Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2025/9794 E. 2026/2443 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/9794
- Karar No
- 2026/2443
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1484 E., 2025/1479 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Ve Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, savunma sunmak için süre verilmeden savcı mütalaası sonrası hüküm kurulduğuna, süre taleplerinin ve buna dair mahkemenin ret kararının yazılı olarak tutanağa geçirilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, Mahkemenin sanık lehine delilleri görmezden gelip sanığın aleyhine olan delilleri esas alarak hüküm kurduğuna, tıbbi bulgular ile beyanların çeliştiğinin dikkate alınmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğine, mağdure çocuğun beyanını destekleyen herhangi bir delil bulunmadığına, sanığın savunmasının istikrarlı ve tutarlı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, sanık lehine takdiri indirim hükümlerinin gerekçesiz olarak uygulanmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun uyarınca görevlendirilen vekili bulunan katılan mağdure lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle kanuni dayanağı olmaksızın idari işlem niteliğinde olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği anlaşılmakla vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamede belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararında katılan mağdure vekili, sanık ile müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.