme esas alındığı, hesaplamalardan %30 indirim yapıldığı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı konusunda da yazılı belge sunulmadığından tanık beyanları doğrultusunda inceleme yapıldığı, ispat külfetini yerine getiremediğinden davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağının reddine karar vermek gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin, iç denetim müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma sürecinde yapılan tespitler üzerine yasal süre içerisinde ve haklı sebeplerle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, Mahkeme tarafından ceza yargılamasında alınan raporların incelenmediğini, davacının eylemleriyle müvekkili Şirketi zarara uğratmasının müvekkili Şirkete haklı nedenle fesih imkânı tanıdığının kabulü ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusundadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7561, K. 2025/9051, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-7561-e-2025-9051-k-6df8d15a48f6