Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/9033 E. 2023/7396 K.

Konu: Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9033
Karar No
2023/7396
Karar Tarihi
Konu
Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/402 E., 2015/528 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2013/402 Esas, 2015/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''Katılanın sanığın yönetici olarak çalıştığı işyerinde sekreter olarak işe başladığı, 26.06.2010 tarihinden 02.07.2010 tarihine kadar da bu şekilde işyerinde çalıştığı, mağdurun işe başlamasından sonra, sanığın katılanın vücudunun çeşitli bölgelerine ellemek suretiyle cinsel tacizde bulunduğu, eylemine bu şekilde katılanın işten çıkmasına kadar devam ettiği, sanığın eylemlerinin ani hareketler şeklinde gerçekleştiği katılanın beyanlarından anlaşılmakla,sanığın bu saldırılarını hizmet ilişkisinden kaynaklanan aynı iş yerinde birlikte çalışıyor olmanın ve amir olmanın avantajı ile yaptığı, her ne kadar dosya kapsamında katılanın eylem nedeniyle ruh sağlının bozulduğuna dair iki ayrı rapor mevcut ise de, katılanın yirmi yaşında yetişkin bir bayan olduğu, organ sokmaksızın yapılan bu eylemlerin mağdurun ruh sağlığını bozacağının sanık tarafından öngörülemeyeceği, katılanın ceza miktarları açısından ilk eylemden sonra şikayette bulunmamasına ve sanığın devam eden eylemlerine mağdurun uzun süre tepki vermemesine göre ruh sağlığının bozuk olsa bile bu eylemler nedeniyle bozulamayacağından bu raporların sanık aleyhine uygulanamayacağı kanaatine varılmakla, sanığın, katılanı işyerinde çalıştığı yaklaşık bir haftalık süre içinde, birden fazla olacak şekilde, vücut dokunulmazlığını ihlal edecek şekilde ani hareketler ile taciz etmesi şeklinde gerçekleşen olayda sanığın eyleminin 6545 sayılı TCKnun 102/1-2.cümle kapsamında sarkıntılık suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla sanığın bu suçtan mahkumiyetine, sanığın eylemini hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle gerçekleştirdiğinden verilen cezadan TCKnun 102/3-b maddesi ve yine sanığın aynı kasıt altında değişik zamanlarda eylemini tekrar ettiği anlaşılmakla eylemin zincirleme olarak gerçekleştiği kanaatine varılarak TCK 43 madde gereği cezasından artırım yapılmasına karar vermek gerekmiş, suç tarihi nazara alındığında sanık hakkında lehe aleyhe kanun değerlendirmesi yapıldığında, 6545 sayılı yasa öncesi atılı suç TCK'nun 102/1 maddesi kapsamında kalıp, cezanın alt sınırı 3 yıl hapis, 102/3 maddesi gereği 1/2 artırım yapıldığında 4 yıl 6 ay, 43. madde gereği1/4 oranında artırım yapıldığında 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası, 62 madde gereği 1/6 oranında indirim yapıldığında 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası olduğu bu durumda hüküm fıkrasından anlaşılacağı üzere 6545 sayılı yasa ile değişik TCK 102/1-2. cümlede belirtilen sarkıntılık suçunun sanık lehine olduğu görülmekle bu hükümlerin sanık hakkında uygulanmasına karar verilmiştir.'' şeklinde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında beyanlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgileri ve adreslerinin tespiti sağlanarak tanık sıfatı ile beyanlarının alınması, katılanın iddialarının da sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hususu hukuka aykırı görülmüştür. 2. Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2013/402 Esas, 2015/528 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/9033, K. 2023/7396, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-9033-e-2023-7396-k-c85dbdc88179