Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1654 E. 2025/6331 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1654
- Karar No
- 2025/6331
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2320 E., 2024/1691 K. DAVA TARİHİ : 20.09.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/399 E., 2022/580 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 19.08.2013-24.10.2014 tarihleri arasında demirci kalfası olarak aylık 4.000,00 USD net ücretle çalıştığını, gerekçe gösterilmeden işten çıkartıldığını, ücretinin bir kısmının elden bir kısmının bankadan ödendiğini, haftanın 7 günü boyunca 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, iş yoğunluğuna göre 21.00’e kadar çalıştığını, genel ve resmî tatil günlerinde de çalıştığını ileri sürerek ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 23.01.2014-13.06.2014 tarihleri arasında çalıştığını, işyerini izinsiz ve mazeretsiz olarak terk ettiğinden iş sözleşmesinin sona erdiğini, davacının son aylık ücretinin 1.350,00 TL net olduğunu, davalı Şirkette fazla çalışma uygulaması olmadığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile yıllık izin ücreti alacağı bulunmadığını, taleplerinin de zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddi istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 23.01.2014-13.06.2014 tarihleri arasında 4 ay 20 gün süre ile davalı işyerinde çalıştığı, dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının son çıplak brüt ücretinin 5.000,56 USD olduğu, davalı işveren tarafından devamsızlık tutanakları sunulmuş ise de, dosya kapsamında yazılı fesih bildiriminin bulunmadığı, iş sözleşmesinin kıdem tazminatı gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat edilemediği, hizmet süresine göre 2 haftalık ihbar süresi bulunan davacıya ihbar öneli de kullandırılmadığı, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının bulunduğu ancak karşılığının ödendiğinin ispat edilemediği, asgari 1 yıl çalışması bulunmadığından yıllık izin ücretine hak kazanmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaptığı iş ve ünvanı, işyerinin özellikleri davacının yurtdışı şantiyelerinde çalışmış olması ve davacı tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının çıplak brüt ücretinin 5.000,56 USD olarak tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafından davacının devamsızlık yaptığına ilişkin tutanaklarının dosyaya sunulduğu ancak tutanak tanıklarının dinletilmediği, dinlenen davalı tanıklarının feshe ilişkin görgüye dayalı beyanlarının bulunmadığı, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davacının yurt dışı giriş çıkış kayıtlarının tek başına davalı bünyesinde çalıştığına delil teşkil etmeyeceği, davacının ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalıştığını, haftalık 25,5 saat fazla çalışma yaptığını kanıtladığı, karşılığının davalı işverence davacıya makbuz veya banka dekontu gibi yazılı delillerle ödendiğinin kanıtlanamadığı, davacının bu alacaklara hak kazandığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edildiği, dava açılması ile bu alacaklara ilişkin zamanaşımı sürelerinin kesildiği, talep arttırım dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı def'inin sonuca etkili olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu gerekçeleriyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili katılma yolu ile sunmuş olduğu temyiz dilekçesinde; davacının hizmet süresinin eksik tespit edildiğini, pasaport kayıtlarının dikkate alınmadığını bu nedenle dava konusu alacaklarının eksik hesaplandığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. İş sözleşmesi devamsızlık sebebi ile haklı nedenle feshedildiğinden davacının ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, b. Davacı işçinin aldığı son aylık ücretinin net 1.350,00 TL olduğunu, c. Davacı tanığının davacı ile birlikte çalıştığı dönemle sınırlı olarak dava konusu alacakların hesaplanması gerektiğini, d. Islaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def'inin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının çalışma süresi ile ücreti, iş sözleşmesinin feshi ve ihbar tazminatı, zamanaşımı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hesaplanması konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.