Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5134 E. 2025/6066 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5134
- Karar No
- 2025/6066
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/519 E., 2025/139 K. DAVA TARİHİ : 27.10.2020
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1999-2013 yıllarında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde aşçı olarak çalıştığını, son ücretinin net 7.500,00 SAR olduğunu, üç öğün yemek ve barınma giderlerinin işverence karşılandığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı ile müvekkili Şirket arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, zira davacının davalı Şirket nezdinde çalışmasının bulunmadığını, dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 119. maddesine aykırı şekilde düzenlendiğini, davacı nezdinde çalışması bulunmayan davacının iddia ettiği çalışma süresini de kabul etmediklerini, davacının ücrete ilişkin iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili Şirket nezdinde çalıştığı kabul edilse dâhi asgari ücretin üzerinde bir ücret iddiasını kabul etmediklerini, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsilinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkili Şirket tarafından haricen elde edilen ve dosyaya sunulan belgelerden davacının istifa ettiği açık olduğundan davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına da hak kazanamadığını, davacı tarafça talep edilen faizin türüne ve başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.09.2022 tarihli kararı ile; davacının 09.11.2000-04.03.2012 tarihleri arasında toplam 10... ay 26 gün fasılalı olarak davalı Şirkete ait yurt dışı şantiyelerinde aşçı olarak çalıştığı, davalı taraf her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de davacının çalıştığı dava dışı yurt dışı Şirket ile davalı Şirket arasında hukuki ilişki bulunması sebebiyle davalı Şirketin davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, dosyada davacının istifa ettiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, dosyada mevcut bir kısım belgede davacının iş sözleşmesinin iş bitimi nedeni ile feshedildiğinin açıklandığı, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen ibranamelerin ise geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 25.01.2024 tarihli kararı ile; davacının, giriş çıkış kayıtlarına göre 09.11.2000-04.03.2012 tarihleri arasında fasılalı olarak 10... ay 26 gün davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde aşçı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sona erdirildiği, feshin haklı nedene dayandığının davalı tarafından ispatlanmadığı, davacının istifa ettiği ileri sürülmüş ise de dosyada istifa dilekçesinin bulunmadığı, "..." başlıklı belgeler İngilizce olduğu için ödeme iddiasının dikkate alınmamasında bir hatanın bulunmadığı, ancak bu belgelerde yazılı olan ücret dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak 7.500,00 SAR ücret üzerinden hesaplama yapılmasının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilince sunulan "..." başlıklı ödeme belgeleri hakkında davacı asıl 6100 sayılı Kanun'un 169 ve devamı maddeleri uyarınca isticvap olunarak varılacak sonuca göre zamanaşımı gerekirse yeniden değerlendirilip tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı uyarınca davacı asıl isticvap olunmuş; davacının ödeme almadığını beyan etmesi üzerine belgelerin düzenlendiği dil ve içerik ile emsal içtihatlar dikkate alınarak söz konusu belgelere itibar edilmeksizin davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, 2. Somut uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, 3. Husumet itirazları dikkate alınmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 4. İtirazları dikkate alınmaksızın düzenlenen bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, 5. Davacının iş sözleşmesini kendisinin feshetmesi nedeni ile kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, aksinin kabulü hâlinde dahi ise kıdem tazminatının ödendiğinin, ihbar öneli kullandırıldığının sabit olduğunu, 6. Ödeme belgelerinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, 7. Davacının hizmet süresinin ve aylık ücretinin hatalı değerlendirildiğini, hizmet sürelerinin birleştirilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yabancı dilde düzenlenen ödeme belgelerine değer verilip verilmeyeceği, buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatının miktarı ile kıdem tazminatına yürütülecek faizin başlangıç tarihine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bozma sonrası hüküm altına alınan kıdem tazminatı alacağına iş sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de fesih tarihinin Mahkeme kararının hüküm kısmında açıkça belirtilmemesi infazda tereddüt yaratır mahiyette olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "akdin fesih tarihinden" ibaresinden önce gelmek üzere “04.03.2012 olan” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.