Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7642 E. 2025/8964 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7642
- Karar No
- 2025/8964
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/895 E., 2025/1842 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/455 E., 2024/79 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Belediyesi Başkanlığı (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.10.2009-19.06.2022 tarihleri arasında davalılar bünyesinde cenaze aracı şoförü olarak çalıştığını, mesai saatleri dışında davacının ehliyetine el konulduğunu, davacının cenaze sevk sorumlusu olarak görevlendirildiğini, iş sözleşmesinin 19.06.2022 tarihinde işveren tarafından haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, işten ayrılış kodunun 26 (disiplin kurulu kararı ile fesih) olarak bildirildiğini sonradan öğrendiğini, davacıya yazılı bir fesih bildirimi yapılmadığını, davacının haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalışması gerekirken en az 3 gün çalışmasının 22.00-23.00'e kadar devam ettiğini, pandemi döneminde 16.00-08.00 saatleri arasında çalıştığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları, ücret farkı, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının diğer davalı nezdinde çalıştığı için müvekkili Belediyenin hasım olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, davacının taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.10.2009-10.08.20 11... .07.2012-19.06.2022 tarihleri arasında davalı Belediyeye ait işyerinde değişen alt işverenler nezdinde çalıştığı, davacının fasılalı çalışmalarından ilk dönem çalışmasının 10.08.2011 tarihinde sonlandığı, işten ayrılış bildirgesinde çıkış kodunun 03 (istifa) olarak bildirildiği, istifaya ilişkin delil sunulmadığından fasılalı çalışmaların birleştirildiği, davacının iş sözleşmesinin 17.06.2022 tarihli Disiplin Kurulu Kararı ile ehliyetine el konulması nedeniyle feshedildiği, 17.02.2022 tarihinde mesai saatleri dışında saat 22.14'te Manisa İl Emniyet Müdürlüğünce davacının sevk ve idaresindeki aracın durdurulduğu, davacının alkollü olduğunun tespiti üzerine sürücü belgesine 6 ay süre ile el konulduğu ancak feshin olaydan 4 ay sonra yapıldığı, davalı tarafça olayın öğrenildiği tarihe ilişkin belge sunulmadığı, davacının olaydan fesih tarihine kadar geçen sürede başka bir işte görevlendirildiği, bu hâliyle feshin 6 iş günlük hak düşürücü süre içinde yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verildiği, bilirkişi raporu doğrultusunda ücret farkı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla çalışma alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, hükme esas alınan hesap raporu denetime elverişli olup işyeri ve Kurum kayıtlarına uygun olarak düzenlenmiş olup herhangi bir hesap hatası içermediği, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapıldığı iddiasının bordrolarda tahakkuk bulunmayan dönemler bakımından tanık beyanları ile ispatının mümkün olduğu, tanıkların bilgi ve görgüye dayalı müşterek beyanlarıyla sonuca gidildiği, izinli ve raporlu olunan günler nedeniyle hesaplanan alacaklardan indirim yapıldığı, ispat yükü üzerinde olan davalı işveren tarafından ödendiği ispatlanamayan alacakların hüküm altına alınmasının hukuka uygun olduğu, yıllık ücretli izin alacağı yönünden de imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge sunulmadığı, zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. İş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerektiğini, 2. Davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, bu nedenle yıllık izin alacağı bulunmadığını, 3. Ücret farkı, fazla çalışma alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunmadığını, bu alacaklardan indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip edilmediği ile buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkı olup olmadığı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta; davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürmüş, davalı ise 17.06.2022 tarihli Disiplin Kurulu Kararı ile davacının ehliyetine el konulması nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, 17.02.2022 tarihinde mesai saatleri dışında saat 22.14'te Manisa İl Emniyet Müdürlüğünce davacının sevk ve idaresindeki 45... plakalı aracın durdurulduğu ve yapılan ölçümde 0,68 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine sürücü belgesine 6 ay süre ile el konulduğu, davacının iş sözleşmesi sürücü belgesine el konulması nedeniyle feshedilmiş ise de feshin olaydan 4 ay sonra yapılmış olması dikkate alındığında olayın davalı işverenlikçe hangi tarihte öğrenildiğine dair belge sunulmadığı ve bu hâliyle feshin 6 iş günlük hak düşürücü süre içinde yapıldığının ispatlanamadığı, sürücü belgesi bulunmayan davacının fesih tarihine kadar hangi görevde çalıştırıldığının davalı işverence açıklanmadığı, hâlen davalı işverene ait işyerinde davacı ile aynı işi yapmaya devam eden tanığın beyanlarından davacının sürücü belgesine el konulduğu tarihten sonra araç sevk amiri olarak görevlendirildiği ve araç kullanmadığı, davacının davalı işverene ait aracı kullanırken çalışma sırasında alkollü araç kullanması ve ehliyetinin alıkonulmasının söz konusu olmadığı, davacının olay tarihinden sonra fesih tarihine kadar 4 aylık sürede araç kullanmaksızın başka bir işte görevlendirildiği dikkate alındığında, feshin haklı nedene dayandığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25. maddesinin (III) numaralı bendinde, işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması hâlinde, işverenin derhal fesih hakkının olduğu açıklanmıştır. İş sözleşmesinin zorlayıcı sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 25/III numaralı bendi uyarınca feshi hâlinde, işverenin bildirim şartına uyma ya da ihbar tazminatı ödeme yükümlülükleri bulunmamaktadır. Ancak, mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatının ödenmesi gerekir. Somut olayda, işyerinde cenaze aracı şoförü olarak çalışmakta olan davacının alkollü araç kullanması sebebi ile Manisa İl Emniyet Müdürlüğü tarafından ehliyetine el konulduğu ve bu nedenle işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedildiği dosya içerisindeki belgeler ile sabittir. Bu doğrultuda, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından 4857 sayılı Kanun'un 25/III numaralı bendine göre zorlayıcı sebeple feshedildiği anlaşılmakta olup ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü hatalıdır. 3. Diğer yandan, hükme esas alınan 27.11.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının bordrolarında yer alan ücretler bir tablo hâlinde belirtilmiş, daha sonrasında ise dönemsel ücretler dikkate alınarak fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hesaplanmıştır. Bordro tahakkuklarının yer aldığı tabloda davacının, 2020 yılı Ocak-Kasım aylarında 3.310,22 TL ücret tahakkuku yapıldığı belirtilmiş ancak "01.07.2020-31.12.2020" tarihleri arasında hesaplama yapılırken ücret "3.508,83 TL" olarak dikkate alınmıştır. Davacıya ödenen yevmiyeler ile bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan yevmiyelerin neden farklı olduğuna ilişkin bir açıklama da yapılmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu bu açıdan denetime elverişli olmayıp belirtilen hususun da açıklığa kavuşturulması ve bilirkişiden denetime elverişli hesap içeren rapor alınması gerekmektedir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.