Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5287 E. 2025/6187 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5287
Karar No
2025/6187
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2268 E., 2025/312 K. DAVA TARİHİ : 22.03.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/393 E., 2022/576 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 22.07.2014 tarihinde Karşıyaka Belediyesinin temizlik işlerini alt işveren olarak sürdüren şirkette insan kaynakları uzmanı/personel uzmanı olarak işe başladığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında davalı ... kadrosuna geçirilmesi esnasında, 696 sayılı KHK, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (375 sayılı KHK) ile Yüksek Hakem Kurulu kararı ve iş hukukunun genel ilkelerine aykırı olarak ücretinin ve kadrosunun düşürüldüğünü ileri sürerek ünvanının eski hâle getirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alt işveren nezdinde çalışan davacının 02.04.2018 tarihinden itibaren 696 sayılı KHK ile yapılan düzenleme doğrultusunda, sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, ücret ve diğer haklarının Yüksek Hakem Kurulu tarafından bağıtlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlendiğini, davacının 02.04.2018 tarihli dilekçesi ile önceki dönemle ilgili hak ve alacak talebinde bulunmayacağını belirttiğini, 696 sayılı KHK, 375 Sayılı KHK ve toplu iş sözleşmesi hükümleri

gereğince geçiş sürecinde davacının statüsünün korunduğunu, ücretinin de mevzuata uygun olarak düzenlendiğini, davacı taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.04.2018 kadroya geçiş sonrasındaki tarafına tahsis edilen kadronun yaptığı işe uygun olup olmadığı ve bu doğrultuda 375 sayılı KHK 'nın 23 ve 24. maddelerine uyulup uyulmadığının değerlendirilmesi görevinin idari yargının görev alanına girdiği belirtilerek yargı yolunun caiz olmadığına ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.04.2018 kadroya geçiş sonrasındaki tarafına tahsis edilen kadronun yaptığı işe uygun olup olmadığı, bu doğrultuda 375 sayılı KHK 'nın 23 ve 24 ile diğer ilgili maddelerine uyulup uyulmadığının değerlendirilmesi görevinin idari yargının görev alanına girdiğinin anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-(b) hükmü ve 115. maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde hatalı bir yön bulunmadığı, davalıya 5.100,00 TL vekâlet ücreti takdirinde de bir yanlışlık bulunmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin, kadroya geçmiş olsa dahi iş sözleşmesine bağlı, 4/A sigortaya tâbi olarak çalıştığını ve dava konusu taleplerinin 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklandığını, bu nedenle görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, 2. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davada görevli yargı yerinin adli yargı mı yoksa idari yargı mı olduğuna ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5287, K. 2025/6187, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5287-e-2025-6187-k-c425ff9c3da2