Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3709 E. 2025/7132 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3709
- Karar No
- 2025/7132
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1104 E., 2025/404 K. DAVA TARİHİ : 25.04.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 59. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/183 E., 2024/74 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı ... İnş. San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı ... Şirketi adına vekili Avukat ... diğer davalı ... adına vekili Avukat ... ve karşı taraf adına vekili Avukat ... duruşmaya geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait işyerinde 15.01.2018-26.01.2020 tarihleri arasında tim şefi olarak 1.900,00 USD ücretle çalıştığını, işyerinde iki vardiya hâlinde çalışıldığını, vardiyaların 06.30-17. 30... .30-06.30 saatleri arasında gerçekleştiğini, dinî bayramların birinci günleri dışındaki tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığını, iş sözleşmesine iş bitimi sebebiyle son verildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki Türkiye İş Kurumu Sözleşmesi uyarınca Umman Sultanlığı kanunlarının geçerli olduğunu ve Umman mahkemelerinin yetkili olduğunu, Türk mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü hâlinde ise Umman kanunlarının uygulanması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davasının konusu olamayacağını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacıya 12.12.2019 tarihinde yapılan fesih bildirimi ile işin büyük kısmının tamamlanması sebebiyle 25.01.2020 tarihinde iş sözleşmesine son verildiğini, davacıya 22.01.2020 tarihinde 6.058,45 Umman riyali (OMR) ödendiğini, davacının Şirketi ibra ettiğini, davacının hiçbir alacağının kalmadığını, iş sözleşmesine göre davacının ücretinin 1.190,08 USD olduğunu, bu ödemenin haftalık 5 gün, 45 saatlik çalışmasının karşılığı olduğunu, cumartesi çalışmalarının karşılığının bordroda hafta tatili çalışması olarak gösterildiğini, davacıya Umman kanunları gereğince OMR üzerinden ödeme yapıldığını, Umman'da yaz mevsiminin çok sıcak olması sebebiyle Mayıs-Ekim döneminde 12.30-15.30 arası tatil verildiğini, davacının yaz aylarında bu saatler arasında hiç çalışmadığını, aynı şekilde Ramazan aylarında 6 saat çalışma yapıldığını, ancak 10 saat çalışmış gibi ödeme yapıldığını, davacının Umman kanunlarına göre belirlenen resmî tatil günlerinin tamamında izinlerini kullandığını, hafta tatili izinlerini kullandığını, çalışması hâlinde puantajlarda gösterilip bordroda tahakkuk ettirilerek ücretin ödendiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirket ile diğer davalı Şirket arasında hiçbir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, ... (Merkezi İtalya) Türkiye ... Şubesi ile ... Şirketinin Umman'da herhangi faaliyette bulunmadığını, müvekkili Şirketin Umman'da ne bir projesi ne de kendi bünyesinde bulunan bir çalışanı olmadığını, bu nedenle ... Türkiye ... Şubesine husumet yöneltilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının tüm hak ve alacaklarının işvereni ... Şirketi tarafından ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanan ikinci sözleşme gereğince 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hukuk seçimi yapılmış olduğundan davada Türk iş hukukunun uygulanacağı, davalı ... Şirketi ile ... Şirketinin davacıyı iş ortaklığı ile istihdam ettiği, adi şirket hükümleri uyarınca her bir davalının dava konusu alacaklardan dolayı davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacının aylık sabit ücretinin 15.01.2018-30.06.2018 tarihleri arasında net 1.600,00 USD, 01.07.2018 tarihinden fesih tarihine kadar ise net 1.900,00 USD olduğu, imzalı ücret bordrolarındaki fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili tahakkukların gerçeği yansıtmadığının kabulü gerektiği, davacının puantaj kayıtlarına göre yapılan hesaplamalara itibar edildiğini, bu nedenle ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacağı yönünden bordro hilesi iddiasının da değerlendirildiği 26.06.2023 tarihli ikinci ek raporun hükme esas alındığı, taraflar arasında imzalanan ikinci iş sözleşmesinde fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna dair hüküm bulunmadığı, davacıya kanun ile belirlenen bildirim süresi kadar süre tanınmış olduğundan davacının ihbar tazminatı talebinin reddedildiği, davacıya kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı ödemesinin yapıldığı anlaşıldığından bu taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanan ikinci sözleşme gereğince 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hukuk seçimi yapılmış olduğundan Türk hukuku uygulanarak sonuca gidilmesinin yerinde olduğu, ücret bordrolarında gösterilen fazla çalışma ile hafta tatili tahakkuklarına itibar edilemeyeceği, davacının tim şefi olarak görev yaptığı hususu da dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince davacının ücretinin 1.900,00 USD olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 26.06.2023 tarihli ikinci bilirkişi ek raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Uyuşmazlığa Umman hukukunun uygulanması gerektiğini, b. Ücret miktarının hatalı tespit edildiğini, c. Fazla çalışmalarının ödendiğini, davacının hafta tatili izinlerini kullandığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, çalıştığı zaman ücretinin ödendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Husumet itirazlarının bulunduğunu, b. Umman hukukunun uygulanması gerektiğini, c. Sözleşmede belirtilen ücret ve çalışma koşullarının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, husumet, ücretin miktarı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı, hesaplanması ve karşılığının ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücreti ile aşağıda yazılı temyiz giderlerinin davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.