Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3696 E. 2025/6766 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3696
- Karar No
- 2025/6766
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/427 E., 2025/95 K. DAVA TARİHİ : 24.06.2015
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin Afganistan ve Irak'daki işyerinde 12.09.2009-15.10.2011 tarihleri arasında ağır vasıta şoförü olarak aylık net 1.400,00 USD ücretle çalıştığını, davacının sabah 07.00'de işe başladığını ve akşam 21.00'e kadar çalıştığını, ancak fazla çalışma ücretlerinin hiç ödenmediğini, tüm hafta tatillerde çalıştığını, dinî bayramların ilk günü dışında ulusal baram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, davacıdan tazminat ve ücretlerinin ödeneceği taahhüt edilerek ibraname alındığını, ancak tazminata ilişkin kısmi bir ödeme yapıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Şirkette 11.09.2009 tarihinde mikser şoförü olarak çalışmaya başladığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, başkaca alacaklarının bulunmadığını, davacı tarafından imzalanan iş sözleşmesinde ücretinin brüt 550,00 USD olarak belirlendiğini, davacı da dâhil olmak üzere müvekkili firmanın birçok çalışanının şantiye çalışma koşulları ve yapılan işin özelliğine göre fazla çalışma gerçekleştirdiğini, fazla çalışma sürelerinin her ay sonunda belirginlik kazandığını, bu hesaplanan miktarların her ay işçilerin sözleşme ile belirlenen aylık ücretlerine eklenerek hesaplarına yatırıldığını, müvekkili Şirketin şantiyelerinde çalışmanın 08.00-17.00 saatleri arasında haftanın 6 günü yapıldığını, bunun dışında dinî bayramlarda ve Nevruz bayramında da şantiyelerde çalışma yapılmadığını, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli kararı iledavalının zamanaşımı def'i ve yurda giriş çıkış kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının 24.06.2010-25.08.2011 tarihleri arasında çalıştığı, davacının ücretinin net 1.400,00 USD olduğu, davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın davalı tarafça sona erdirildiği, davacı ve davalı tanıklarının beyanlarına göre davacının haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı, ayda iki pazar günü çalıştığı, dinî bayramların ilk günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin 06.12.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında davacının kıdeminin 24.06.2010-25.08.2011 tarihleri arasında olduğunun belirtilmiş olmasının maddi hataya dayandığı, bu hususun mahallinde düzeltilebilecek nitelikte bir hata olduğu, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılacak şekilde sona erdirildiği, davacı tanığının beyanına itibar edilemeyeceği yönündeki davalı istinafının yerinde olmadığı, yargılama aşamasında dinlenilen tanıkların çalışma saat ve sürelerine ilişkin beyanları doğrultusunda zamanaşımı def'i gözetilerek hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemecesi kararında açıklanan gerekçe dâhilinde ek rapora karşı davacı vekilinin itirazları dikkate alınarak karar verilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, dinlenen davalı tanıklarının beyanları, emsal dava dosyaları ve yapılan işin niteliği birlikte değerlendirildiğinde; davacının 07.00-17.00 saatleri arasında çalıştığının kabulünün dosya kapsamına daha uygun düşeceği, hâl böyle olunca davacının; 07.00-17.00 saatleri arasında ayda iki hafta haftanın 6 günü çalışarak haftada 9 saat, iki hafta ise haftanın 7 günü çalışarak haftada 10,5 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile fazla çalışma alacağının hesaplanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının ücretinin yanlış tespit edildiğini, davacının, müvekkili Şirkette en son dönemde brüt 600,00 USD ücret ile çalıştığını, 2. İşverene karşı davası bulunan tanıkların beyanlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacının 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, 08.00-17.00 saat aralığında günlük 9 saat çalışıldığı, 1 saat ara dinlenme süresi düşüldüğünde haftada 3 saat fazla çalışma yapıldığını, 3. Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını eksiksiz aldığını, 4.Davacının Türkiye'de bulunduğu sürelerin bu alacakların hesaplamalarından dışlanması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma alacağının ispatı ve hesaplanması noktasında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.