Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6374 E. 2025/8172 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6374
- Karar No
- 2025/8172
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1567 E., 2025/1294 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2022/340 E., 2023/130 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 12.11.2011-28.04.2022 tarihleri arasında temizlik görevlisi olarak en son aylık 5.341,94 TL ücret ile çalıştığını, ücretlerin bir kısmının bankadan kalanının elden ödendiğini, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bildirimlerinin gerçek ücret üzerinden yapılmadığını, salgın döneminde çalıştırılmasına rağmen ücretlerin tam olarak ödenmediğini, işyerinde yasal çalışma saatlerinin üzerinde çalıştığını, karşılığının ödenmediğini, işe başladığı dönemde yılda 3 aylık ücret tutarı ikramiye ödemelerinin takip eden dönemde ödenmediğini, davacının Şirkete ait lojmanda ikamet ederken alınmayan elektrik bedellerinin 2021 yılı Ocak başından itibaren davacının rızası dışında ücretinden kesildiğini, gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulmaması nedeni ile sağlığı bozulan ve durumu davalıya bildiren davacıya gece çalışmalarında, çalıştırılmak suretiyle psikolojik taciz (...) uygulandığını, çalışma süresi boyunca yıllık ücretli izinleri kullandırılmadığı gibi yıllık izin ücretlerinin de ödenmediğini, asgari geçim indirimi ödemelerinin yapılmadığını, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ikramiye, ücret alacağı, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 12.11.2011 tarihinde hamam görevlisi olarak çalışmaya başladığını, davacının son ücretinin 5.341,94 TL olduğunu, 28.04.2022 tarihinden itibaren mazeretsiz işe gelmeyen davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının 2021 yılına ilişkin 20 günlük yıllık ücretli izin alacağının bulunduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde davalının kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin ödeme teklifinin davacı tarafça kabul edilmediğini, davacıya çalışma süresi boyunca tüm ödemelerin bankadan yapıldığını ve SGK bildirimlerinin ödenen ücretten yapıldığını, davacının hafta tatillerini düzenli kullandığını, bu durumun işe-giriş çıkış kayıtları ile sabit olduğunu, davalı işyerinin faaliyet gösterdiği sektör nedeni ile belirsiz süreli iş sözleşmesinde de belirtildiği üzere genel tatil günlerinde çalışma yapıldığını, bu çalışmaların karşılığının davacıya zamlı olarak ödendiğini, salgın dönemindeki tam kapanma nedeni ile hamam görevlisi olan davacının bu dönemde işyerinde çalışmasının mümkün olmadığını, bu dönemde davacının kısa çalışma ödeneğinden faydalandığını, davalı işyerinde 2015 yılından beri ikramiye ödemesi gibi yerleşik bir uygulama olmadığını, 2015 yılındaki ikramiye ödemesinin yılın tamamına yayılmış şekilde ücretlere yansıtıldığını, ücretten kesinti yapılarak alınan elektrik ücretlerinin davacıya geri ödendiğini, işyerinde kullanılan temizlik ürünlerinin standartlara uygun olduğunu, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine riayet edildiğini, davacıya yaptığı işe uygun koruyucu ekipman verildiğini, davacının hak ettiği tüm ücretlerin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatını hak eder biçimde sonlandığı, 11.03.2023 havale tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir . IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin olay ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilinin vekâlet ücreti yönünden mağduriyetini engellemek için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 11.03.2023 tarihli bilirkişi raporundaki 2. seçeneğine göre taleplerini artırdıklarını ve Mahkemece de buna göre hüküm kurulmuş ise de gerekçede hangi seçeneğin hükme esas alındığının belirtilmediğini, b. İkramiyelerin ücret bordrolarına yansıtılmadığını, ücret bordrolarının usulüne uygun şekilde düzenlenmediğini, ücretin bilirkişi raporunun 1.seçeneğine göre belirlenmesi gerektiğini, c. Giydirilmiş ücretin hatalı tespit edildiğini, ikramiyelerin dikkate alınmadığını, d. Karardaki faiz oranı ve hesabının da hatalı olduğunu, e. Davacının yıllık ücretli izin hesabının hatalı olduğunu, f. İkramiye dışında işçinin muvafakati alınmadan yapılan bir takım ödemelerin ikramiye olarak mahsubunu kabul etmediklerini, g. Bakiye ücret alacağının hesaplanmamasının yerinde olmadığını, h. Kart basma dökümlerinin gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil hesabının hatalı olduğunu, ı. Asgari geçim indirimi ve hafta tatili taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, j. Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkili Şirkette hiçbir dönem yılda üç kez ikramiye verilmesi şeklinde bir uygulamanın olmadığını, ikramiyelerin 2015 yılından itibaren maaşlara yansıtılarak ödenmiş olması sebebiyle ikramiye alacağının bulunmadığını, b. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, c. Davacının mazeretsiz olarak işe gelmeyerek iş sözleşmesini kendisi feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, d. Müvekkili Şirkette fazla çalışma yapılması hâlinde karşılığının eksiksiz olarak ödendiğini, salgın döneminde müvekkili Şirketin tam kapanmaya gitmiş olması nedeniyle davacının bu dönemde çalışmadığını, e. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını, f. Dosyaya ibraz edilen imzalı izin defterleriyle davacının yıllık ücretl, izinlerini kullandığı kanıtlandığından bu talebin reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip etmediği, aylık ücret miktarı, talep konusu alacakların ispat ve hesaplanması, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iddia ettiği ücret ile kayıtlara dayalı ücret olmak üzere iki seçenekli değerlendirme yapıldığı, her bir seçenek bakımından da ikramiyenin dâhil olup olmamasına göre iki alt alternatif hesaplama yapıldığı anlaşılmış olup İlk Derece Mahkemesince, ayrıca ve açıkça hesap raporundaki hangi seçeneğin hükme esas alındığının belirtilmemesi hatalı ise de gerekçede yapılan açıklama ve tespitlerde ikramiye dâhil bordroda kayıtlı ücret seçeneğinin hükme esas alındığının ve bu kabulün dosya içeriğine uygun olduğunun anlaşılması karşısında sözü edilen hata bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.