Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3812 E. 2025/6633 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3812
- Karar No
- 2025/6633
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/467 E., 2024/71 K. DAVA TARİHİ : 09.11.2020
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... Havalimanı projesinde kaynakçı ustası olarak çalıştığını, ücreti aylık olduğu belirtilmesine rağmen fiilen çalışılmayan günlerin ücreti kesilmek sureti ile eksik ödeme yapıldığını, işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde işçiye yıllık 30 günlük izin verileceği düzenlenmesine rağmen bu izinlerin kullandırılmadığını, müvekkilinin çalışmış olduğu projenin bitme aşamasına gelmesi üzerine davalı Şirketin işçi sayısını azaltmaya başladığını, sonrasında Covid-19 salgınıyla beraber işçilerin toplu şekilde işten çıkartıldığını ileri sürerek kısmi alacak davası olarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, eksik ödenen ücret ve yol ücreti, belirsiz alacak davası olarak fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının KWD cinsinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı def'ini ileri sürmüş ve davacının ... Şirketine bağlı olarak çalıştığını, müvekkili Şirket ile ... Şirketi arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığını, uyuşmazlığın Kuveyt kanunlarına göre Kuveyt'te çözülmesi gerektiğini, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, müvekkiline ait şantiyede işin gerektirdiği hâllerde fazla çalışma yapılması hâlinde fazla çalışılan saatlere ilişkin ücretlerin bordrolara yansıtılarak zamlı olarak işçilere ödendiğini, her işçiye mutlaka haftada bir gün izin kullandırıldığını, bu durumun puantaj cetvellerinde sabit olduğunu, davacının ücretinin eksiksiz ödendiğini ve yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2023 tarihli kararı ile dava konusu uyuşmazlığa yabancılık unsuru içermesi nedeniyle Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği, davalı Şirketin Kuveyt'teki işlerini yürütmek amacı ile ... Şirketini kurduğu, her iki Şirket arasında organik bağ bulunması nedeni ile işçilik alacaklarından davalı Şirketin sorumlu olduğu, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiği, Kuveyt kanunlarındaki düzenlemeler kapsamında yapılan hesaplamaya göre işçinin fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacakları bulunduğunun belirlendiği, ayrıca yapılan ödeme miktarları mahsup edildiğinde işçinin bakiye ücret alacağının varlığının da tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 08.12.2023 tarihli kararı ile uyuşmazlık hakkında maddi hukuk yönünden Kuveyt hukukunun uygulanması isabetli olduğu, davacının iş görme edimini 7 gün üst üste yerine getirmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin devamsızlık haklı nedenine dayalı feshedildiğini ileri süren işverence feshe yönelik yazılı delil sunulmadığı, bu hususta işverene bağlı çalışmasını sürdüren davalı tanıklarının beyanına itibar edilerek sonuca ulaşılamayacağından davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığının kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı işverenin işyerinde çalışma düzenini gösterir şekilde düzenlenmiş işyeri kayıtlarını dosya içerisine sunmadığı, davacının fazla çalışma ve hafta tatili çalışma iddiasını tanık anlatımları ile ispatladığı, banka kaydı ile ödendiği belirlenen miktarların mahsubu ile ödenmeyen ücret alacaklarının hüküm altına alınmasında hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, tanık anlatımı ile ispatlanan fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarından; önce uygun oranda indirim yapılması, bundan sonra işverence ödenen miktarın mahsup edilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma doğrultusunda hesap yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Şirket ile davacının çalıştığı ... Şirketi arasında organik bağ olduğu düşünülse bile salt olarak organik bağın olmasının, bu ortaklığa mensup olan tüm Şirketlerin işçilere karşı birlikte sorumluluğunu gerektirmeyeceğini, 2. Davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 3. Davacının ücret alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının hesabına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.