Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4151 E. 2025/5217 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4151
Karar No
2025/5217
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/109 E., 2025/166 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/181 E., 2024/537 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Konak Belediye Başkanlığında memur olarak çalıştığını ve 2013 yılından bu yana davalı Sendikanın üyesi olduğunu, İzmir 2 No.lu şubesinin yaklaşık 7 yıl yönetim kurulu üyeliğini, 2 yıla yakın da şube başkanlığı yaptığını, ................Disiplin Kurulunun 21.03.2024 tarihli ve 40 sayılı kararıyla, hakkında “12 ay süreyle üyelikten çıkarma cezası uygulanmasına” karar verildiğini, kararın, Merkez Yönetim Kurulunun 20.04.2024 tarihli ve 1609 sayılı kararıyla onaylanarak davacıya 29.04.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile kendisine tanınan şikâyet hakkını kullanması nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, ................ Genel Kurulunun 30.04.2023 tarihinde yapıldığını, kararda bahsi geçen ve davacının yaptığı savcılık şikâyeti ve Sendika Merkez Denetleme ve Merkez Disiplin Kurulu şikâyetlerinin davalı Sendikanın önceki döneminde meydana gelmiş olaylar olduğunu, önceki döneme ilişkin olarak merkez disiplin, merkez denetleme kurulunun raporlarının genel kurulda ibra edildiğini ve zamanaşımına uğramış olması nedeniyle soruşturma ve ceza tecziyesinin mümkün olamayacağını, sendika disiplin kurulunca aynı ... nedeniyle iki ayrı soruşturma yapılması ve daha önce ceza verilmesine yer olmadığı hakkında karar verilmesine rağmen, aynı ... gerekçe gösterilerek yeni bir soruşturma ile ceza verilmesinin mümkün olamayacağını, kararın hukuka aykırı olduğunu, telafisi güç ve imkânsız zararlar doğurmaması için yargılama sonuçlanıncaya kadar kararın uygulanmasının tedbiren durdurulması gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davaya konu “12 ay süreyle üyelikten çıkarılma” kararının orantısız ve davacının anayasal haklarını zedeleyen hukuka aykırı bir karar olması sebebiyle, Tüm Yerel-Sen Disiplin Kurulunun 21.03.2024 tarihli ve 40 sayılı kararının tedbiren durdurulmasına, yargılama sonucunda iptaline, müvekkilinin, Tüm Yerel-Sen üyeliğinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, Sendikanın ..............No.lu şube üyelerinden olduğunu, Sendikanın üyelerinden ve .......... No.lu şube yöneticilerinden olan A.B. ve A.S'nin, .............No.lu Şube Başkanlığına sundukları 02.01.2024 tarihli, 97 ve 98 sayılı davacı hakkındaki şikâyet dilekçelerinin Şube Yönetim Kurulunca Şube Disiplin Kuruluna sevk edildiğini, ...........Kurulunun ise davacı hakkındaki disiplin sürecinin ................. Merkezince devam ettirilerek sonuçlandırılması için ilgili evrakı Genel Merkeze gönderdiğini, ................Yönetim Kurulunun da evrakı............... Disiplin Kuruluna sevk ettiğini, davacı hakkındaki 02.01.2024 tarihli şikâyet dilekçelerinde, “davacının savcılığa yaptığı şikayet hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının, sendika genel merkezince kendisine gönderilen yazıyı, sosyal medya yoluyla sendika aleyhine kullanarak sendikanın amaç ve ilkelerine aykırı hareket ettiği”nin belirtildiğini, davacının savunması istenilerek .................... Kurulunun 21.03.2024 tarihli ve 40 sayılı kararı ile hakkında “12 ay süre ile üyelikten geçici çıkarma cezası uygulanmasına” karar verildiğini, davacının ... ve söylemlerinin örgütsel bütünlük ve örgütsel disiplinle, sendikal birlik ilkesiyle, sendikal dayanışma ilkesiyle, sendikal demokrasi ilkesiyle bağdaşmaz nitelikte, ifade ve eleştiri hakkı sınırları dışında, sendikal alanda ahlaki kuralların ihlali kapsamında olduğundan, Disiplin Kurulunca usulüne uygun soruşturma yürütülerek, yasal ve tüzüksel yetki sınırları içinde disiplin cezası ihdas edilmiş olduğunu, davacının eylemlerinin bir bütün olarak genel beşeri ahlak ilkelerine, sendika yöneticisinin taşıması gereken etik üsluba, sendikal dayanışma retoriğine, sonuç olarak sendikal alana dair ahlak ilkelerine aykırı olduğunu, davacının bağlı bulunduğu .................No.lu şube yöneticileri ve üyelerinin şikâyeti üzerine yapıldığını, bu uygulamada bir ayrımcılık bulunmadığını, davacı hakkında kalıcı olarak üyelikten çıkarma değil, geçici surette üyeliğinin askıya alınmasının söz konusu olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı hakkında tesis edilen cezanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 12 ay süreyle sendika üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin sendika disiplin kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 16/4 hükmünde yer alan "Üyenin, sendikadan çıkarılma kararı sendika merkez genel kurulunca alınır." düzenlemesinin, hem üyelikten kesin çıkarılma hem de üyelikten geçici çıkarılma kararı verilmesi durumunda uygulanması gerektiğinin, buna mukabil somut uyuşmazlıkta üyelikten geçici çıkarılma kararının Sendika Disiplin Kurulunca verildiğinin anlaşılmasına göre Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlık hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken nitelikte olduğundan 6100 sayılı Kanun’un 266. maddesine aykırı olarak İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu alınması hatalı ise de bu durum sonuca etkili görülmediğinden eleştiri ile yetinilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4151, K. 2025/5217, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-4151-e-2025-5217-k-cc2f3be45c3e