Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5150 E. 2025/6774 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5150
- Karar No
- 2025/6774
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/51 E., 2025/985 K. DAVA TARİHİ : 22.10.2019
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren yanında Irak ülkesi ... bölümünde ... Hidroelektrik Santrali Ünite-l ve Ünite-2 inşatında kalite kontrol elektrik süpervizörü olarak çalıştığını, son ücretinin aylık net 2.600,00 USD olduğunu, müvekkilinin çalıştığı şantiyede mevsim ve havanın sıcaklık durumuna göre işe başlama ve işi bırakma saatlerinin değiştiğini, ancak günlük çalışma süresinin en az 10 saat olduğunu, günlük çalışma saatinin 10 saatin altına düşmediğini, iki haftada bir gün cuma günleri izin kullandığını, ramazan ve kurban bayramlarının birinci günleri tatil yapıldığını, diğer günler çalışıldığını belirterek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu alacaklarının bulunmadığını, yaptığı çalışmaların karşılığının bordolarında gösterilerek kendisine tümüyle ödendiğini davacının ibranamede geçmişte yapmış olduğu fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmalarının karşılığının bordrolarında gösterilenler ile sınırlı olduğunu, karşılıklarını tamamıyla aldığını, bunların dışında bir hak ve alacağı bulunmadığını açıkça kabul ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 14. İş Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararı ile davacının Irak hukukuna göre yapılan hesaplamada taraflar arasında yapılan sözleşmede çıplak ücretin dışında fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel ve tatil ücretinin de ücrete ilave edilerek dâhil edildiği, Irak hukukuna göre davacının hafta tatili ve fazla çalışma ücretinin tespit edilen ücret içinde olduğundan ücretle birlikte ödenmiş sayıldığı, hafta tatili kullandırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararı ile Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekeceği, davalı tarafın cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünden herhangi bir itiraz ve beyanı bulunmadığı dikkate alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk hukukuna göre çözülmesi gerekeceği, davacının 15 günde bir hafta tatil günü çalışma yaptığı, karşılığı ücretin ödenmediği, Mahkeme tarafından ikinci bilirkişiden alınan 17.01.2022 tarihli raporda Türk hukukuna göre dava zamanaşımı def'i dikkate alınarak yapılan hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, davacının dava konusu fazla çalışma, hafta tatil ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma olgusunu tanık beyanları ile ispatladığı, dosya kapsamında alınan 17.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda zamanaşımının hesaplanmasının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da korunarak sonuca gidildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile taraflar arasındaki Türkiye İş Kurumu sözleşmesinde fazla çalışmasının ücrete dâhil olduğu yönünde düzenleme bulunmadığı, davacı vekilinin fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunun kabul edildiği bilirkişi raporuna itiraz ettiği, hâl böyle olunca taraflar arasındaki sözleşmede fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğu yönünde hüküm bulunmamasına rağmen fazla çalışmanın ücrete dâhil kabul edilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, tüm bilgi ve belgeler, kabul edilen çalışma saati ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının 1 saat ara dinlenmesi ile çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma süresinin tespiti gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Somut uyuşmazlığa Irak hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 3. Ücret miktarının hatalı tespit edildiğini, 4. Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacağının bulunmadığını, bu alacaklar bakımından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, 5. Ara dinlenme süresinin hatalı olduğunu, 6. Vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışmanın ücrete dâhil olup olmadığı ve ara dinlenme süresi noktalarındadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.