Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6410 E. 2025/7972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6410
- Karar No
- 2025/7972
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2348 E., 2025/1159 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/241 E., 2019/575 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2008-2015 yılları arasında makam şoförü olarak çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, dinî bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan müştreken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... AŞ (... AŞ) vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı Şirketin işçisi olduğunu, davacı ile müvekkili Şirket arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, davalı Şirkete karşı açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının taleplerine karşı zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... AŞ (... AŞ) vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerine karşı zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davacının çalışma saatlerine ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının iddia etmiş olduğu çalışma sürelerinin ve fazla çalışmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, evden çıkış saatinin çalışma süresi olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu edilen hak ve alacaklarından davalıların müteselsilen sorumlu bulundukları belirtilerek, davacının haftalık yasal 45 saati aşan fazla çalışma yaptığı, bir kısım ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, bunlara karşılık gelen ücretin ödendiğinin ise davalılarca ispatlanamadığı, davalılar vekillerinin ileri sürdüğü istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, belirsiz alacak davalarında hüküm altına alınacak miktarın tamamına dava tarihinden faiz işletilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesince alacak kalemlerine dava dilekçesi ile talep edilen miktara dava tarihinden, talep artırım dilekçesi ile talep edilen miktara talep artırım tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek davalılar vekillerinin istinaf başvursunun ayrı ayrı esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkili ile davacı arasında asıl asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, b. Fazla çalışma ile ulusal bayram ve tatil ücretine ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, sadece tanık beyanlarına dayanılarak bu alacağın kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. Dosyaya sunulan delillerin dikkate alınmadığını, davacının çalışma yaptığı ulusal bayram ve genel tatil günleri için ödemenin yapıldığını, b. Davacının çalışma saatlerine ilişkin iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ile hesaplanması ve karşılığının ödenip ödenmediğine, davalıların davacının alacaklarından sorumluluğu bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamından; davacının, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu yönünde bir iddiası bulunmamasına rağmen, davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin işçi temini olarak değerlendirilmesi hatalı ise de, talep edilen alacakların mahiyeti de dikkate alındığında, bu değerlendirme sonuca etkili görülmemiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda yapılan açıklamaya göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.