Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5119 E. 2025/6771 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5119
Karar No
2025/6771
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/171 E., 2025/199 K. DAVA TARİHİ : 31.12.2020

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin Suudi Arabistan’daki işyerinde 28.04.2019-31.10.2020 tarihleri arasında tornacı olarak net 2.000,00 USD ücretle çalıştığını, ücret ödemelerinin elden yapıldığını, 06.00-20.00 saatleri arasında haftanın her günü çalıştığını, iki haftada bir gün izin kullandırıldığını, dinî bayramların ilk iki günü dışında tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini, çıkış işlemleri yapılırken bir takım toplu evrak imzalatıldığını ve zorla istifa dilekçesi yazdırıldığını, kısmi tazminat ödemesi yapıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Suudi Arabistan’da müvekkili Şirket tarafından yapılan ... Boru Hattı Projesinde tornacı olarak 29.04.2019 tarihinde çalışmaya başladığını ve hâlen yapımı devam eden bu projeden 31.10.2020 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, davacının iddialarının aksine Nisan 2019 - Aralık 2019 tarihleri arasında net aylık ücretinin 4.402,20 SAR olup Ocak 2020 - Ekim 2020 tarihleri arasında net aylık ücretinin 4.891,30 SAR olduğunu, davacının ödemeleri SAR cinsinden yapılmışken taleplerin USD cinsinden istenemeyeceğini, davacının özel sebeplerden dolayı istifa ettiğini, zorla istifa dilekçesi alındığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, varsa fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödendiğini, bordroların imzalı olduğunu, her gün 16 saat çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Suudi Arabistan’da bu ülkenin dinî ve millî bayramlarında ve cuma günlerinde çalışma yasağı olduğunu, Türkiye’de geçerli olan dinî bayramların Suudi Arabistan’da da geçerli olduğunu, bu dönemde çalışılmadığını, 23.10.2019 - 06.11.2019 tarihleri arasında 15 günlük yıllık izin kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli kararı ile; somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşmede açıkça Türk mevzuatının uygulanacağının belirlenmiş olduğu ve tarafların dava devam ederken Türk mevzuatının uygulanmasını talep ettikleri, bu nedenle Türk hukukunun uygulandığı, davacının işten ayrılış tarihi itibarıyla aylık ücretinin brüt 5.148,73 SAR olduğu, davalı tarafından 26.10.2020 tarihli davacının el yazısı ile yazılmış ve özel sebeplerle istifa ettiğini belirten dilekçe sunulduğu, dava dilekçesinde imzanın ve yazıların davacıya ait olduğunun ve davalı tarafından zorla imzalatıldığının beyan edildiği, dosyada dinlenen davacı tanıklarının davacıdan önce işten ayrıldıkları ve davacının istifa dilekçesini zorla imzalatıldığını ispat edemediği, davacının iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği iddiası bulunmadığı, bu nedenlerle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 4. maddesinde fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunun belirtildiği, sözleşmede aylık ücret ve davacının imzası bulunduğundan yerleşik içtihatlar gereği fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunun kabul edildiği, bordrolarının imzalı olduğu, bordrolarda tahakkuk bulunduğu, bu nedenle davacının fazla çalışma ve hafta tatili alacağı bulunmadığı, dosyada kapsamında ulusal bayram ve genel tatil çalışmasına ilişkin belge bulunmadığı, tanık beyanlarına göre davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığı ve ücretinin ödenmediği, davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağı net 1.514,79 SAR kabul edilmesine rağmen kısa kararda sehven net 1.072,01 SAR yazılmış olup çelişki oluşturmamak için düzeltme yapılmadığı, ancak yargılama gideri ve vekâlet ücreti hesaplamalarında ulusal bayram ve genel tatil alacağının net 1.514,79 SAR esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 08.02.2024 tarihli kararı ile; davalının cevap dilekçesinde ve/veya ön inceleme duruşmasında, taraflar arasındaki uyuşmazlığa davacının çalıştığı ülke hukukunun uygulanması gerektiğine, Türk hukukunun uygulanamayacağına dair bir iddiada ve savunmada bulunmadığı, Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir hukuka aykırılık görülmediği, Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, işverenin ücret bordrolarında hile yaptığına dair itibar edilebilir ve ciddi bir delil olmadığı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ulusal bayram ve genel tatil ücretinde miktar itibarıyla hata yapılmış ve kısa karar/hüküm özeti ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşmaması için, kısa kararda/hüküm özetinde bir değişiklik yapılmadığı gerekçede belirtilmiş ise de, davacı vekilinin bu hataya yönelik bir istinaf sebebinin bulunmadığı, istinaf incelemesinin istinaf sebepleri ile bağlı kalınarak yapılacağına dair yasal düzenleme gözetilerek bu hatanın kaldırma nedeni yapılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının, gerekçede net 1.514,79 SAR olduğu kabul edilmesine rağmen net 1.072,01 SAR olarak hüküm altına alınmış olmasının gerekçe hüküm çelişkisi oluşturduğu gerekçesiyle sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davacı tarafın istifaya ilişkin beyanı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde istifa dilekçesinin davacının iradesini yansıtmadığının ve iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğinin kabulü gerektiği, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken istifa dilekçesi geçerli kabul edilerek taleplerin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının ücret miktarının hatalı ve eksik belirlendiğini, b. İşverenin bordro hilesi yaptığını, c. Alacakların hatalı hesaplandığını, d. İş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı tanıklarının davacıdan önce işten ayrıldıklarını, tanıklıklarının görgüye dayalı olmadığını, bu nedenle beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacının iş sözleşmesinin istifa ile sona erdiğini, b. Davacının yıllık izin alacağının bulunmadığını, c. Davacının çalıştığı Suudi Arabistan ülkesinin millî bayramlarında ve dinî bayramlarda çalışma yasağı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile kıdem ve ihbar tazminatı noktasındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5119, K. 2025/6771, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5119-e-2025-6771-k-55bf03053e3b