Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6184 E. 2025/6836 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6184
- Karar No
- 2025/6836
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/42 E., 2025/206 K. DAVA TARİHİ : 11.10.2016
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketler tarafından birlikte işletilen otelde aşçıbaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesine haklı bir sebep olmaksızın son verildiğini ve ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.06.2010 tarihinde ... adlı Şirkette çalışmaya başladığını, 27.03.2013 tarihinde bölünme yoluyla ... Turizm ve Tic. AŞ adlı Şirketin kurulmasına karar verildiğini, davacının 01.05.2013 tarihinden itibaren ... Turizm ve Tic. AŞ nezdinde çalışmaya başladığını, bu nedenle davanın ... yönünden reddi gerektiğini, davacının davalı işyerinde stajyer M.K'ya sinkaflı sözlerde bulunduğunu, bunu diğer çalışanlara da yaptığını, bu sebeple iş sözleşmesine haklı olarak son verildiğini, davacının son ücretinin net 5.877,99 TL olduğunu, ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığını, yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının ücret bordrolarına yansıtılarak banka hesaplarına ödendiğini veya karşılığında serbest zaman verildiğini, iş sözleşmesinde yılda 270 saate kadar olan fazla çalışmanın zamlı karşılığının ücrete dâhil olduğunu, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2018 tarihli kararı ile; toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı işverence davacının stajyer M.K'ya ve diğer çalışanlara sinkaflı sözlerde bulunması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği savunulmuş ise de dosyaya hiçbir somut belgenin bulunmadığı, ayrıca fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu gösteren iş sözleşmesinin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 27.06.2019 tarihli kararıyla; kararın usule ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 27.06.2019 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.01.2021 tarihli kararı ile; davalı tarafından yöntemince sunulan deliller değerlendirilmeden karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali olup başlı başına bozma sebebi olduğu, İlk Derece Mahkemesince sunulan deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince hükmün gerekçesinde fazla çalışma ücreti alacağından %40 indirim yapıldığı belirtilmesine karşın hüküm yerinde %30 indirim oranına göre yapılan ıslah miktarı esas alınarak hüküm kurulmak suretiyle gerekçe ve hüküm çelişkisi yaratılmasının hatalı olduğu, kabule göre de davalı tarafından süresinde ıslaha karşı zamanaşımı savunmasında bulunulmuş olup ıslah, yapılması muhtemel zamanaşımı savunması gözetilerek yapılmış olsa dahi zamanaşımına uğrayan miktarın doğru belirlenip belirlenmediğinin denetlenmesi gerektiği, bozma sebeplerine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığı gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2023 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.10.2024 tarihli ilâmı ile; davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek somut uyuşmazlıkta; işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatlarının reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş sözleşmesi haklı neden olmadan feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığını, kıdem ve ihbar tazminatının kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, b. Davacının iş sözleşmesinin devredildiği ve devredenin iki yıl sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili Şirketler arasında organik bağ bulunmadığını, c. Davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını, bu ücretlerin davacının aylık ücretine dâhil olduğunu, ayrıca davacının bahşiş aldığını ve hesaplamalarda bu durumun dikkate alınmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, mahsup işleminin hatalı uygulandığını ve davacının asgari geçim indirimi alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.