Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3928 E. 2025/7183 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3928
- Karar No
- 2025/7183
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/49 E., 2025/503 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. İş Mahkemesi SAYISI: 2024/55 E., 2024/377 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde 28.10.2014-30.01.2018 tarihleri arasında ölçme işleri kısım şefi olarak çalıştığını, ilk 4 ay sabit (fix) net 2.750,00 Amerikan doları (USD) ücretle, sonraki aylarda sabit (fix) net 3.050,00 USD ücretle çalıştığını, ücretlerin bir kısmının elden bir kısmının ise bankadan ödendiğini, aldığı ücretin yanında 450,00 USD kira yardımı aldığını, 3 öğün yemek, barınma ve ısınmanın davalı tarafından karşılandığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini ve Türkiye'ye gönderildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, işin yapıldığı yer itibarıyla yetki itirazında bulunduklarını, uyuşmazlığa yabancı hukuk kurallarının uygulanması gerektiğini, davacının ücretini bilmemekle birlikte fahiş ücreti kabul etmediklerini, davacının iddia ettiği dönemde Türkiye'de bulunup bulunmadığının tespiti ve sigortalılık sürelerinin mahsubu gerektiğini, dava dilekçesinde yer alan hayatın olağan akışına aykırı çalışma iddiasını kabul etmediklerini, dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla davacının proje bazlı ve belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışmış olması sebebiyle tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak davanın kısmen kabulüne dair 05.04.2022 tarihli kararının davalının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının yurt dışında çalıştığı sabit olduğundan mutad işyeri olan ... hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle kaldırıldığı belirtilerek kaldırma kararı doğrultusunda davacının işten çıkışının 30.01.2018 tarihi olduğu ve davanın 22.08.2019 tarihinde açıldığı, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesindeki 2016 yılındaki değişiklik ile zamanaşımı süresi 1 yıl olarak düzenlendiğinden alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, içtihat değişikliği nedeniyle dava reddedildiğinden davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. ... hukukuna göre dava konusu hak ve alacakların talep edilebilir nitelikte olduğunu, buradaki düzenlemenin hatalı yorumlandığını, 2. Davalının Rus hukukunun uygulanmasına yönelik savunması ve itirazının bulunmadığını, 3. Davalı cevap dilekçesinde ve ıslaha karşı beyan dilekçesinde dava konusu uyuşmazlığa 5 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğini öne sürdüğünden usuli kazanılmış hakkın korunması gerektiğini, 4. ... Federasyonu İş Kanunu'nda zamanaşımı ya da hak düşürücü süre kavramının bulunmadığını, 5. Eldeki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının gerektiğini, 6.Yargıtayın sürpriz karar yasağına aykırı olarak tarafları makul bir süre önceden bilgilendirmeden yabancı hukuk uygulanmasına ilişkin içtihat değişikliğinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, 7. Türkiye İş Kurumu nezdinde imzalanan matbu sözleşme ile taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığından söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı ve davanın süresinde açılıp açılmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.