Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6181 E. 2025/7269 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6181
Karar No
2025/7269
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/559 E., 2024/643 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 7, 10 ve 15'er günlük nöbetler ile gece gündüz yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yapıp ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını ve gece çalışması yaptığını, ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Bakanlığın ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmaması nedeniyle fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye alacaklarının bulunmadığı, davacının pandemi dönemine kadar tüm alacaklarının usulüne uygun olarak kendisine ödendiğinin tespit edildiğini, pandemiden sonra işyerinde kapalı çalışma sistemi uygulandığını, davacının pandemi döneminde 13.08.2020 tarihine kadar raporlu olduğunun anlaşıldığını, davacının pandemi döneminde raporlu olması nedeni ile uygulanan kapalı çalışma sistemi ile çalışmadığından fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece zammı alacaklarının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2022 kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 15.12.2022 tarihli kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 15.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının alacaklarına ilişkin olarak talep döneminin 02.04.2018 tarihinden itibaren başladığı gözetilerek davalı tarafça sunulan 02.04.2018 tarihinden itibaren davacının fiilî çalışmasının bulunduğu tüm kayıtlar ile ücret bordroları incelenmek ve özel güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 69/3 hükmü gereğince gece çalışması yaptırılması konusunda yazılı rızasının bulunup bulunmadığı da dikkate alınarak fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı konusunda çalışma düzeninin yeniden denetime elverişli şekilde belirlenmek suretiyle sonuca gidilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle yürütülen yargılama neticesinde; dosyada bulunan işyeri kayıtları ve vardiya çizelgelerinin yeniden incelendiği bilirkişiden alınan ek raporda yer alan; davacı işçinin 01.04.2018-30.04.2019 tarihleri arasında 20.00-08.00 saatleri arasında çalıştığı tespit edilen günlerde 1,5 saatlik ara dinlenmenin tenzili ile günlük 3 saat fazla çalışmasının bulunduğu ve bu günlerde gece çalışması yapmış olduğu, 2019 yılı Mayıs ayından 2020 yılı Mart ayına kadar bazı aylar bir gün çalışıp bir gün dinlenme, bazı aylar ise iki gün çalışıp iki gün dinlenme şeklinde çalıştığı ancak çalışma saatlerinin belirli olmadığı, aynı kayıtlara göre ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmalarının tespit edildiği belirtilen ve 12.04.2018 tarihinde yayımlanan ve 02.04.2018-31.10.2020 tarihleri arasında yürürlükte olan Yüksek Hakem Kurulunca bağıtlanan toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca ve varsa bordrolardaki tahakkuklar mahsup edilmek suretiyle yapıldığı açıklanan hesaplamalar doğrultusunda, davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle ücret, ikramiye, ilave tediye, hafta tatili ücreti fark alacakları talepleri reddedilerek, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece çalışma ücreti bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunda toplu iş sözleşmelerinin uygulanması noktasında hata yapıldığını, fazla çalışma ücreti alacağının 31.10.2020 tarihinden sonraki dönem için de %50 yerine %60 oran uygulanması suretiyle hesaplanması gerektiğini, 2. Davacının dayanışma aidatı ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmadığı noktasında gerekli inceleme yapılmadan eksik araştırmayla karar verildiğini, 3. Fazla çalışma alacağı talebinin reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının ne şekilde çalıştırıldığı konusunda davalı Kuruma yazılan müzekkerelere eksik cevap verildiğini, davalı işyerinin bakıma muhtaç kişilerden oluştuğunu, pandemi döneminde davacının aynı düzende ve saatlerde çalışmaya devam ettiğinin kabul edilemeyeceğini, zira 24 saat aralıksız çalışılamayacağı yönündeki bir düşüncenin davacının çalışma koşulları düşünüldüğünde pek mümkün olamayacağını, tek kişi olarak nöbet tutan işçinin birden fazla kişinin bakımında belli bir saat diliminde uyumasının da işin gereği mümkün olmadığını, 4. Hesaplama yaparken 270 saat sınırının dikkate alınmamasının kanuna aykırı olduğunu, 5. Hesaplamalarda ilgili aylara ilişkin fazla ödeme var ise bu ödemelerin sadece ilgili aydan mahsup edilmesi gerektiği, fazla ödeme olan ayların genel toplama 0 (sıfır) olarak dâhil edilmesi gerektiğini, yapılan ödemelerin toplanarak, davacının hak kazandığı alacaklar toplamından çıkarılması hatalı olup ödemelerin sadece ödemenin yapıldığı o ayın alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, 6. Taleplerinin davacının kadroya geçiş tarihi olan 02.04.2018 tarihi ile arabuluculuk son tutanak tarihi arasında olduğunu ancak talep döneminin hatalı değerlendirildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının fazla çalışma ücreti, gece çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6181, K. 2025/7269, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6181-e-2025-7269-k-92a31de7a697