Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4826 E. 2025/5496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4826
- Karar No
- 2025/5496
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2563 E., 2025/684 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde hizmet alım ihalesiyle iş alan alt işveren Şirketlerin işçisi olarak çalışmaktayken 01.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (696 sayılı KHK) ilgili hükümleri gereğince Kocaeli Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığında sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığını ve hâlen bu Kurum bünyesinde kadrolu işçi olarak çalıştığını, kadroya geçtikten sonra aynı işi yapmaya devam ettiğini, kadroya geçmeden önceki ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olduğunu, davalı İdare ile davacı arasında belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede de ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olarak belirlendiğini, davalı işverenin 01.01.2019 tarihinden itibaren davacının ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarını eksik ödeyerek kazanılmış hak ilkesine de aykırı hareket ettiğini ileri sürerek ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def''inde bulunduklarını, müvekkili İdarede toplu iş sözleşmesi uygulandığını, ihale şartnamesi kapsamında davacının başlangıçta asgari ücretin %22 fazlası ücret aldığını, toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra davacının asgari ücret ile bağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir . III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kocaeli 6. İş Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli kararı ile; davacının kadroya geçirildiği 01.04.2018 tarihine kadar ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olarak belirlendiği ve ödendiği, davalı Kuruma geçişle birlikte bu ödemenin devam ettiği, 2019 yılından itibaren ise söz konusu oran dikkate alınmaksızın toplu iş sözleşmesi ile belirlenen sözleşme oranında zam yapıldığı, oysa 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacıya her ay günlük ücretinin %22 fazlasıyla ödeme yapılacağına ilişkin hüküm bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacının fark ücret alacağı, ilave tediye alacağı ve ikramiye fark alacağının hüküm altına alınmasında ve uygulanan faiz oranı ve faiz başlangıç tarihlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı bu yönüyle davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak kamu düzeni yönünden yapılan değerlendirmede; hükme esas alınan bilirkişi raporunda fark ücret alacak kalemi yönünden arabuluculuk anlaşmama son tutanak tarihinden sonraki dönem için de hesaplama yapılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden resen yapılan inceleme neticesinde; arabuluculuk son tutanak tarihinden sonraki döneme ilişkin istemlerin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğinin gözetilmemesinin hatalı olduğu belirtilmek suretiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile birlikte İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmiş olmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353. maddesi gereğince başvurunun esastan reddi ile aynı anda yeniden esas hakkında veya düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasının mümkün olmadığı kuralına aykırı bulunduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyulmak suretiyle yürütülen yargılama neticesinde dosyada mevcut bulunan bilirkişi raporundaki hesaplamalardan yararlanılarak davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kadroya geçiş aşamasında imzalanan iş sözleşmesinde davacıya her ay için ileriye etkili şekilde temel ücret olarak asgari ücretin %22 fazlasının ödeneceğinin kararlaştırılmasının söz konusu olmadığını, 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 3. Hükmedilen faiz tür ve miktarlarının yerinde olmadığını, 4. Vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığı ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.