Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2025/9802 E. 2026/2725 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/9802
- Karar No
- 2026/2725
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2386 E., 2025/1862 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın hakkında katılan mağdureyi dondurma alacağını söyleyerek götürdüğü evinde ağzını peçete ile kapatarak anal yoldan organ sokmak suretiyle hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin ve somut delil bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1. Katılan mağdurenin Çocuk İzlem Merkezinde ve kovuşturma aşmasında alınan beyanları arasında nitelikli eyleme ilişkin çelişkili beyanları, çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemini doğrulamayan doktor raporu ve dosya kapsamı uyarınca sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1. (5237 sayılı Kanun) maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında suç vasfının tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, 2. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verildikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 103/4. maddesinin tatbik edilebileceği gözetilmeden hüküm kurulması, Karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Tutukluluk şartlarında bir değişiklik olmadığından tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.