Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7188 E. 2025/8896 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7188
Karar No
2025/8896
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/724 E., 2025/831 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/813 E., 2021/714 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.01.2007 tarihinden itibaren davalı ... (Belediye) bünyesindeki alt işverenler nezdinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 24. maddesi kapsamında davalı Belediyeye bağlı olan diğer davalı ... Sağlık Turizm Eğitim Çevre Temizliği Otopark Hizmetleri İnşaat Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. (... Şirketi) bünyesinde 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalılar tarafından iş sözleşmesinin 12.06.2019 tarihinde feshedildiğini, emekliliği gerekçe gösterilerek yapılan feshin kendi isteği ve iradesi dışında gerçekleştiğini, yasal hakkı olan kıdem ve ihbar tazminatlarının kendisine ödenmediğini, Belediyenin de asıl işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Belediye arasında fiilen ve hukuken bir illiyet bağı bulunmadığını, dolayısı ile iş hukuku açısından davacının alacaklarından dolayı Belediyenin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, husumet itirazları bulunduğunu, davacının 12.06.2019 tarihinde emekli olduğunu, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı KHK kapsamında müvekkili Şirket nezdinde çalışmaya başladığı 01.04.2018 tarihinden iş sözleşmesinin emeklilik aylığına hak kazanması sebebiyle sona erdiği 12.06.2019 tarihine kadar temizlik görevlisi olarak çalıştığını, davacının müvekkili bünyesinde 01.04.2018-12.06.2019 tarihleri arasında çalışmasına karşın çalıştığı tüm döneme ilişkin kıdem tazminatı alacağının müvekkilinden talep edilmesinin doğru olmadığını, davacının ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre davacının 17.01.2007-12.06.2019 tarihleri arasında davalı ... bünyesinde ve değişen alt işverenler nezdinde sigortalı olarak çalıştığı, 01.04.2018 tarihinden itibaren fesih tarihine kadar 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24. madde kapsamında sermayesinin tamamı davalı Belediyeye ait diğer davalı ... Şirketinde sigortalı olarak çalıştığı, davalıların dava konusu işçilik alacaklarından asıl işveren alt işveren sıfatıyla birlikte sorumlu oldukları, dava konusu alacakların zamanaşımına uğramadığı, davacının 12.06.2019 tarihinde işten çıkışının yapıldığı, 01.07.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, emeklilik nedeniyle feshin işverene tanınan haklı fesih nedenleri arasında yer almadığı, davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde feshedildiği, dosya kapsamında ihbar öneli tanındığına ilişkin belge de bulunmadığından davacının ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl işveren alt işveren ilişkisi ve işyeri devri hükümleri dikkate alınarak davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğunun doğru şekilde tespit edildiği, emeklilik nedeniyle gerçekleşen fesih işleminin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenen haklı neden kapsamında olmadığı, bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesinin davalıların tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı tarafın işverenin diğer davalı Şirket olduğundan husumet itirazları bulunduğunu, b. Müvekkilinin taraf olmadığı toplu iş sözleşmesi hükümlerinden sorumlu olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının iş sözleşmesinin 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24. madde kapsamında emeklilik aylığı almaya hak kazanmış olması sebebiyle zorunlu olarak sona ermiş olduğundan davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, b. Davacının yıllık izin ücreti talebinin reddi gerektiğini, c. Tüm çalışma süresine ilişkin alacaklardan müvekkili Şirketin sorumluluğuna hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; dava konusu alacaklardan Belediyenin sorumlu olup olmadığı, iş sözleşmesinin feshi, davacının ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesaplanması ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 375 sayılı KHK'nın geçici 24 üncü maddesinin ve bu KHK gereğince 30.06.2020 tarihine kadar uygulanması öngörülen toplu iş sözleşmesinin amacı; gerek alt işverenin taraf olduğu ve 30.06.2020 tarihinden önce sona erecek olan toplu iş sözleşmesinden yararlanmakta olan, gerekse alt işverenin taraf olduğu herhangi bir toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçileri belli bir süre için toplu iş sözleşmesi etkisinden mahrum bırakmamaktır. Bu nedenle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 24. Maddesi Uyarınca İşçi Statüsüne Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali Ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümlerinden yararlanmaya başlayan yahut alt işveren nezdindeki toplu iş sözleşmesinin bitimini müteâkip kanun gereği kendiliğinden yararlanmaya başlayan işçilerin, aynı dönem içinde bir başka toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı talep etmeleri, 375 sayılı KHK gereği mümkün değildir. Bir toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olarak yürürlüğe konulabilmesi kural olarak mümkün olsa da sonraki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geriye etkili olabileceği en erken süre önceki toplu iş sözleşmesinin bitim tarihidir. Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler yönünden yapılacak değerlendirmede de bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Buna göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarih her hâlükârda 01.07.2020 tarihi olmalıdır. Somut olayda sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının üyesi olduğu ... Sendikası ile davalı Şirket arasında 26.05.2019 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-30.06.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinden yararlanması en erken 01.07.2020 tarihi itibarıyla mümkündür. Bu nedenle giydirilmiş brüt ücrete yemek ve yol yardımı ile ek ödeme ilavelerinin anılan toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak yapılması hatalı olmuştur. 3. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, iş sözleşmesinin emekliliği gerekçe gösterilerek işverenlerce feshedildiğinin iddia etmiş, davalı taraf ise davacının emeklilik aylığı almaya hak kazanması nedeniyle 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi gereğince iş sözleşmesinin zorunlu olarak sona erdiğini savunmuştur. Bilindiği üzere 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24/1-(b) hükmünde kadroya geçirilme şartlarından biri düzenlenmiş olup hüküm şöyledir: "b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak" 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinin 1. paragrafının 4. cümlesinde ise; kadroya geçerek çalışmaya devam eden işçilerin istihdam edilme koşullarından biri düzenlenmiştir. Ancak 4. cümle 03.03.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7438 sayılı Kanun ile 375 sayılı KHK'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup kaldırılan cümle şöyledir: "Bunların istihdam süreleri, hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık ve malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez." Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre, 696 sayılı KHK ile kadroya geçirilen davacının iş sözleşmesi 12.06.2019 tarihinde işverenler tarafından emekliliğe hak kazanmış olması sebebiyle feshedilmiştir. Zira, yukarıda yer verilen 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinde kadroya geçirilme ve çalışmaya devam etme şartlarından biri de emekliliğe hak kazanmama şartı olarak düzenlenmiş olup, 03.03.2023 tarihinde yürürlükten kaldırılan geçici 24. maddesinin 1. paragrafının 4. cümlesi davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte hâlen yürürlüktedir. Bu nedenle, davacının iş sözleşmesi Kanundan kaynaklanan bir sebeple zorunlu nedenle feshedilmiş olup davacı ihbar tazminatına hak kazanamaz. İlk Derece Mahkemesinin ihbar tazminatı talebinin kabulüne ilişkin kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7188, K. 2025/8896, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-7188-e-2025-8896-k-20620d0451df