Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2012/32397 E. 2012/33334 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/32397
- Karar No
- 2012/33334
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı ve karşı davalı vekili, davacı işçinin kıdem, ihbar ve cezai şart tazminatı ile ücret ve ücretin geç ödenmesinden dolayı % 5 fazla ödeme alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada, davalı-karşı davacı işveren vekili ise cezai şart tazminatının davacı-karşı davalı işçiden tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacı-karşı davalı işçinin davasının kısmen kabulüne, birleşen davada davalı-karşı davacı işverenin isteminin reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı işveren vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı-karşı davalı vekili Basın İş Kanunu kapsamında davalıya ait işyerinde 25.09.2007-03.09.2008 tarihleri arasında çalışan davacı işçinin, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı, ödenmeyen ücret ve ücretin geç ödenmesinden dolayı %5 fazla ödeme alacakları ile sözleşmede düzenlenen cezai şart tazminatının davalı-karşı davacı işverenden tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı-karşı davacı vekili, davacının özel nitelikli sözleşme ile şirkette çalışmaya başladığını, işyerinden istifa ederek işten ayrıldığını, ancak daha sonra görevine devam etme kararı aldığını, bu nedenle istifa dilekçesinin işleme konulmadığını, takip eden dönemde davacının yıllık izne ayrıldığını, yıllık izinde iken hakkında tutanak tanzim edildiğini, bu tutanakların görüşülmek üzere işyerine çağırıldığını, kendisi ile görüştüklerini, ancak davacının bu görüşme sonrası işe gelmediğini, davacının aralarında imzalanan sözleşmeye aykırı davrandığını, davacının tazminata hak kazanmadığını, alacakları olmadığını savunmuş, birleşen davada karşı dava ile de sözleşme gereği cezai şart tazminatının davacı-karşı davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı-karşı davalı işçinin iş sözleşmesinin davalı-karşı davacı işveren tarafından haksız feshedildiği, işyerinde beş yıllık kıdemi doldurmadığı, kıdem tazminatına hak kazanamadığı, ihbar tazminatı ile haksız fesih nedeni ile sözleşmedeki cezai şart tazminatına hak kazandığı, ücretinin ödenmediği, ücretin %5 fazla ödemesinin bulunduğu gerekçesi ile davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulüne, davalı-karşı davacının davasının reddine karar verilmiş, %5 fazla ödemeden %90, cezai şart tazminatından ise %50 oranında indirim yapılarak hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz: Karar davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2. 4857 sayılı İş Yasası, 18, 19, 20, 21, 22... maddeleri ile, bireysel ve toplu işçi çıkarma halinde, işverenin fesih hakkını sınırlayan, bu kapsamda iş güvencesine ilişkin hükümlere yer vermiş bulunmaktadır. Ayrıca, Yasanın 116. maddesi, Basın İş Yasasının 6. maddesini değiştirerek, iş güvencesine ilişkin söz konusu madde hükümlerinin kıyas yoluyla Basın İş Yasası kapsamına giren gazeteciler hakkında da uygulanacağını öngörmüş bulunmaktadır. İş güvencesinde kalan bir işçi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca, fesih bildirim tarihinden itibaren bir aylık süre içinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açmadığı takdirde, aynı kanunun 21. Maddesi uyarınca fesih geçerli bir fesih sayılacaktır. İş Güvencesi kapsamında kalan işçi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. Maddesi gereğince kötüniyet tazminatı, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. Maddesi uyarınca sendikal tazminat talep edemez. Dairemiz, bu hükümlere paralel olarak iş güvencesi kapsamında kalan işçinin işverenin feshine bağlanan sözleşmelerdeki cezai şart tazminatını da isteyemeyeceğine” istikrarlı olarak karar vermiştir. Dosya içeriğine göre davalı işyerinde fesih tarihi itibari ile 30 ve üzerinde işçi çalışmaktadır. Davacı kıdemi itibari ile iş güvencesi kapsamında kalmaktadır. İş güvencesi kapsamında kalan davacı, sözleşmede kararlaştırılan ve feshe bağlanan cezai şart tazminatını talep edemez. Cezai şart tazminatının reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.