Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/9990 E. 2023/7452 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9990
- Karar No
- 2023/7452
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2014/492 E., 2015/570 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Şanlıurfa 1. Çocuk Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/492 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'in çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. GEREKÇE 1. Genel ahlakın kesin olarak gerekli kıldığı hallerde 5271 sayılı Kanun'un 182 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma kapalı yapılsa dahi aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre hükmün açık duruşmada açıklanmasının zorunlu olduğu ve tüm dosya içeriğinden, Mahkemece genel ahlaka aykırılık nedeniyle duruşmanın kapalı yapılması yönünde bir karar verilmediği gibi suça sürüklenen çocuğun kovuşturma evresindeki son celsede on sekiz yaşını tamamladığı halde gerekçe gösterilmeksizin duruşmanın kapalı yapılıp, kısa hükmün sonuç bölümünde kararın açık yargılamada verilip okunup sonuçlarının açıklandığı yazılarak 5271 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan duruşma tutanağında yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu belirten unsurların gösterilmesi gerektiği yönündeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde hükmün açık oturumda mı yoksa kapalı oturumda mı açıklandığı hususunun şüphede bırakılması suretiyle aleniyet ilkesinin ihlali, 2. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından usulüne uygun bir şekilde duruşmaya davet edilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenmesi ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Çocuk Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/492 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.